soil - Turc Anglais Dictionnaire

soil

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

soil — Definition

Signification:
toprak, kirletmek
Prononciation (IPA):
(AmE /sɔɪl/ – BrE /sɔɪl/)
Partie du discours:
İsim: soil (uncountable); Fiil: soil (soils – soiled – soiling)

Sens de "soil" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 36 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
soil n. toprak
Flowers thrive in rich soil.
Çiçekler zengin topraklarda gelişir.

More Sentences
General
soil v. kirletmek
I can't believe you soiled your diaper again!
Altını yine kirlettiğine inanamıyorum!

More Sentences
soil v. kirletmek
I can't believe you soiled your diaper again!
Altını yine kirlettiğine inanamıyorum!

More Sentences
Technical
soil n. toprak
Flowers thrive in rich soil.
Çiçekler zengin topraklarda gelişir.

More Sentences
soil v. kirletmek
I can't believe you soiled your diaper again!
Altını yine kirlettiğine inanamıyorum!

More Sentences
Construction
soil n. toprak
Flowers thrive in rich soil.
Çiçekler zengin topraklarda gelişir.

More Sentences
soil n. zemin
The cultural turmoil provided fertile soil for the movement.
Yaşanan kültürel kargaşa, hareketin gelişimi açısından harikulade bir zemin oluşturmuştur.

More Sentences
Agriculture
soil n. toprak
Flowers thrive in rich soil.
Çiçekler zengin topraklarda gelişir.

More Sentences
General
soil n. vatan
soil n. arazi
soil n. gübre
soil n. çöp
soil n. pislik
soil n. ülke
soil n. çirkef
soil v. bulaşmak
soil v. taze otla beslemek
soil v. lekelenmek
soil v. namusunu kirletmek
soil v. leke sürmek
soil v. semirtmek
soil v. pisletmek
soil v. pislemek
soil v. (av hayvanı) suyun içinde saklanmak
soil v. (av hayvanı) bataklıkta saklanmak
Colloquial
soil n. turab
Technical
soil n. kir
soil n. leke
soil n. yapışık toprak
soil n. tesisatçı sızdırmazlık macunu
soil v. kirlenmek
soil v. lekelemek
soil v. (boruyu) sızdırmazlık macunu ile kaplamak
soil v. tesisatçı macunu ile sıvamak
Medical
soil n. tıbbi atık torbası
Slang
soil v. boklamak

Sens de "soil" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
soil classification system n. zemin sınıflama sistemi
General
mellowness of soil n. toprak tavı
clayey soil n. geren
alluvial soil n. alüvyonlu toprak
one's native soil n. anavatan
soil pipe n. künk
alpine meadow soil n. alp mera toprağı
mature soil n. olgun toprak
virgin soil n. hiç işlenmemiş toprak
cohesive soil n. kohezif toprak
virgin soil n. bakir toprak
fluvial soil n. ırmak toprağı
colluvial soil n. moloz toprak
mineral soil n. mineralli toprak
night soil n. geceleri boşaltılan pislik
heavy soil n. ağır toprak
rich soil n. verimli toprak
tundra soil n. tundra toprağı
brown forest soil n. kahverengi orman toprağı
mineral soil n. madeni toprak
light soil n. hafif toprak
cohesive soil n. yapışkan toprak
soil mixture n. harç
argillaceous soil n. killi toprak
firm soil n. sert zemin
desert soil n. çöl toprağı
aeolian soil n. rüzgar yığıntısı toprak
sub soil n. alt toprak
cold soil n. soğuk toprak
humic soil n. humuslu toprak
soil science n. toprakbilim
chemical soil improvement n. kimyasal toprak iyileştirmesi
soil creep n. yer kayması
soil conservation n. toprak koruma
classification of soil n. toprağın sınıflandırılması
virgin soil n. hiç işlenmemiş topraklar
bog soil n. bataklık toprağı
soil structure n. toprak yapısı
stratified soil n. tabakalı zemin
disturbed soil n. örselenmiş zemin
zonal soil n. zonal toprak
soil penetration n. toprağa nüfuz etme
soil protection n. toprak koruması
soil sample n. zemin örneği
examination of soil n. zemin araştırması
filled soil n. dolgu zemin
glacial soil n. buzul toprağı
floury soil n. tozumsu toprak
soil conservation-improvement n. toprak koruma-geliştirme
immature soil n. genç toprak
immature soil n. tam oluşmamış toprak
adobe soil n. kerpiç toprak
loamy soil n. lem
loamy soil n. tın
nature of soil n. zemin cinsi
nature of soil n. zemin karakteri
non-calcareous soil n. kireçsiz toprak
plastic soil n. özlü toprak
plastic soil n. plastik toprak
superimposed soil n. yığma toprak
vegetable soil n. bitkisel toprak
underlying soil n. alttaki zemin
fertile soil n. verimli toprak
fertile soil n. bereketli toprak
reinforced soil n. güçlendirilmiş zemin
soil organisms n. toprak organizmaları
arid soil n. verimsiz toprak
soil water plant nutrient management n. toprak su bitki besin yönetimi
vegetable soil n. nebati toprak
eroded soil n. aşınmış toprak
abc soil n. a, b ve c tabakalarının düşey düzlemde üç ayrı katman olarak göründüğü toprak
abc soil n. a, b ve c tabakalarının dikey bir şekilde üç ayrı katman olarak görülebildiği toprak
soil vapor n. toprak buharı
soil vapour n. toprak buharı
fertile soil n. verimli toprak
fertile soil n. bereketli toprak
fertile soil n. münbit arâzî
friendly soil n. dost topraklar
bare soil n. bitkisiz çıplak toprak
soil with mud v. çamurlamak
lose top soil and become desert v. çölleşmek
work the soil v. toprağı işlemek
wet or soil one's clothes v. altına yapmak
soil one's nappies v. altını doldurmak
make a soil survey v. zemin etüdü yapmak
improve the soil structure v. toprak yapısını ıslah etmek
exhaust the soil v. toprağı yormak
leak into the soil v. toprağa sızmak
let the soil rest v. toprağı dinlendirmek
take soil v. suya girmek
take soil v. çamura girmek
take soil v. sığınmak
take soil v. sığınak bulmak
soil-grown adj. toprakta büyüyen
soil-grown adj. toprakta yetişen
soil-friendly adj. toprak dostu
soil-friendly adj. toprağa dost
free-soil adj. köleliği yasaklayan
Colloquial
soil (one's) nappy [uk] v. altını kirletmek
soil (one's) nappy [uk] v. altını doldurmak
soil (one's) nappy [uk] v. bezini doldurmak
soil (one's) nappy [uk] v. bezine doldurmak
Idioms
foreign soil n. yabancı toprak
foreign soil n. yabancı ülke
virgin soil n. yaşken eğilecek ağaç (kişi)
(someone's) native soil n. (birinin) memleketi
(someone's) native soil n. (birinin) anavatanı
soil one's hands v. elini kirletmek
soil one's hands v. adını lekelemek
soil one's hands v. alnına kara sürmek
soil one's hands v. adına leke sürmek
soil one's hands v. utanç verici şey yapmak
soil one's name v. birinin adını/ismini kirletmek/lekelemek
soil one's nappies v. (bebek) altını pisletmek
soil one's diapers v. (bebek) altını doldurmak
soil one's diaper v. (bebek) altını pisletmek
soil one's nappies v. (bebek) altını doldurmak
soil one's diapers v. (bebek) altını pisletmek
soil one's diaper v. (bebek) altını doldurmak
soil one's pants v. altını pisletmek
soil one's pants v. altına pislemek
soil one's pants v. altına kaka yapmak
get hands dirty and dirty hands; soil hands v. utanç verici şey yapmak
get hands dirty and dirty hands; soil hands v. adına leke sürmek
get hands dirty and dirty hands; soil hands v. pis bir işe girişmek
get hands dirty and dirty hands; soil hands v. elini kirletmek
get hands dirty and dirty hands; soil hands v. adını lekelemek
get hands dirty and dirty hands; soil hands v. kötü bir işe girişmek
soil diaper v. (bebek) altını pisletmek
soil diaper v. (bebek) altını doldurmak
Trade/Economic
soil mechanics and foundation engineering n. zemin mekaniği ve temel mühendisliği
soil erosion n. toprak aşınması
soil conservation n. toprak koruması
soil conservation n. erozyonu önleme
soil erosion n. erozyon
soil bank n. toprak yığını
soil bank n. bir tür çiftçi ve tarım destekleme planı
Law
soil products office n. toprak mahsülleri ofisi
soil products office n. toprak mahsulleri ofisi
property ratione soil n. arazinin sahibi olmaktan kaynaklanan mülkiyet hakkı
property by reason of ownership of the soil n. arazinin sahibi olmaktan kaynaklanan mülkiyet hakkı
soil protection act n. toprak koruma yasası
soil protection act n. toprak koruma kanunu
Politics
products of the soil n. toprak ürünleri
disturbed soil n. bozulmuş toprak
undisturbed soil n. bozulmamış toprak
free soil n. köleliğin yasaklanması
free soil n. kölelik karşıtı ilkeler
free-soil adj. (amerika'da) özgür toprak partisine ait veya ilişkin
Institutes
european soil bureau n. avrupa toprak bürosu