learn - Turc Anglais Dictionnaire

learn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

learn — Definition

Signification:
öğrenmek
Prononciation (IPA):
(AmE /lɜːrn/ – BrE /lɜːn/)
Partie du discours:
Fiil: learn (learns – learned/learnt – learning)
Synonymes:
acquire, study
Antonymes:
forget, ignore

Sens de "learn" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 7 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
learn v. öğrenmek
Being exposed to a language is the best way to learn it.
Bir dile maruz kalmak onu öğrenmenin en iyi yoludur.

More Sentences
General
learn v. bilgi edinmek
How can I learn about the stock market?
Borsa hakkında nasıl bilgi edinebilirim?

More Sentences
learn v. ezberlemek
He practised the speech for a day to learn it.
Konuşmayı ezberlemek için bir gün boyunca pratik yaptı.

More Sentences
learn v. haber almak
learn v. işitmek
Irregular Verb
learn v. learned/learnt - learned/learnt
Computer
learn expr. öğren

Sens de "learn" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
learn by heart v. ezberlemek
General
interest to learn n. öğrenme ilgisi
interest to learn n. öğrenmeye ilgi
a student eager to learn n. öğrenmeye meraklı öğrenci
the best way to learn language n. dil öğrenmenin en iyi yolu
eagerness to learn n. öğrenme isteği
passion to learn n. öğrenme tutkusu
learn by rote v. papağan gibi ezberlemek
learn by heart v. ezberlemek
learn by rote v. ezberlemek
live and learn v. yaşayarak öğrenmek
learn by ear v. ağızdan kapmak
learn by rote v. tekrarlaya tekrarlaya ezberlemek
learn by heart v. bellemek
cause to learn by heart v. belletmek
learn by heart v. ezbere öğrenmek
learn by heart v. yutmak
learn one's lesson v. dersini almak
learn by trial and error v. deneme yanılmayla öğrenmek
learn something from the ground up v. bir şeyi her yönüyle öğrenmek
learn a lesson from (a misfortune) v. ders almak
learn how to do something v. bir şeyin nasıl yapılacağını öğrenmek
learn from watching others v. diğerlerini izleyerek öğrenmek
learn from watching others v. diğerlerine bakarak öğrenmek
learn in time v. zamanla öğrenmek
learn from a mistake v. yapılan hatadan ders almak
learn how to read v. okumayı öğrenmek
learn to read v. okumayı öğrenmek
learn how to read and write v. okuma yazma öğrenmek
learn the subject v. konuyu öğrenmek
learn by bitter experience v. dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak
learn by bitter experience v. dünyanın kaç bucak olduğunu anlamak öğrenmek
learn with great sorrow v. üzüntü ile öğrenmek
learn english v. ingilizce ögrenmek
learn by heart v. ezberden öğrenmek
learn from v. -den ders almak
learn a lesson v. ders almak
learn to take responsibility v. sorumluluk almayı öğrenmek
learn english v. ingilizce öğrenmek
learn by experience v. deneyerek öğrenmek
learn through experience v. yaşayarak öğrenmek
learn through experience v. deneyimle öğrenmek
learn a language v. dil öğrenmek
learn from one's mistakes v. hatalarından ders çıkarmak
learn something very well v. çok iyi öğrenmek
learn lessons from mistakes v. hatalardan ders almak
learn from one another v. birbirinden (bir şeyler) öğrenmek
learn from each other v. birbirinden (bir şeyler) öğrenmek
learn more v. daha fazla öğrenmek
learn wrongly v. yanlış öğrenmek
learn spanish v. ispanyolca öğrenmek
learn the business v. işi öğrenmek
learn from the media v. medyadan öğrenmek
learn from the media v. medya aracılığıyla öğrenmek
learn discipline v. disiplin öğrenmek
learn to sew v. dikiş yapmayı öğrenmek
learn chinese v. çince öğrenmek
learn the wrong lessons from v. ...dan yanlış dersler çıkarmak
learn to respect their elders v. büyüklerine saygı göstermeyi öğrenmek
learn to talk v. konuşmayı sökmek
learn the language better v. dili daha iyi öğrenmek
learn the past v. geçmişi öğrenmek
learn the truth v. gerçeği öğrenmek
learn to swim v. yüzme öğrenmek
learn to swim v. yüzmeyi öğrenmek
learn discipline v. disiplini öğrenmek
learn new things v. yeni şeyler öğrenmek
Phrasals
learn from someone v. -den öğrenmek
learn something from someone v. birinden bir şey öğrenmek
learn from v. -den öğrenmek
learn about (someone or something) v. (birini/bir şeyi) öğrenmek
learn by v. bir yoldan öğrenmek
learn by v. '-erek öğrenmek
learn of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) haberdar olmak
learn from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) ders almak/çıkarmak
learn of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) öğrenmek
learn of v. '-i keşfetmek
learn from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) öğrenmek
learn of v. '-den haberdar olmak
learn about (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında bir şey öğrenmek
learn of v. '-i duymak
learn by v. bir şekilde öğrenmek
learn of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) duymak
learn from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) eğitim almak
learn of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) keşfetmek
learn about (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında bir bilgiyi açığa çıkarmak
learn from (someone or something) v. (birine/bir şeye) bakarak öğrenmek
learn about (someone or something) v. (biri/bir şey) hakkında bilgilenmek
learn of v. -i öğrenmek
Proverb
you are never too old to learn öğrenmek için hiçbir zaman geç değildir
you are never too old to learn öğrenmenin yaşı yoktur
you are never too old to learn öğrenmenin yaşı olmaz
we must learn to walk before we can run koşmadan önce yürümeyi öğrenmeliyiz
it is never too late to learn öğrenmenin yaşı yok
you are never too old to learn öğrenmenin yaşı yok
it is never too late to learn öğrenmenin yaşı yoktur
learn wisdom by the follies of others başkalarının hatalarından ders al
don't go near the water until you learn how to swim bilmediğin işe kalkışma/girişme
don't go near the water until you learn how to swim bir şeyi öğrenmeden yapmaya çalışma
don't go near the water until you learn how to swim iyice hazır olmadan bir işe kalkışma
you learn something new every day [cliché] her gün yeni bir şey öğrenirsin
you have to (learn to) walk before you (can) run koşmadan önce yürümeyi öğrenmek gerek
you must (learn to) walk before you (can) run koşmadan önce yürümeyi öğrenmek gerek
you've got to (learn to) walk before you (can) run koşmadan önce yürümeyi öğrenmek gerek
Colloquial
a good chance to learn the business n. işi öğrenmek için iyi bir fırsat
live and learn v. yaşadıkça öğrenmek
learn english v. ingilizce öğrenmek
learn a few new tricks v. birkaç yeni numara öğrenmek
eager to learn adj. öğrenmeye hevesli
must-learn language expr. öğrenilmesi gerekli dil
we have to (learn to) walk before we (can) run expr. koşmadan önce yürümeyi öğrenmeliyiz
Idioms
learn one's lesson v. ders almak
learn about the birds and bees v. yüzü gözü açılmak
learn one's lesson v. boyunun ölçüsünü almak
learn the hard way v. zor yoldan öğrenmek
learn the hard way v. tecrübe ederek öğrenmek
learn the hard way v. yaşayarak öğrenmek
learn the ropes v. alışmak
learn the ropes v. yeni bir şeyler öğrenmek
learn something at your mother's knee v. çocukken öğrenmek
learn something at your mother's knee v. çok küçükken öğrenmek
learn something at your mother's knee v. küçük yaşta öğrenmek
learn something from the bottom up v. bir şeyi baştan sona öğrenmek
learn something from the bottom up v. bir şeyi temelinden öğrenmek
learn something from the bottom up v. bir şeyi sıfırdan öğrenmek
learn a lesson v. bir ders almak/çıkarmak
learn something down pat v. tamamını/zehir gibi bilmek
learn something by rote v. ezberleyerek öğrenmek
learn to live with something v. (kötü/olumsuz bir şey) ile yaşamayı öğrenmek
learn something off pat v. tamamını/zehir gibi bilmek
learn something off pat v. sular seller gibi bilmek
learn something down pat v. su gibi öğrenmek
learn something down pat v. sular seller gibi bilmek
learn something off pat v. su gibi öğrenmek
learn the ropes v. işi öğrenmek
learn the ropes v. işin nasıl yapıldığını öğrenmek
be desperate to learn v. öğrenmek için can atmak
learn what's what/find out the hard way v. hanya'yı konya'yı öğrenmek
learn (something) the hard way v. (bir şeyi) meşakkatli yoldan öğrenmek
learn to live with (someone or something) v. (birine/bir şeye) alışmak
learn to live with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) yaşamayı öğrenmek
learn to live with (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) yaşamaya alışmak
learn from the bottom up v. temelinden öğrenmek
learn to live with v. ile yaşamayı öğren/öğrenmek
learn (something) the hard way v. (bir şeyi) zor yoldan öğrenmek
learn a thing or two v. bir şeyler öğrenmek
learn (something) the hard way v. (bir şeyi) kendi deneyimiyle öğrenmek
learn a thing or two v. bir iki şey öğrenmek
learn from the bottom up v. baştan sona öğrenmek
learn (something) by heart v. (bir şeyi) tamamen öğrenmek