nuclear - Turc Anglais Dictionnaire

nuclear

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "nuclear" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 19 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
nuclear adj. nükleer
I come from a State that is non-nuclear and against electricity being generated from nuclear power.
Ben nükleer enerji kullanmayan ve nükleer enerjiden elektrik üretilmesine karşı olan bir eyaletten geliyorum.

More Sentences
Technical
nuclear adj. nükleer
I come from a State that is non-nuclear and against electricity being generated from nuclear power.
Ben nükleer enerji kullanmayan ve nükleer enerjiden elektrik üretilmesine karşı olan bir eyaletten geliyorum.

More Sentences
Biochemistry
nuclear n. çekirdek
We want the nuclear family.
Çekirdek aile istiyoruz.

More Sentences
Military
nuclear adj. nükleer
I come from a State that is non-nuclear and against electricity being generated from nuclear power.
Ben nükleer enerji kullanmayan ve nükleer enerjiden elektrik üretilmesine karşı olan bir eyaletten geliyorum.

More Sentences
General
nuclear n. nükleer başlıklı füze
nuclear n. atom
nuclear adj. çekirdeksel
nuclear adj. etkili
nuclear adj. aşırı
nuclear adj. radikal
nuclear adj. delirmiş
nuclear adj. çıldırmış
nuclear adj. kontrolden çıkmış
Politics
nuclear adj. nükleer enerjiyle ilgili
Technical
nuclear adj. çekirdeksel
nuclear adj. çekirdek şeklinde olan
nuclear adj. çekirdeğe benzeyen
nuclear adj. çekirdeğe ait
Biochemistry
nuclear adj. çekirdeksel

Sens de "nuclear" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
nuclear reactor n. atom reaktörü
nuclear power n. nükleer güç
nuclear force n. nükleer kuvvet
nuclear warhead n. nükleer savaş başlığı
nuclear power station n. atom santralı
nuclear atom n. nükleer atom
nuclear division n. hücre bölünmesi
nuclear physics n. çekirdek fiziği
nuclear fuels n. nükleer yakıtlar
nuclear power station n. nükleer santral
nuclear charge n. çekirdek yükü
nuclear membrane n. çekirdek zarı
nuclear material accountancy n. nükleer malzeme kayıtları
nuclear warfare in motion pictures n. sinemada nükleer savaş
nuclear tests n. nükleer denemeler
nuclear stain n. çekirdek boyası
nuclear fuel n. nükleer yakıt
nuclear disarmament n. nükleer silahsızlanma
nuclear waste n. nükleer atık
nuclear confrontation n. nükleer karşıkarşıyalık
nuclear reactor n. nükleer reaktör
nuclear physics n. nükleer fizik
nuclear warhead n. nükleer başlık
nuclear weaponry n. nükleer silahlar
nuclear materials licensing requirement n. nükleer malzeme lisans koşulları
nuclear industry n. nükleer endüstri
nuclear bombardment n. nükleer bombardıman
nuclear war n. nükleer savaş
nuclear chemistry n. nükleer kimya
nuclear power plant n. nükleer santral
nuclear reactors n. nükleer reaktörler
nuclear weapons n. nükleer silahlar
nuclear warhead n. nükleer harp başlığı
nuclear waste n. nükleer artık
nuclear radiation n. nükleer radyasyon
chernobyl nuclear accident n. çernobil nükleer kazası
nuclear power plants n. nükleer santraller
nuclear energy n. nükleer enerji
shoreham nuclear powerplant n. shoreham nükleer santralı
nuclear warfare n. nükleer savaş
nuclear arms control n. nükleer silahların kontrolü
tactical nuclear weapons n. taktik nükleer silahlar
nuclear power plant n. nükleer güç santrali
nuclear sciences n. nükleer bilimler
nuclear test n. nükleer deneme
nuclear-biological-chemical conditions n. savaşan iki tarafın nbc silahlara sahip olması
nuclear-biological-chemical contaminant n. nbc kalıcı malzeme
nuclear-biological-chemical capable nation n. nbc silahları üretme ve kullanma kabiliyetine sahip ülke
nuclear-biological-chemical control center n. nbc kontrol merkezi
nuclear technology n. nükleer teknoloji
light water nuclear reactor n. hafif sulu nükleer reaktör
nuclear warheads n. atom silahları
pacific nuclear research facility n. pasifik nükleer araştırma tesisi
nuclear engineer n. atom mühendisi
nuclear explosion n. nükleer patlama
nuclear energy generation n. nükleer enerji üretimi
nuclear football n. nükleer silah/füze kumanda çantası
nuclear disaster n. nükleer felaket
nuclear disaster n. nükleer afet
nuclear apocalypse n. nükleer kıyamet
nuclear apocalypse n. nükleer yok oluş
test nuclear weapons v. nükleer silah denemek
test nuclear weapons v. nükleer silah denemesi yapmak
retaliate with a nuclear response v. nükleer bir misilleme yapmak
Phrases
nuclear energy must be prohibited expr. nükleer enerji yasaklanmalıdır
Idioms
go nuclear v. sinirden/öfkeden deliye dönmek
go nuclear v. sınırsızca eğlenmek
go nuclear v. son çare olarak nükleer silah kullanmak
go nuclear v. etkili bir adım atmak
go nuclear v. abd senatosu'nda, işi uzatmamak için çoğunluk partisinin gereken %60 nitelikli çoğunluk yerine salt çoğunluğu sağlayarak hareket etmesine izin vermek
go nuclear v. aşırıya kaçmak
go nuclear v. coşmak
go nuclear v. sinirken/öfkeden aklını kaçırmak
go nuclear v. balatayı sıyırmak
go nuclear v. kontrolden çıkmak
go nuclear v. zıvanadan çıkmak
go nuclear v. kendini dağıtmak
go nuclear v. nükleer silah kullanmak
go nuclear v. çileden çıkmak
go nuclear v. kontrolü kaybetmek
go nuclear v. sapıtmak
go nuclear v. şalteri atmak
go nuclear v. küplere binmek
go nuclear v. azıtmak
go nuclear v. dağıtmak
go nuclear v. balatayı yakmak
go nuclear v. esaslı bir hareket yapmak
go nuclear v. kontrolünü kaybetmek
go nuclear v. sinirden/öfkeden çılgına dönmek
go nuclear v. tepesi atmak
Speaking
how close is your home to the nuclear plant? expr. eviniz nükleer tesise ne kadar yakın?
Trade/Economic
nuclear fuel and refined petroleum and coke coal industry n. nükleer yakıt ve rafine petrol ve kok kömür üretimi sanayii
nuclear energy n. nükleer enerji
Politics
nuclear family n. nükleer silaha sahip oldukları bilinen beş ulus (abd, rusya, ingiltere, fransa ve çin)
european organization for nuclear research n. avrupa nükleer araştırma örgütü
central bureau for nuclear measurements n. nükleer ölçümler merkez bürosu
unilateral nuclear disarmament n. tek taraflı nükleer silahsızlanma
nuclear armament n. nükleer silahlanma
strategic nuclear weapons n. stratejik nükleer silahlar
nuclear assembly n. nükleer asamble
pro-nuclear n. nükleer yanlısı
pro-nuclear n. nükleer enerji yanlısı (kişi veya kurum)
insc committee (instrument for nuclear safety cooperation) n. insc (nükleer güvenliği işbirliği aracı) komitesi
european nuclear research centre (cern) n. avrupa nükleer araştırma merkezi
iran's nuclear programme n. iran'ın nükleer programı
iran's nuclear program n. iran'ın nükleer programı
nuclear technology park n. nükleer teknoloji parkı
bid for nuclear weapons n. nükleer silah geliştirme girişimi
nuclear weapons n. nükleer silahlar
nuclear arms n. nükleer silahlar
nuclear non-proliferation treaty n. nükleer silahların yayılmasının önlenmesi antlaşması
nuclear summit meeting n. nükleer zirve toplantısı
nuclear program n. nükleer program
nuclear research n. nükleer araştırma
treaty on the non-proliferation of nuclear weapons n. nükleer silahların yayılmasının önlenmesi antlaşması
nuclear freeze n. nükleer silahlanma programını dondurma
international campaign to abolish nuclear weapons n. nükleer silahların tamamen ortadan kaldırılması için uluslararası kampanya
tactical nuclear weapons n. taktik nükleer silahlar
nuclear terrorism n. nükleer terörizm
nuclear powered ships n. nükleer takatli gemiler
non-proliferation of nuclear weapons n. nükleer silahların yayılmasının önlenmesi
nuclear-free zone n. nükleer silahlardan arındırılmış bölge
nuclear winter n. nükleer kış
nato nuclear planning group n. nato nükleer planlama grubu
comprehensive nuclear-test-ban treaty organization n. nükleer denemelerin kapsamlı yasaklanması andlaşması örgütü
nuclear suppliers group n. nükleer tedarikçiler grubu
nuclear energy agency n. nükleer enerji ajansı
european organization for nuclear research n. avrupa nükleer araştırma merkezi
treaty on the non-proliferation of nuclear weapons n. nükleer silahların yayılmasının önlenmesi antlaşması
nuclear non-proliferation treaty (npt) n. nükleer silahların yayılmasının önlenmesi antlaşması
nuclear security summit (nss) n. nükleer güvenlik zirvesi
nuclear terrorism n. nükleer terörizm
nuclear option n. sert önlemler almak için güç kullanılması
nuclear umbrella n. nükleer silahlara sahip bir devletin, güçlerini nükleer silahı olmayan müttefiki korumak için kullanmayı vadetmesi
nuclear conflict n. nükleer anlaşmazlık
withhold (nuclear) n. belirli coğrafi alanlarda veya ülkelerde kullanımına karşı çıkarak nükleer silah kullanma yetkisinin sınırlandırılması
cnd (campaign for nuclear disarmament) abrev. nükleer silahsızlanma kampanyası
Institutes
european nuclear energy agency n. avrupa nükleer enerji ajansı
section of chemical, biological, radioactive and nuclear substances n. kimyasal, biyolojik, radyoaktif, nükleer şube
department of nuclear energy project implementation n. nükleer enerji proje uygulama dairesi
nuclear regulatory authority n. nükleer düzenleme kurumu
nuclear regulatory board n. nükleer düzenleme kurulu
Insurance
nuclear risk exclusion clause n. nükleer riziko istisna klozu
nuclear contamination n. nükleer kirlenme
nuclear exclusion n. nükleer, radyoaktif rizikolar istisna hükmü
nuclear risk n. nükleer riziko
nuclear risk n. nükleer risk
Technical
nuclear spin n. çekirdeksel firil
nuclear number n. kütle numarası
nuclear emulsion n. nükleer emülsiyon