obstruction - Turc Anglais Dictionnaire

obstruction

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

obstruction — Definition

Signification:
engelleme, tıkanıklık
Prononciation (IPA):
(AmE /əbˈstrʌkʃən/ – BrE /əbˈstrʌkʃən/)
Partie du discours:
İsim: obstruction (obstructions)

Sens de "obstruction" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 29 résultat(s)

Anglais Turc
General
obstruction n. engelleme
They were arrested for obstruction of a police officer in the execution of his duty.
Görevini yerine getiren bir polis memurunu engellemekten tutuklandılar.

More Sentences
obstruction n. engel
Hence my appeal to the Member States not to raise any new obstructions in respect of enlargement.
Bu nedenle Üye Devletlere genişleme konusunda yeni engeller çıkarmamaları çağrısında bulunuyorum.

More Sentences
obstruction n. tıkanıklık
The abandoned car was causing an obstruction.
Terk edilmiş araba bir tıkanıklık yaratıyordu.

More Sentences
Trade/Economic
obstruction n. engelleme
They were arrested for obstruction of a police officer in the execution of his duty.
Görevini yerine getiren bir polis memurunu engellemekten tutuklandılar.

More Sentences
Technical
obstruction n. tıkanıklık
The abandoned car was causing an obstruction.
Terk edilmiş araba bir tıkanıklık yaratıyordu.

More Sentences
Sport
obstruction n. (kuralları ihlal ederek) bloklama
The obstruction in the match was questionable.
Maçtaki bloklama tartışmalıydı.

More Sentences
General
obstruction n. mani
obstruction n. kapama
obstruction n. engel olma
obstruction n. blokaj
obstruction n. arıza
obstruction n. tıkama
obstruction n. set
obstruction n. önünü kapama
obstruction n. önünü tıkama
obstruction n. mukavemet etme
obstruction n. karşı gelme
obstruction n. engelleyici
obstruction n. engelleyici kimse
obstruction n. bloklama
Politics
obstruction n. (parlamenter usullerde) işin ertelenmesi
obstruction n. (parlamenter usullerde) işin aksatılması
Technical
obstruction n. set
obstruction n. tıkanma
obstruction n. tıkama
Medical
obstruction n. darlık
obstruction n. obstrüksiyon
Marine Biology
obstruction n. içten tıkanma
Military
obstruction n. mania

Sens de "obstruction" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 86 résultat(s)

Anglais Turc
General
significant obstruction n. önemli engel
obstruction [obsolete] n. ölüm
Law
obstruction of justice n. adaletin engellenmesi
obstruction of justice n. adaleti engelleme
Politics
parliamentary obstruction n. parlementoyu engelleme
Technical
obstruction detection feature n. engel algılama özelliği
Computer
obstruction lf expr. engel lf
Automotive
obstruction wrench n. yarım ay anahtar
Railway
track obstruction n. yol kapatma
line obstruction n. yol kapatma
Aeronautic
obstruction signal n. mania işareti
Medical
nasal obstruction n. burun tıkanıklığı
airway obstruction n. hava yolu obstrüksiyonu
gastric obstruction n. mide obstrüksiyonu
lacrimal duct obstruction n. gözyaşı kanalı obstrüksiyonu
cystic duct obstruction n. sistik kanalı tıkanıklığı
intestinal obstruction n. bağırsak obstrüksiyonu
intestinal obstruction n. bağırsağın t-hücreli lenfoması
intestinal obstruction n. kabızlık
bowel obstruction n. kabızlık
bowel obstruction n. bağırsak tıkanması
small intestinal obstruction n. ince bağırsak tıkanıklığı
bladder outlet obstruction n. mesane çıkışı obstrüksiyonu
lower airway obstruction n. alt hava yollarında tıkanma
obstruction of air-ways n. hava yolu obstrüksiyonu
mechanic small bowel obstruction n. mekanik ince bağırsak tıkanıklığı
small bowel obstruction n. ince bağırsak tıkanıklığı
adhesive small-bowel obstruction n. adheziv ince bağırsak obstrüksiyonu
obstruction in distal airways n. distal hava yollarında tıkanma
urinary tract obstruction symptoms n. üriner sistem obstrüksiyonu semptomları
nonreversible airway obstruction n. tam geri dönüşümü olmayan hava yolu kısıtlılığı
acute upper airway obstruction n. akut üst hava yolu obstrüksiyonu
relief of airway obstruction n. hava yolu obstrüksiyonunun düzelmesi
upper airway obstruction n. üst hava yolu obstrüksiyonu
airway obstruction n. hava yolu tıkanıklığı
mechanical obstruction in the airway n. hava yolunda mekanik obstrüksiyon
tracheobronchial obstruction n. trakeobronşiyal obstrüksiyon
acute pulmonary artery obstruction n. akut pulmoner arter tıkanıklığı
pathophysiology of upper-airway obstruction n. üst hava yolu obstrüksiyonu patofizyolojisi
reversible airway obstruction n. reversibl hava yolu obstrüksiyonu
urinary obstruction n. üriner obstrüksiyon
ureteral obstruction n. üreteral obstrüksiyon
prenatal diagnosis of ureteropelvic obstruction n. prenatal ureteropelvik obstrüksiyon tanısı
gastric-outlet obstruction n. gastrik çıkış obstrüksiyonu
prolonged partial upper airway obstruction n. havayollarındaki uzun süreli kısmi daralma
intermittent complete obstruction n. aralıklı tam kapanma
complete obstruction n. tam tıkanıklık
reversible airway obstruction n. geri dönüşümlü havayolu obstrüksiyonu
bladder obstruction n. mesane obstrüksiyonu
colonic obstruction n. kolonik tıkanma
simple intestinal obstruction n. basit intestinal obstrüksiyon
intestinal obstruction n. bağırsak tıkanması
intestinal obstruction n. sindirilmemiş üzüme bağlı gelişen bağırsak tıkanıklığı
obstruction caused by undigested grapes n. üzüme bağlı bağırsak tıkanması
biliary obstruction n. safra yolu tıkanıklığı
biliary obstruction n. safra kanalı tıkanıklığı
symptoms of airway obstruction n. havayolu obstrüksiyonu semptomları
nasal obstruction after the provocation n. provokasyon sonucu oluşan burun tıkanıklığı
functional obstruction of bronchioles n. bronşiollerin fonksiyonel obstrüksiyonu
mechanical small bowel obstruction n. mekanik ince bağırsak obstrüksiyonu
small bowel obstruction n. ince bağırsak obstruksiyonu
obstruction of hepatic veins at the level of junction n. hepatik venlerin açılım seviyesinde tıkanması
mechanical intestinal obstruction n. mekanik intestinal obstrüksiyon
intestinal obstruction n. intestinal obstrüksiyon
tracheal obstruction n. trakeal obstrüksiyon
complete urethral obstruction n. tam üretral obstrüksiyon
infravesical obstruction n. infravezikal obstrüksiyon
intestinal obstruction n. bağırsak tıkanıklığı
unilateral ureteral obstruction n. unilateral üreteral obstrüksiyon
multilevel obstruction n. çoklu seviyeli tıkanıklık
physiologic nasal obstruction n. fizyolojik burun tıkanıklığı
left ventricular outflow tract obstruction n. sol ventrikül çıkış yolu darlığı
ureteropelvic junction obstruction n. üreteropelvik bileşke obstrüksiyonu
mechanical intestinal obstruction n. mekanik bağırsak tıkanıklığı
bilateral ureteral obstruction n. bilateral üreteral obstrüksiyon
nasal obstruction n. burun tıkanıklığı
prone to obstruction adj. obstrüksiyon eğilimli
Dentistry
obstruction of submandibular and sublingual salivary glands ducts n. submandibuler ve sublingual tükürük bezlerinin kanallarının tıkanması
Pathology
bladder neck obstruction n. mesane boynu obstrüksiyonu
Optics
lacrimal duct obstruction n. gözyaşı kanalı obstrüksiyonu
lacrimal duct obstruction n. gözyaşı kanalı tıkanıklığı
Veterinary
intestinal obstruction n. bağırsak lumeninin tıkanması
intestinal obstruction n. bağırsak tıkanması
recurrent airway obstruction n. atlara özgü bir solunum yolu hastalığı
Military
obstruction lights n. engel ışıkları
minimum obstruction clearance altitude n. asgari engel klerans yüksekliği