orange - Turc Anglais Dictionnaire

orange

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

orange — Definition

Signification:
portakal, turuncu
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈɔːrɪndʒ/ – BrE /ˈɒrɪndʒ/)
Partie du discours:
İsim/Sıfat: orange (oranges)

Sens de "orange" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 55 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
orange n. portakal
The orange was sweet and juicy.
Portakal tatlı ve suluydu.

More Sentences
General
orange n. turuncu
Orange is her favourite colour.
Turuncu onun en sevdiği renk.

More Sentences
Computer
orange n. turuncu
Orange is her favourite colour.
Turuncu onun en sevdiği renk.

More Sentences
Textile
orange n. turuncu kıyafet
Everyone in this cult wears orange clothes, just like in jail.
Bu tarikattaki herkes turuncu kıyafetler giyiyor, tıpkı hapishanedeki gibi.

More Sentences
orange n. turuncu giysi
Everyone in this cult wears orange clothes, just like in jail.
Bu tarikattaki herkes, hapishanedekiler gibi turuncu giysiler giyer.

More Sentences
Medical
orange n. oranj
If I talk of things like Agent Orange, you will know exactly what I mean.
Agent Orange gibi şeylerden bahsedersem, tam olarak ne demek istediğimi anlayacaksınız.

More Sentences
General
orange n. portakal rengi
orange n. oval yaprakları, sert sarı odunu ve hoş kokulu beyaz çiçekleri bulunan yaprak dökmeyen uzun bir ağaç
orange n. portakala benzeyen çeşitli ağaçlara verilen ad
orange n. portakalımsı meyve
orange n. turuncu renk veren pigment veya boya
orange n. (arma figürü olarak) portakal
orange n. sert portakal ağacı odunu
orange n. portakal suyu
orange n. portakal aromalı likör
orange n. turuncu renkli likör
orange n. hollanda kraliyetinden olan prens veya prenses
orange n. hollanda kraliyet hanedanının adı
orange n. (fransız gsm operatörü) orange
orange v. turuncuya boyamak
orange v. turuncu renk vermek
orange v. turunculaşmak
orange v. turuncu olmak
orange adj. portakal renginde olan
orange adj. portakala ait
orange adj. portakalla ilgili
orange adj. turuncuya ait
orange adj. turuncuyla ilgili
orange adj. hollanda kraliyet ailesine ait
orange adj. hollanda kraliyet ailesiyle ilgili
orange adj. orangemen örgütüne ait
orange adj. orangemen örgütüyle ilgili
orange adj. portakaldan yapılmış
orange adj. tadı portakala benzeyen
orange adj. portakal gibi kokan
orange adj. turuncu renkte
Technical
orange n. portakalrengi
Textile
orange n. turuncu kumaş
Tobacco
orange n. burley tütünleri için turuncu
Geography
orange n. avustralya'nın new south wales eyaletinde şehir
orange n. new hampshire eyaletinde yerleşim yeri
orange n. massachusetts eyaletinde yerleşim yeri
orange n. vermont eyaletinde yerleşim yeri
orange n. teksas eyaletinde şehir
orange n. ohio eyaletinde yerleşim yeri
orange n. virginia eyaletinde yerleşim yeri
orange n. connecticut eyaletinde şehir
orange n. new york eyaletinde yerleşim yeri
orange n. wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
orange n. kaliforniya eyaletinde şehir
orange n. turuncu nehir
orange n. afrika'da bir nehir
orange n. fransa'nın güneydoğusunda bir şehir
orange n. indiana'da özerk bir kasaba
orange n. new jersey'de bir kasaba

Sens de "orange" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
orange peel n. portakal kabuğu
General
frozen orange juice n. donmuş portakal suyu
methyl orange n. metil oranj
navel orange n. vaşington portakalı
orange county n. güney california'da bir bölge
peau d'orange n. peau d'orange
mandarin orange n. mandalina
valencia orange n. valensiya portakalı
orange grove n. portakal bahçesi
orange blossom n. portakal çiçeği
mandarin orange n. king
mock orange n. filbahri
jaffa orange n. yafa
jaffa orange n. yafa portakalı
navel orange n. yafa portakalı
reddish orange n. narçiçeği
bitter orange n. turunç
bitter orange n. acı portakal
valencia orange n. yafa
reddish orange n. kırmızımsı portakal
pale orange n. kavuniçi
mandarin orange n. kink
mock orange n. ağaç fulü
mock orange n. filbahar
orange peel n. timsah derisi
trifoliate orange n. üç yapraklı portakal
orange marmalade n. portakal reçeli
dark orange n. koyu portakal
orange shellac n. portakal renkli şelak
orange peeling n. çiçekbozuğu
orange peeling n. sprey boyada ufak kraterler
orange tree n. portakal ağacı
blood orange n. kan portakal
blood orange n. kan portakalı
fresh-squeezed orange juice n. taze sıkılmış portakal suyu
orange oil n. portakal esansı
orange festival n. portakal festivali
orange peeler n. portakal soyacağı
orange soda n. portakal gazozu
orange soft drink n. portakal gazozu
orange pop n. portakal gazozu
orange fizzy n. portakal gazozu
orange soft drink n. portakallı gazoz
orange pop n. portakallı gazoz
orange fizzy n. portakallı gazoz
orange soda n. portakallı gazoz
orange candy n. portakal şekerlemesi
orange tabby n. sarman (kedi)
reddish orange n. kırmızımsı turuncu
agent orange n. portakal gazı
freshly-squeezed orange juice n. taze sıkılmış portakal suyu
orange juice (oj) n. portakal suyu
orange cookie n. portakallı kurabiye
reddish-orange n. kırmızımsı turuncu
reddish-orange n. narçiçeği
red-orange n. kırmızımsı turuncu
red-orange n. narçiçeği
bergamot orange n. bergamot meyvesinden elde edilen yağ veya parfüm
safety orange n. (bir şeyin göze çarpması için kullanılan) çok parlak bir turuncu rengi
blaze orange n. (bir şeyin göze çarpması için kullanılan) çok parlak bir turuncu rengi
cox's orange pippin n. bir tür elma
orange stick n. manikürde kullanılan sivri ve yuvarlak uçlu genellikle portakal ağacından yapılan kaleme benzeyen ince bir çubuk
orange zest n. portakal kabuğu rendesi
orange peel n. portakal kabuğuna benzeyen pürüzlü yüzey
orange-juice concentrate n. konsantre edilip dondurulmuş portakal suyu
squeeze orange v. portakal sıkmak
eat an orange v. portakal yemek
orange-coloured adj. portakal rengi
orange-coloured adj. turuncu
orange-colored adj. olgun portakal renginde olan
orange-hued adj. olgun portakal renginde olan
orange-tawny adj. turuncumsu kahverengi
orange-sized adj. portakal boyutunda olan
orange-flowered adj. portakal çiçekleri olan
orange-red adj. kırmızımsı turuncu
orange-brown adj. kahverengimsi turuncu
Colloquial
oj (orange juice) n. portakal suyu
poor man's orange [obsolete] [new zealand] n. greyfurt
oj (orange juice) abrev. portakal suyu
Idioms
go gathering orange blossoms v. eş (kadın) aramak
go gathering orange blossoms v. evlenecek kadın aramak
squeeze an orange v. iliğini kemirmek
suck an orange v. etinden sütünden faydalanmak
suck an orange v. iliğini kemirmek
squeeze an orange v. iliğini kemiğini sömürmek
squeeze an orange v. etinden sütünden faydalanmak
suck an orange v. iliğini kemiğini sömürmek
all lombard street to a china orange expr. yüksek ihtimalle
all lombard street to a china orange expr. neredeyse kesin
all lombard street to a china orange expr. tereyağından kıl çeker gibi
all lombard street to a china orange expr. büyük ihtimalle
all lombard street to a china orange expr. çantada keklik
all lombard street to a china orange expr. büyük ihtimalle/yüksek ihtimalle
all lombard street to a china orange expr. kuvvetle muhtemel
Politics
orange order n. kuzey irlanda'da kurulmuş siyasi bir protestan örgütü
orange group n. irlandalı protestan milliyetçilerden oluşan bir terör örgütü
lol (loyal orange lodge) [us/uk/ireland] abrev. protestanlardan oluşan loyal orange order isimli locanın tüm branşlarına atfedilen bir ön ek
Industry
orange-flower water n. farmasötik preparat ve hafif parfümlerde kullanılan doymuş neroli yağı çözeltisi
sweet orange oil n. şeker portakalı kabuğundan elde edilip aroma ve parfüm olarak kullanılan sarı-koyu turuncu renkli bir yağ
bitter orange oil n. ekşi portakal kabuğundan elde edilen acı tatlı açık sarı veya sarımsı kahverengi renkli bir yağ
Technical
cadmium orange n. portakal turuncusu (sülfür)
orange peel n. portakal kabuğu
orange peel n. pürüzlü metal yüzeyi
orange peel n. portakal kabuğumsu görüntü
uranium orange n. uranyum kavuniçisi
uranium orange n. alkali uranatlar
orange red n. portakal kırmızısı
orange mineral n. portakalsı mineral
orange peel effect n. portakal kabuğumsu görüntü
orange lead n. portakal kurşunu
orange glass n. portakal desenli cam
orange peel n. portakal kabuğu (yüzey kusuru)
orange peel n. camda pütürlü yüzey
burnt orange n. koyu turuncu
Computer
light orange n. açık turuncu
light orange n. açık turuncu
Construction
orange peel surface n. portakal kabuğu görünümlü yüzey bitişi
Woodworking
osage orange n. yalancı portakal ağacı odunu
Dyeing
orange peel n. portakal kabuğu oluşumu
toluylene orange g n. turuncu renkli direkt disazo boya
alkali orange rt n. kırmızımsı-turuncu renkli disazo direkt boya
aurora orange n. kırmızımsı turuncu bir renk tonu
orange aurora n. kırmızımsı turuncu bir renk tonu
dutch orange n. sarımsı turuncu bir renk tonu
realgar orange n. sarımsı turuncu bir renk tonu
orpiment orange n. güçlü ve canlı bir turuncu tonu
blaze orange n. fosforlu turuncu
safety orange n. fosforlu turuncu
safety orange n. çok parlak turuncu tonu
blaze orange n. çok parlak turuncu tonu
zinc orange n. havuç kırmızısından daha sarı ve açık olan, orta-canlı bir turuncu tonu
osage orange n. yalancı portakal ağacı odunundan elde edilen sarı boya
deep chrome orange n. gün batımı rengi
russet orange n. gün batımı rengi
russet orange n. koyu turuncu ve sarı arası bir renk
orange peel n. bir turuncu tonu
orange yellow n. sarımsı bir turuncu tonu
brownish-orange adj. açık kahverengimsi renkte
yellowish-orange adj. sarımsı turuncu renkte
yellow-orange adj. sarımsı turuncu renkte
pinkish-orange adj. pembemsi turuncu renkte
pink-orange adj. pembemsi turuncu renkte
flame-orange adj. kırmızımsı turuncu olan
Automotive
black flag with orange circle n. turuncu daireli siyah bayrak
orange peeling n. portakallanma
Traffic
orange plate n. turuncu plaka
Marine
orange peel n. ince tabaka tarayıcı
Medical
peau d’orange n. ileri evre meme kanserinde görülen meme cildinin içeri çekilmesi hali
gram strain and acridine orange strain n. gram boya ve akridin oranj boyası
orange peel appearance n. portakal kabuğu görünümü