pier - Turc Anglais Dictionnaire

pier

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pier — Definition

Signification:
iskele
Prononciation (IPA):
(AmE /pɪr/ – BrE /pɪə/)
Partie du discours:
İsim: pier (piers)
Synonymes:
dock, jetty
Antonymes:
shore

Sens de "pier" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 41 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
pier n. iskele
The cruise will leave at 9 a.m. at Pier 12.
Gemi saat 9'da 12 numaralı iskeleden ayrılacak.

More Sentences
General
pier n. rıhtım
Have you ever seen a pier?
Sen hiç rıhtım gördün mü?

More Sentences
pier n. ayak
Workers are mending the piers of the historical bridge.
İşçiler tarihi köprünün ayaklarını onarıyor.

More Sentences
pier n. iskele
The cruise will leave at 9 a.m. at Pier 12.
Gemi saat 9'da 12 numaralı iskeleden ayrılacak.

More Sentences
Marine
pier n. iskele
The cruise will leave at 9 a.m. at Pier 12.
Gemi saat 9'da 12 numaralı iskeleden ayrılacak.

More Sentences
pier n. rıhtım
Have you ever seen a pier?
Sen hiç rıhtım gördün mü?

More Sentences
Archaeology
pier n. ayak
Workers are mending the piers of the historical bridge.
İşçiler tarihi köprünün ayaklarını onarıyor.

More Sentences
General
pier n. denize uzanmış iskele
pier n. iskelesi olan yerleşim yeri
pier n. mendirek
pier n. dalgakıran
pier n. payanda ayak
pier n. ayaklık
pier n. kagir ayak
pier n. payanda
pier n. sütun
pier n. destek
Technical
pier n. dayanak
pier n. orta ayak
pier n. payanda
pier n. sütun
Architecture
pier n. açıt ayağı
pier n. iki açıklık arasındaki duvar
pier n. moloz duvardaki dikey kesme taş katmanı
Construction
pier n. destek
pier n. kapılar arasındaki duvar
pier n. kemer payandası
pier n. köprü payandası
pier n. köprü ayağı
pier n. orta ayak
pier n. temel ayağı
pier n. yapıların dışında keresteden kat kat kurulan ve üzerinde çalışılan çatı platform
Lighting
pier n. ışıkların yerleştirilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı
Traffic
pier n. orta ayak
Railway
pier n. iç kesimde bulunan bir yerleşime en yakın noktadaki demiryolu durağı
Aeronautic
pier n. havaalanı terminal binasından uçak durağına doğru uzanan çıkıntı yapı
Marine
pier n. ayaklık
pier n. dalgakıran
pier n. mendirek
pier n. yanaşlık
Military
pier n. kemer payandası

Sens de "pier" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 83 résultat(s)

Anglais Turc
General
floating pier n. dubalı iskele
pier system n. payanda sistemi
pier foundation n. ayaklar üzerine temel
santa monica pier n. santa monica iskelesi
pier glass n. büyük ve yüksek ayna
pier [obsolete] n. sığınak
pier table n. iki pencere arasında duvara doğru yerleştirilen masa
pier glass n. pencereler arasındaki duvar boşluğunu kapatan dev ayna
pier mirror n. iki pencere arasındaki büyük ayna
Colloquial
take a long walk on a short pier exclam. çık git buradan
take a long walk on a short pier exclam. defol git
take a long walk on a short pier exclam. defol git başımdan
take a long walk on a short pier exclam. git buradan
take a long walk on a short pier exclam. git başımdan
take a long walk on a short pier exclam. çık git
Idioms
shoot the pier v. dalga üzerinde sörf yapmak
Speaking
take a long walk off a short pier! expr. git başımdan!
take a long walk off a short pier! expr. git/çık git buradan!
take a long walk off a short pier! expr. defol git!
take a long walk off a short pier! expr. çık git!
Trade/Economic
pier dues n. rıhtım ücreti
pier dues n. rıhtım resmi
ex pier adj. iskelede teslim
pier to pier adv. rıhtımdan rıhtıma
Technical
nose pier n. orta ayak ucu
pier power n. ayak gücü
nose pier n. ayak ucu
pier drag n. ayak direnci
pier foundation n. ayak temel
gate pier n. geçit orta ayağı
intermediate pier n. ara ayak
pile pier n. kazık ayak
pile pier n. kazık iskele
t-shaped pier n. t-biçimi iskele
pier mount n. pilye mesnet
Architecture
compound pier n. tek sütun oluşturmak için birleştirilmiş sütun grubu
pier arch n. bazilika kilisesinde nefin yan kemeri
pier arch n. payandalı kemer
Construction
bridge pier n. köprü ayağı
brick pier n. tuğla payanda
engaged pier piedrot n. duvar ayak
brick pier n. tuğla ayak
ashlar pier n. kesmetaş ayak
end pier n. kenar ayak
foundation pier n. temel ayağı
masonry pier n. kagir ayak
wall pier n. duvar ayağı
wall pier n. pilaster
abutment pier n. köprü destek ayağı
Woodworking
timber pier n. ağaç ayak
Marine
lumber pier n. kereste iskele
detached pier n. ayrık iskele
pleasure pier n. gezinti rıhtımı
piled pier n. kazıklı istif transportörü
warf pier n. iskele
double sheet pile pier n. çift yassı kazıktipinde iskele
floating pier n. yüzer iskele
observation pier n. gözlem iskelesi
floating pier n. dubalı iskele
cast-in-place concrete pier n. yerinde dökme beton iskele
h-shaped pier n. h-biçimi iskele
l-shaped pier n. l-biçimi iskele
quay pier n. rıhtım iskele
pier dues n. iskele vergisi
pier dues n. mendirek ücreti
pier dues n. rıhtım vergisi
pier dues n. rıhtım ücreti
chain pier n. zincir ile askıya alınmış iskele
floating pier n. yüzer dalgakıran
Marine Biology
pier fishing n. iskele balıkçılığı
Geography
luna pier n. michigan eyaletinde şehir
Geology
belled pier n. ucu genişletilmiş ayak
drilling pier n. sondaj ayağı
drilling pier n. sondaj payandası veya iskelesi
Military
live load pier reaction n. hareketli yük ayak reaksiyonu
crib pier n. istif ayak
Slang
brighton (brighton pier rhyming with queer) n. eşcinsel
brighton (brighton pier rhyming with queer) n. ibne
brighton (brighton pier rhyming with queer) n. lubunya
brighton (brighton pier rhyming with queer) n. nonoş
brighton (brighton pier rhyming with queer) n. homoseksüel
brighton (brighton pier rhyming with queer) n. gey
Star Wars
pier green n. yeşil iskele