pinnacles - Turc Anglais Dictionnaire

pinnacles

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pinnacles — Definition

Signification:
zirve, doruk
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈpɪnəkəl/ – BrE /ˈpɪnəkəl/)
Partie du discours:
İsim: pinnacle (pinnacles)
Synonymes:
peak, summit
Antonymes:
bottom

Sens de "pinnacles" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 16 résultat(s)

Anglais Turc
General
pinnacle n. doruk
Mr. Adams doesn't feel like being at the pinnacle of his career.
Bay Adams, kariyerinin doruk noktasındaymış gibi hissetmiyor.

More Sentences
pinnacle n. zirve
She took a selfie at the rocky pinnacle.
Kayalık dağın zirvesinde bir selfie çekti.

More Sentences
Construction
pinnacle n. doruk
Mr. Adams doesn't feel like being at the pinnacle of his career.
Bay Adams, kariyerinin doruk noktasındaymış gibi hissetmiyor.

More Sentences
pinnacle n. sivri tepeli kule
Pinnacles are typical in Gothic architecture.
Sivri tepeli kuleler, Gotik mimarinin tipik bir unsurudur.

More Sentences
pinnacle n. zirve
She took a selfie at the rocky pinnacle.
Kayalık dağın zirvesinde bir selfie çekti.

More Sentences
General
pinnacle n. tepe nokta
pinnacle n. kule
pinnacle n. cihannüma
pinnacle n. tepe
pinnacle v. (yapının) üzerinde zirve olarak yükselmek
pinnacle v. (kalabalıkta) sivrilmek
pinnacle v. üstünlüğüyle dikkat çekmek
Architecture
pinnacle n. bina üzerindeki sivri tepeli kule
Construction
pinnacle n. cihannüma
pinnacle n. çatı kuleciği
pinnacle n. pinakolo

Sens de "pinnacles" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 10 résultat(s)

Anglais Turc
Idioms
put someone to the very pinnacle v. birini zirveye/en tepeye getirmek/koymak
Star Wars
pinnacle base n. zirve üssü
pinnacle platform n. zirve platformu
pinnacle-class luxury ship n. zirve-sınıfı lüks gemi
pinnacle room n. zirve odası
pinnacle of freedom, the resistance n. özgürlüğün zirvesi, direniş
pinnacle keep n. zirve kalesi
pinnacle moon n. zirve ayı
the pinnacle (galactic republic) n. zirve (galaktik cumhuriyet)
the pinnacle n. zirve (tatooine)