reckless - Turc Anglais Dictionnaire

reckless

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

reckless — Definition

Signification:
dikkatsiz, gözü kara
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈrɛkləs/ – BrE /ˈrɛkləs/)
Partie du discours:
Sıfat: reckless
Synonymes:
careless, rash
Antonymes:
cautious

Sens de "reckless" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 20 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
reckless adj. pervasız
On the other hand, I regret the European Council's reckless step in respect of Turkey.
Öte yandan, Avrupa Konseyi'nin Türkiye ile ilgili olarak attığı pervasız adımı esefle karşılıyorum.

More Sentences
reckless adj. umursamaz
She has always been reckless with money.
Para konusunda her zaman umursamaz biri olmuştur.

More Sentences
reckless adj. kayıtsız
General
reckless adj. düşüncesiz
You were reckless.
Düşüncesizdin.

More Sentences
reckless adj. gözü kara
Tom is a reckless driver, isn't he?
Tom gözü kara bir sürücü, değil mi?

More Sentences
reckless adj. dikkatsiz
Second births at forty weeks are often quick, if not reckless.
Kırk haftalık ikinci doğumlar dikkatsizce olmasa da genellikle hızlıdır.

More Sentences
reckless adj. tedbirsiz
You're a reckless driver.
Tedbirsiz bir şoförsün.

More Sentences
reckless adj. delidolu
reckless adj. dünyayı umursamayan
reckless adj. laubali
reckless adj. aldırışsız
reckless adj. korkusuz
reckless adj. çekinmesiz
reckless adj. ehlikeyif
reckless adj. atılgan
reckless adj. ihtiyatsız
reckless adj. lakayıt
reckless adj. sorumsuz
reckless adj. sorumsuzca yapılan
reckless adj. rastgele

Sens de "reckless" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 20 résultat(s)

Anglais Turc
General
reckless person n. dikkatsiz kişi
reckless driver n. dikkatsiz sürücü
reckless driving n. dikkatsiz araç sürme
reckless driving n. dikkatsiz taşıt kullanma
reckless driving n. dikkatsiz taşıt sürme
reckless driving n. dikkatsiz araç kullanma
Idioms
with reckless abandon expr. aldırış etmeden
with reckless abandon expr. umursamadan
Law
reckless misconduct n. kasıtlı suistimal
reckless misconduct n. bilerek isteyerek görevi kötüye kullanma
reckless killing n. taksirle adam öldürme
reckless homicide n. taksirle öldürme
reckless killing n. taksirle öldürme
reckless homicide n. taksirle adam öldürme
reckless injury n. taksirle yaralama
reckless bankruptcy n. taksirli iflas
reckless misconduct n. umursamaz davranış
wanton and reckless misconduct n. kaba ve umursamaz davranış
reckless injury n. taksirle yaralama
Traffic
reckless driving v. tehlikeli araba kullanmak