refraining - Turc Anglais Dictionnaire

refraining

refraining — Definition

Signification:
kaçınmak, nakarat
Prononciation (IPA):
(AmE /rɪˈfreɪn/ – BrE /rɪˈfreɪn/)
Partie du discours:
Fiil: refrain (refrains – refrained – refraining); İsim: refrain (refrains)
Synonymes:
abstain, chorus
Antonymes:
indulge

Sens de "refraining" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 26 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
refrain v. kendini tutmak
General
refrain n. nakarat
They all joined in singing the refrain.
Hep birlikte nakaratı söylemeye başladılar.

More Sentences
refrain n. terane
Tim's constant refrain is that he is broke.
Tim, beş parasız olduğu teranesini dilinden düşürmüyor.

More Sentences
refrain v. sakınmak
She refrains from drinking too much coffee.
Çok fazla kahve içmekten sakınıyor.

More Sentences
Technical
refrain v. sakınmak
She refrains from drinking too much coffee.
Çok fazla kahve içmekten sakınıyor.

More Sentences
Literature
refrain n. nakarat
They all joined in singing the refrain.
Hep birlikte nakaratı söylemeye başladılar.

More Sentences
Music
refrain n. nakarat
They all joined in singing the refrain.
Hep birlikte nakaratı söylemeye başladılar.

More Sentences
refrain n. nakarat
They all joined in singing the refrain.
Hep birlikte nakaratı söylemeye başladılar.

More Sentences
General
refrain v. çekinmek
refrain v. geri durmak
refrain v. frenlemek
refrain v. kendini tutmak
refrain v. kaçınmak
Politics
refrain v. alıkoymak
Technical
refrain v. kendini tutmak
refrain v. kaçınmak
Literature
refrain n. şiirin tekrarlanan kısmı
Music
refrain n. şarkı
refrain n. melodi
Archaic
refrain v. zapt etmek
refrain v. gemlemek
refrain v. gem vurmak
refrain v. durdurmak
refrain v. hakim olmak
refrain v. kontrol altına almak
refrain v. dizginlemek

Sens de "refraining" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 13 résultat(s)

Anglais Turc
General
constant refrain n. sürekli tekrarlanan durum ya da eylem
refrain from v. çekinmek
refrain from v. çekinmek (bir durumdan)
refrain from v. sakınmak
refrain from v. çekinmek (birinden)
refrain from a vote v. çekimser oy kullanmak
refrain from v. bir şeyden uzak durmak
not refrain to support v. desteğini esirgememek
refrain from v. imtina etmek
Phrasals
refrain from (doing something) v. (bir şey yapmaktan) kaçınmak
refrain from (doing something) v. (bir şey yapmaktan) imtina etmek
Law
right to refrain from testifying n. şahadetten imtina hakkı
right to refrain from testifying n. ifade vermekten imtina hakkı