scenic - Turc Anglais Dictionnaire

scenic

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

scenic — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /ˈsiːnɪk/ – BrE /ˈsiːnɪk/)
Partie du discours:
Sıfat: scenic
Synonymes:
picturesque, visual
Antonymes:
dull

Sens de "scenic" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 13 résultat(s)

Anglais Turc
General
scenic adj. güzel manzaraları olan
The region is famous for its scenic places.
Bölge, güzel manzaraları olan yerleriyle tanınıyor.

More Sentences
scenic adj. doğal
There are many scenic places in Xinjiang.
Xinjiang'da birçok doğal yer var.

More Sentences
scenic adj. manzara
The terrace offers scenic views of Viana do Castelo.
Teras Viana do Castelo'nun güzel manzaralarını sunmaktadır.

More Sentences
scenic n. doğa filmi
scenic n. tekrar içermeyen kesintisiz tek sahneyi tasvir eden duvar kağıdı
scenic adj. manzaralı
scenic adj. görünüş itibarıyla cazibeli olan
scenic adj. sahne
scenic adj. pitoresk
scenic adj. görsel açıdan çekici
Music
scenic adj. sahneye ait
Photography
scenic n. figürden ziyade manzara öğeleri içeren fotoğraf
scenic n. manzara fotoğrafı

Sens de "scenic" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 13 résultat(s)

Anglais Turc
General
scenic beauty n. doğal güzellik
scenic area n. görmeye değer manzara
scenic country road n. manzaralı kır yolu
scenic byway n. (turistik bir yere giden) muhteşem manzaralı yol
scenic drive n. (turistik bir yere giden) muhteşem manzaralı yol
scenic route n. (turistik bir yere giden) muhteşem manzaralı yol
take the scenic route v. manzaralı yoldan gitmek
Idioms
take the scenic route v. doğal ve uzun yoldan gitmek
take the scenic route v. manzaralı yoldan gitmek
Railway
scenic railway n. parklarda ve hayvanat bahçelerinde eğlence amacı ile kullanılan minyatür tren yolu
scenic railway n. lunaparkta hız treni
Environment
scenic reserve [new zealand] n. halkın eğlenip dinlenmesi için ayrılmış doğal güzellik alanı
Art
scenic artist n. manzara içeren alanlarda uzmanlaşan sanatçı