secular - Turc Anglais Dictionnaire

secular

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

secular — Definition

Signification:
laik, dünyevi
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈsɛkjələr/ – BrE /ˈsɛkjʊlə/)
Partie du discours:
Sıfat: secular
Synonymes:
nonreligious, worldly
Antonymes:
sacred

Sens de "secular" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 30 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
secular adj. laik
We live in a secular country.
Bizler laik bir ülkede yaşıyoruz.

More Sentences
secular adj. seküler
It is a good thing that we are affirming Europe's secular role in this way.
Avrupa'nın seküler rolünü bu şekilde teyit ediyor olmamız iyi bir şeydir.

More Sentences
secular adj. dünyevi
General
secular adj. manastır sistemine bağlı olmayan
The secular priests don't belong to any religious institute.
Manastır sistemine bağlı olmayan din adamları herhangi bir dini kurumla ilişkili değildirler.

More Sentences
secular adj. yüzyıllık
secular adj. dünyevi
secular adj. dindışı
secular adj. dinsel olmayan
secular adj. yüzyıllardır süregelen
secular adj. yüzyılda bir olan
secular adj. dünyasal
secular adj. asırlık
secular adj. sürekli
secular adj. profan
secular adj. sivil
secular adj. kalıcı
secular adj. daim
secular adj. sekular
secular adj. bir yıldan uzun aralıklarla tekrarlayan
Trade/Economic
secular adj. uzun süreli
secular adj. uzun soluklu
secular adj. uzun devreli
secular adj. uzun vadeli
Physics
secular adj. (atom fiziğinde parçacık) zamanla yörüngeden sapmayan
secular adj. pertürbasyona uğramayan
Astronomy
secular adj. zaman içinde yavaşça değişen (astronomik olgu)
Education
secular adj. zorunlu din eğitimini içermeyen
Religious
secular n. manastır sistemine bağlı olmayan din adamı
secular n. ruhban sınıfından olmayan kimse
secular n. rahip/rahibe olmayan kimse

Sens de "secular" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 46 résultat(s)

Anglais Turc
General
secular trend n. uzun vadeli değişim
secular cantatas n. dini olmayan kantatlar
laic-secular state n. laik devlet
secular enjoyment n. dünyevi zevk
secular growth n. sürekli artış
secular growth n. istikrarlı artış
be secular v. laik olmak
threaten to unravel the secular order v. laik düzeni yıkmaya çalışmak
try to destroy the secular order v. laik düzeni yıkmaya çalışmak
Trade/Economic
secular trend n. uzun dönemli eğilim
secular stagnation n. uzun süreli iktisadi duraklama
secular day n. çalışma günü
secular stagnation n. seküler durgunluk
secular trend n. seküler trend
secular trend n. zaman serileri trendi
secular trend n. uzun devreli trend
secular trends n. uzun-vadeli dalgalar
secular trend n. uzun devreli temayül
secular stagnation n. ekonomik faaliyetlerin uzun süre durgunluk arz etmesi
secular stagnation n. uzun süreli iktisadi durgunluk
secular stagnation n. uzun dönem iktisadi duraklama
Politics
secular system n. laik düzen
secular state n. laik devlet
secular regime n. laik düzen
non-secular state n. din devleti
non-secular state n. laik olmayan devlet
secular republic n. laik cumhuriyet
ultra-secular n. aşırı laik
try to destroy the secular order v. laik düzeni yıkmaya çalışmak
try to subvert the secular order v. laik düzeni yıkmaya çalışmak
try to ruin the secular order v. laik düzeni yıkmaya çalışmak
become a focus of anti-secular activities v. laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmak
Marine
secular term n. somut terim
Math
secular value n. özdeğer
Statistics
secular trend n. uzun dönem eğilimi
Astronomy
secular equation n. bir gezegenin hareketindeki eşitsizliklerin büyüklüğünün cebirsel veya sayısal ifadesi
History
secular games n. yüzyıl oyunları
secular games n. yeni çağın başlangıcını müjdeleyen asırlık bir antik roma kutlama ve oyunları
secular hymn n. günlük hayatı konu alan oyunlar için üretilen şiir veya şarkı
Religious
secular canoness n. özel mülk tutmasına izin verilen bekaret ve sadakat yeminli rahibe
secular canon n. manastırda yaşamayıp manastır programına bağlı kalan rahip
Philosophy
secular humanism n. bir insanın dini ve doğaüstü kuvvetleri kabul etmeyerek kendini gerçekleştirebileceğini savunan doktrin
secular humanism n. seküler humanizm
Environment
secular equilibrium n. zaman dengesi
secular variation n. seküler değişim
Music
secular music n. dini amaçlarla kullanılmayan müzik