self... - Turc Anglais Dictionnaire

self...

Sens de "self..." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
self-seeker n. çıkarcı
self sacrifice n. fedakarlık
self n. öz
self-seeking n. çıkarcılık
self-esteem n. izzetinefis
self-givenness n. öz verilmişlik
self-givenness n. karakteristik
self-givenness n. ayırt edici özellik
self-seeking adj. çıkarcı
self-contained adj. müstakil
self-sacrificing adj. fedakar
self pron. kendi
General
self grooming n. kendi kendini temizleme
self reliance n. kendine güvenme
self sufficiency n. olgunluk
self direction n. kendi kendini yönetme
self examining n. kendi vicdanını tetkik
self accusation n. kendi kendini suçlama
self interest n. bencillik
self defence n. savunma
self torture n. kendine işkence
self esteem n. kendine saygı
self protection n. kendini koruma
self esteem n. kendini beğenme
self condemnation n. kendi kendini kınama
self betterment n. kendi kendini düzeltme
self identity n. öz kimlik
self improvement n. kendi kendini geliştirme
self government n. özerklik
self despair n. düşüncesizlik
self reliance n. yiğitlik
self realization n. kendi kendine gerçekleştirme
self denial n. feragat
self inquisition n. kişisel engizasyon
self deceit n. kendi kendini aldatma
self devotion n. fedakarlık
self n. kişilik
self justification n. kendini haklı çıkarma
self deception n. kendi kendini aldatma
self in children n. çocuklarda benlik kavramı
self preservation n. kendini koruma
self possession n. temkin
self verification n. kendi kendini doğrulayan
self interest n. kişisel çıkar
self pollination n. kendi kendine döllenme
self relation n. kendi kendini ifade etme
self disgust n. kendinden nefret etme
self praise n. kendini yüceltme/övme
self preservation n. nefsini koruma
self determination n. özerklik
self indulgence n. vurdumduymazlık
self hatred n. kendinden nefret etme
transmit self test n. verici öz testi
self made man n. kendi kendini yetiştirmiş adam
self n. zat
self control n. kendini kontrol etme
self consciousness n. kendi halini düşünme
self n. özbenlik
self betterment n. kendi kendini iyileştirme
self parking disk drive n. otomatik park özellikli disk sürücü
self indulgence n. kendine düşkünlük
self determination n. otonomi
self psychology n. benlik psikolojisi
self assessment n. kendi kendini değerlendirme
self incrimination n. kendi kendini suçlama
care for the self n. benlik kaygısı
self punishment n. kendini cezalandırma
self reliance n. özgüven
self despair n. umutsuzluk
self n. şahsi çıkar
self reference n. kendine başvurma
self denial n. özveri
self n. nefis
self discipline n. kendini tutma
self n. özellik
self supervision n. kendinin gözetimi
self n. kendilik
self government n. kendi kendini idare etme
self torment n. kendine işkence
self help techniques n. kendi kendine yardım teknikleri
self devotion n. özveri
self discipline n. iç/öz disiplin
self destruction n. kendi kendine zarar verme
self n. nefs
self sacrifice n. özveride bulunma
self n. kişi
self importance n. kendini yüksek görme
self abuse n. suistimal
self doubt n. kendinden şüphe etme
self abasement n. alçalma
self n. şahsiyet
self directed group work n. kendine dönük grup çalışması
self respect n. özsaygı
self appointment n. kendi kendini tayin etme
self n. karakter
self regulation n. kendinden ayarlama
self defense n. savunma
self complacency n. kendini beğenme
self mortification n. kendini küçük düşürme
split self in literature n. edebiyatta bölünmüş kişilik
self destructing program n. kendini yok eden program
self sufficiency n. kimseye muhtaç olmama
self-possession n. vakar
self presentation n. öz sunu
self n. şahıs
self adaptive system n. özuyarlanan sistem
self realization n. kendini gerçekleştirme
self abasement n. kendini alçaltma
self distrust n. kendine güvenmeyiş
self discovery n. keşif
self complementing code n. kendini tümleyen kod
self education n. kendi kendini yetiştirme
self seeker n. egoist
self concern n. kaygı
mirror self n. ayna benlik
self n. ben kavramı
self evaluation n. öz değerlendirme
self sacrifice n. fedakarlık etme
self criticism n. özeleştiri
self organization n. kendini örgütleme
self assurance n. kendini güvenceye alma
self perception n. kendini algılama
self regard n. özsaygı
self n. hususiyet
self reliance n. tamlık
self starter n. marş
self indulgence n. rahatına düşkünlük
self testing n. oto test
self starter n. otomatik starter
self expression n. kendini ifade etme
self defence n. meşru müdafaa
self possession n. soğukkanlılık
self management n. özyönetim
self starter n. sendeleme
self worship n. kendini beğenme
self esteem n. onur
self abandonment n. fedakarlık
self n. çıkar
self sacrifice n. özveri
self indulgence n. kendi kendini şımartma
self portrait n. otoportre
self respect n. onur
self pollination n. kendi kendini tozlama
self assertion n. kendi kendini savunma
self storage n. kiralık depo
self interest n. kendi çıkarı
self check n. öz sağlama
self healing n. kendi kendini iyileştirme
self abasement n. bayağılaşma
self abasement n. kendini rezil etme

Sens de "self..." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 24 résultat(s)

Turc Anglais
General
otellerde müşterilerin kullanımına tahsis edilmiş self-servis bar mini-bar n.
self servis self-service n.
ulusal self-determinasyon national self-determination n.
self determinasyon self-determination n.
self-determinasyon self-determination n.
self-servis çamaşırhane self-service laundry n.
self servis büfe self-service buffet n.
self servis açık büfe self-service buffet n.
self servisli mekan anlamı veren son ek -teria suf.
Irregular Verb
self-fed - self-fed self-feed v.
self-sowed - self-sown/self-sowed self-sow v.
Trade/Economic
self servis perakendeci self service retailer n.
Politics
self determinasyon self determination n.
Technical
self endüktansı saptamak için kullanılan alternatif akım cihazı maxwell bridge n.
self servis ile yapılan satış automatic selling n.
self endüksiyonu olmayan direnç noninductive resistance n.
self-servis self-service n.
Computer
self servis parola sıfırlama self service password reset (sspr) n.
Textile
büzgülü self-bound dikiş gathered self-bound seam n.
self-bound dikiş self-bound seam n.
Furniture
self servis perakende dükkanlarında malları sergilendiği sabit eşya gondola n.
Automotive
self diagnostik sistemi self diagnostic system n.
self diagnostik sistemi self-diagnostic system n.
Gastronomy
self servis self service n.