sensible - Turc Anglais Dictionnaire

sensible

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sensible — Definition

Signification:
mantıklı, aklı başında
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈsɛnsəbəl/ – BrE /ˈsɛnsɪbəl/)
Partie du discours:
Sıfat: sensible
Synonymes:
reasonable, prudent
Antonymes:
irrational

Sens de "sensible" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 46 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
sensible adj. mantıklı
It might be sensible to get a lawyer to handle it.
Bu işle ilgilenmesi için bir avukat tutmak mantıklı olabilir.

More Sentences
sensible adj. akla uygun
General
sensible adj. aklı başında
Any sensible person should want this crisis to be ended peacefully, if it is humanly possible to do so.
Aklı başında her insan, eğer insani olarak mümkünse, bu krizin barışçıl bir şekilde sona ermesini istemelidir.

More Sentences
sensible adj. makul
It provides sensible conditions for international broadcasting.
Uluslararası yayıncılık için makul koşullar sağlar.

More Sentences
sensible adj. hassas
I urge sensible handling of transport and the individual identification of animals.
Nakil işlemlerinin hassasiyetle yürütülmesini ve hayvanların bireysel olarak tanımlanmasını tavsiye ediyorum.

More Sentences
sensible adj. duyarlı
Sensible solutions keep getting tangled up in the institutional undergrowth.
Duyarlı çözümler kurumsal çalılıklara takılıp kalmaya devam ediyor.

More Sentences
sensible adj. rahat
She preferred sensible footwear instead of high heels.
Yüksek topuklu ayakkabılar yerine rahat ayakkabıları tercih ediyordu.

More Sentences
Technical
sensible adj. hissedilir
There's been a sensible rise in food prices.
Gıda fiyatlarında hissedilir bir artış söz konusu.

More Sentences
Psychology
sensible adj. duyarlı
Sensible solutions keep getting tangled up in the institutional undergrowth.
Duyarlı çözümler kurumsal çalılıklara takılıp kalmaya devam ediyor.

More Sentences
Biochemistry
sensible adj. duyarlı
Sensible solutions keep getting tangled up in the institutional undergrowth.
Duyarlı çözümler kurumsal çalılıklara takılıp kalmaya devam ediyor.

More Sentences
General
sensible n. duyuları etkileyen şey
sensible n. algılanabilir şey
sensible n. kavranabilen şey
sensible n. hissedilebilen şey
sensible adj. akıllıca
sensible adj. farkına varılır
sensible adj. akla yakın
sensible adj. halden anlayan
sensible adj. hisseden
sensible adj. sezilir
sensible adj. duygulu
sensible adj. etkilenebilir
sensible adj. akıllı
sensible adj. akla uygun
sensible adj. duyar
sensible adj. anlayışlı
sensible adj. akla yatkın
sensible adj. gözle görülür derecede büyük
sensible adj. boyut, miktar veya derecesi fark edilir olan
sensible adj. hatırı sayılır
sensible adj. duyulara ait
sensible adj. duyular ile ilişkili
sensible adj. hissedilebilen nesnelere ait
sensible adj. hissedilebilen nesneler ile ilişkili
sensible adj. duyulara yönelik
sensible adj. kullanışlı (giysi)
sensible adj. duruma uygun
sensible adj. fark edilir düzeyde
Technical
sensible adj. duyulur
sensible adj. fark edilir
Medical
sensible adj. sansibil
Psychology
sensible adj. duyulur
sensible adj. olumlu veya olumsuz ani duygusal yanıta sebep olan
Music
sensible n. yedinci nota
sensible n. dizinin yedinci derecesi
Archaic
sensible adj. zihinde güçlü bir etki yaratan

Sens de "sensible" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 38 résultat(s)

Anglais Turc
General
sensible person n. aklıselim sahibi
machine sensible n. makinece algılanır
sensible perspiration n. sensibl terleme
judicious-sensible attitude n. vakkaflık
sensible precautions n. duyarlı önlemler
sensible precautions n. duyarlılıkla alınmış önlemler
sensible precautions n. hassas önlemler
be sensible of v. sezmek
be sensible of v. farkına varmak
Speaking
the most sensible thing to do expr. yapılacak en mantıklı şey
Trade/Economic
sensible price n. uygun fiyat
sensible organization n. duyarlı kurum/kuruluş/şirket
Technical
sensible heat n. ölçülebilen ısı
sensible temperature n. hissedilen sıcaklık
machine sensible n. makine algılamalı
sensible horizon n. yatay ufuk
sensible atmosphere n. hissedilir atmosfer
sensible atmosphere n. atmosferin mukavemet gösteren kesimi
sensible heat n. duyulur ısı
sensible heat loss n. duyulur ısı kaybı
machine sensible adj. makine tarafından algılanabilir
Computer
computer sensible language n. bilgisayar tarafından okunabilen dil
computer-sensible representation n. bilgisayar duyarlı sunum
machine sensible adj. makine tarafından algılanabilir
machine sensible adj. makine algılamalı
Electric
machine sensible n. makine tarafından algılanan
Automotive
sensible heat n. ölçülebilen ısı
Marine
sensible heat n. algılanabilen ısı
Psychology
sensible minimum n. duyum eşiği
Food Engineering
sensible heat n. görünür ısı
sensible heat n. duyulan ısı
sensible heat n. duyulur ısı
sensible heat n. hissedilir ısı
Environment
sensible heat n. hissedilir ısı
Meteorology
sensible temperature n. hissedilir sıcaklık
sensible heat flux n. hissedilir ısı akısı
Music
sensible note n. yedinci nota
sensible note n. dizinin yedinci derecesi