share - Turc Anglais Dictionnaire

share

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

share — Definition

Signification:
paylaşmak, pay
Prononciation (IPA):
(AmE /ʃɛr/ – BrE /ʃeə/)
Partie du discours:
İsim: share (shares); Fiil: share (shares – shared – sharing)
Synonymes:
portion, distribute
Antonymes:
hoard

Sens de "share" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 65 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
share n. hisse
He sold his shares in the company.
Şirketteki hisselerini sattı.

More Sentences
share n. pay
He's not doing his share of the work in the project.
Projede kendi payına düşeni yapmıyor.

More Sentences
share v. paylaşmak
I share your concerns about the children's safety.
Çocukların güvenliği konusundaki endişelerinizi paylaşıyorum.

More Sentences
General
share n. nasip
I've had my share of problems.
Ben sorunlardan nasibimi aldım.

More Sentences
share n. pay
He's not doing his share of the work in the project.
Projede kendi payına düşeni yapmıyor.

More Sentences
share v. ortak olmak
We are engaged in the work of legislation, which in many fields is regulated by officials who share in the decisions.
Birçok alanda kararlara ortak olan yetkililer tarafından düzenlenen yasama çalışmalarıyla meşgulüz.

More Sentences
share v. anlatmak
She shared her feelings with a complete stranger.
Duygularını tamamen yabancı birine anlattı.

More Sentences
share v. bölüşmek
My wife and I share domestic chores.
Karım ve ben ev işlerini bölüşüyoruz.

More Sentences
share v. paylaştırmak
I shared the pizza among the kids.
Pizzayı çocuklar arasında paylaştırdım.

More Sentences
share v. katılmak
In this respect, I fully share the views of our committee chairman.
Bu bakımdan, komite başkanımızın görüşlerine tamamen katılıyorum.

More Sentences
share v. paylaşmak
I share your concerns about the children's safety.
Çocukların güvenliği konusundaki endişelerinizi paylaşıyorum.

More Sentences
share v. paylaşımda bulunmak
Friends are people you connect and share with on Facebook.
Arkadaşlar Facebook'ta bağlantı kurduğunuz ve paylaşımda bulunduğunuz kişilerdir.

More Sentences
Trade/Economic
share n. hisse
He sold his shares in the company.
Şirketteki hisselerini sattı.

More Sentences
share n. pay
He's not doing his share of the work in the project.
Projede kendi payına düşeni yapmıyor.

More Sentences
share v. paylaşmak
I share your concerns about the children's safety.
Çocukların güvenliği konusundaki endişelerinizi paylaşıyorum.

More Sentences
Technical
share n. paylaşım
When you share All Monitors, the sharing toolbar opens on your primary monitor.
Tüm Monitörleri paylaştığınızda, paylaşım araç çubuğu birincil monitörünüzde açılır.

More Sentences
share v. ortaklaşa kullanmak
He shared a well with his neighbor.
Komşusuyla bir kuyuyu ortaklaşa kullanıyordu.

More Sentences
share v. paylaşmak
I share your concerns about the children's safety.
Çocukların güvenliği konusundaki endişelerinizi paylaşıyorum.

More Sentences
Construction
share n. hisse
He sold his shares in the company.
Şirketteki hisselerini sattı.

More Sentences
share n. pay
He's not doing his share of the work in the project.
Projede kendi payına düşeni yapmıyor.

More Sentences
General
share n. pastadaki pay
share n. sehim
share n. hak
share n. istihkak
share n. parça
share n. sermaye payı
share n. behre
share n. kar payı
share n. katılım
share n. üleş
share n. saban demiri
share n. paylaşma
share n. iştirak payı
share v. üleşmek
share v. söylemek
share v. taksim etmek
share v. bölüştürmek
share v. katılmak (bir fikre)
share v. iştirak etmek
share v. hisse almak
share v. pay almak
share v. beraber kullanmak
share v. birlikte deneyimlemek
share v. haberleşmek
share v. temasa geçmek
share v. pay etmek
Trade/Economic
share n. aksiyon
share n. hisse senedi
share n. iştirak hissesi
share n. iştirak payı
share n. katılım payı
share n. katılma payı
share v. bölmek
share v. taksim etmek
Law
share n. ortaklık
Computer
share n. paylaş
share n. bilgisayar ağındaki belirli kullanıcıların erişebildiği dijital içerik
share n. çevrimiçi bir içeriği ağdaki belirli kullanıcılarla paylaşma
share v. (içeriği) paylaşarak belirli kullanıcılara erişim hakkı vermek
share v. bir içeriği yalnız belirli kullanıcılara açmak
share adj. belirli kullanıcılara açılmış (içerik)
share expr. paylaştır
Agriculture
share n. pulluk demiri
share n. saban kulağı
share n. saban uç demiri

Sens de "share" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
time share n. devre mülk
the lion's share n. aslan payı
share of expenses n. masraf paylaşımı
production share n. üretim paylaşımı
mind share n. akıl payı
lion's share n. aslan payı
provisional share n. muvakkat senet
market share n. pazar paylaşımı
share market n. borsa
share point n. paylaşım noktası
time share holiday n. devreli tatil
share proportion n. hisse oranı
share percentage n. hisse oranı
increasing share n. artan pay
experience share n. tecrübe paylaşımı
share transfer n. hisse devri
rightful share n. kul hakkı
income share n. gelir payı
distributive share n. miras payı
wallet share n. cüzdan payı
sold share n. satılan hisse
plot share n. arsa paylaşımı
land share n. arsa paylaşımı
share box n. paylaşım kutusu
(one's) share n. üzerine düşen görev
(one's) share n. üstüne düşen görev
trt share n. trt payı
share house n. pansiyon
time-share n. devremülk
bar-share plow n. tahta kulağı ve metal düz çubuğu olan eski bir tür döner pulluk
job-share n. iş paylaşımı
lion's share n. en büyük pay
flag share n. ganimet olarak verilen paradan amirale düşen pay
flat-share n. paylaşımlı daire
flat-share n. dairede oturanların imkanları ve harcamaları paylaştığı yaşam şekli
share [obsolete] n. kesilip ayrılan bölüm
share [obsolete] n. kesit
share [obsolete] n. pay
share-out n. pay etme
share [obsolete] n. edep yerleri
share [obsolete] n. kasık kemiği
share-out n. bölüştürme
share-out n. üleştirme
share [obsolete] n. kasık bölgesi
share [obsolete] n. hak sahibine ayrılmış arazi parçası
share-out n. paylaştırma
share tasks v. işbölümü yapmak
share out v. bölüşmek
do one's share of a task v. görevini yerine getirmek
share out v. üleştirmek
get one's share v. payını almak
have one's share v. nasibini almak
get a share of the pie v. sebeplenmek
share in v. katılmak
share and share alike v. eşit bir şekilde paylaşmak
take a share in v. katılmak
share the same views v. aynı görüşleri paylaşmak
share out v. pay etmek
share out v. paylaşmak
extend one's market share v. pazar payını genişletmek
share in v. payı olmak
fall to one's share v. payına düşmek
share out v. bölüştürmek
demand one's fair share v. hakkını aramak
have a share in v. payı olmak
do one's full share of work v. üzerine düşeni yapmak
share out v. paylaştırmak
share out v. taksim etmek
have one's share of v. nasibini almak
share one's sorrow v. acısını paylaşmak
share sorrow v. acıyı paylaşmak
do one's fair share of the work v. üzerine düşeni yapmak
share the pain v. acısına ortak olmak
share the pain v. acıya ortak olmak
share the feelings v. duyguları paylaşmak
share the same ambiance v. aynı ortamı paylaşmak
share the same environment v. aynı ortamı paylaşmak
get one's share v. payına düşeni almak
have one's share v. payına düşeni almak
receive one's share v. payına düşeni almak
share one's apartment with v. evini paylaşmak
take one's share v. payına düşeni almak
share one's apartment with v. dairesini paylaşmak
share the load v. yükü hafiflemek
share the same opinion v. aynı görüşü paylaşmak
share idea v. fikir paylaşmak
share one's grief v. acısını paylaşmak
get a share of the cake v. pastadan pay almak
give share out of profit v. kardan pay vermek
pay share v. kardan pay vermek
give someone a share out of profit v. kardan pay vermek
have share v. paya sahip olmak
have a share v. pay almak
have share v. hissesi olmak
purchase share v. hisse satın almak
receive one's share v. payını almak
expand one's market share v. pazar payını genişletmek
transfer one's share v. hissesini devretmek
acquire share v. hisse satın almak
purchase share v. hisse almak
buy share v. hisse almak
take share v. pay kapmak
share similarities v. benzerlikler göstermek
have a market share v. pazar payı almak
get share v. hisse satın almak
transfer one's share v. hisseyi devretmek
take a share v. pay almak
issue share v. hisse senedi çıkarmak
take one's share v. payını almak
get a share v. pay almak
own share v. hisse sahibi olmak
have share v. hisse sahibi olmak
have one's share v. payını almak
buy share v. hisse satın almak
invest in share v. hisse almak
get a market share v. pazar payı almak
invest in share v. hisse satın almak
float share v. hisse senedi çıkarmak
get share v. hisse almak
receive a share v. pay almak
own share v. hissesi olmak
share similarity v. benzerlik göstermek
acquire share v. hisse almak
increase share v. pay artırmak
share one's house v. evini paylaşmak
share the house v. evi paylaşmak
share one's knowledge v. bilgi paylaşmak
transfer share v. hisse devretmek
share the experience v. tecrübeyi paylaşmak
issue share v. hisse çıkarmak
own share v. hisseye sahip olmak
hold share v. hisseye sahip olmak
have share v. hisseye sahip olmak
open to share v. paylaşıma açmak
share information v. bilgi paylaşmak
purchase share v. hisse senedi satın almak
share the same fate v. aynı kaderi paylaşmak
have one’s share v. nasibini almak
get one’s share v. nasibini almak
have a share in a business v. hissedar olmak
share awards v. ödülleri paylaşmak
share the life v. hayatı paylaşmak
have a share v. payı olmak
share in v. pay sahibi olmak
reserve a share v. pay ayırmak
share an idea/opinion v. fikir paylaşmak
share a secret v. sır paylaşmak
share a responsibility v. sorumluluk paylaşmak
allocate a share v. pay ayırmak
share technical information v. teknik bilgi paylaşmak