slaughter - Turc Anglais Dictionnaire

slaughter

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

slaughter — Definition

Signification:
katliam, kesim
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈslɔːtər/ – BrE /ˈslɔːtə/)
Partie du discours:
İsim: slaughter (uncountable); Fiil: slaughter (slaughters – slaughtered – slaughtering)
Synonymes:
massacre
Antonymes:
mercy

Sens de "slaughter" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 30 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
slaughter v. katletmek
Many children were slaughtered in the school shooting.
Okul saldırısında birçok çocuk katledildi.

More Sentences
slaughter n. kıyım
slaughter n. kırım
General
slaughter n. katliam
The massive slaughter could not prevent foot-and-mouth from spreading across England.
Büyük katliam, şap hastalığının İngiltere'ye yayılmasını engelleyemedi.

More Sentences
slaughter n. toplu katliam
The slaughter of innocent civilians is one of the biggest war crimes.
Masum sivillerin toplu katliamı, en büyük savaş suçlarından birini oluşturur.

More Sentences
slaughter n. kesim
The farmers are fattening the livestock up for slaughter.
Çiftçiler hayvanları kesim için besliyor.

More Sentences
slaughter v. bozguna uğratmak
The local team was slaughtered in the last night's match by 6-0.
Yerel takım dün geceki maçta 6-0'lık skorla bozguna uğradı.

More Sentences
slaughter v. kesmek
The animals are required to be tranquillized before being slaughtered.
Hayvanların kesilmeden önce ilaçla sakinleştirilmeleri gerekir.

More Sentences
slaughter v. hayvan kesmek
I have heard that the abattoirs are simply refusing to slaughter animals.
Mezbahaların hayvanları kesmeyi reddettiklerini duydum.

More Sentences
slaughter n. öldürme
slaughter n. boğazlama
slaughter n. kan dökme
slaughter n. mahvetme
slaughter n. katil
slaughter n. kesme (kasaplık hayvanı)
slaughter n. acımadan yıkıp yok etme
slaughter n. tamamen yok oluş
slaughter n. mutlak yenilgi
slaughter v. katliam yapmak
slaughter v. kılıçtan geçirmek
slaughter v. öldürmek
slaughter v. boğazlamak
slaughter v. kesmek (kasaplık hayvanı)
slaughter v. toplu katliam yapmak
slaughter v. mahvetmek
slaughter v. tamamen itibarsızlaştırmak
slaughter v. bütünüyle yok etmek
slaughter v. (tahvilleri) zararına satmak
Geography
slaughter n. louisiana eyaletinde yerleşim yeri
Slang
slaughter v. üzerinde karşı konulmaz bir etki bırakmak

Sens de "slaughter" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 44 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
slaughter house n. mezbaha
General
slaughter house n. salhane
all-out slaughter n. kitlesel kıyım
all-out slaughter n. kitlesel katliam
self-slaughter n. özkıyım
self-slaughter n. intihar
self-slaughter n. kendi hayatına son verme
self-slaughter n. kendi canına kıyma
slaughter [obsolete] n. kişileştirilmiş katliam
vehicular man slaughter v. araba ile adam öldürmek
slaughter a sheep v. koyun kesmek
vehicular man slaughter v. trafikte adam öldürmek
Idioms
like sheep to the slaughter expr. kurbanlık koyun gibi
like a lamb to the slaughter expr. kurbanlık koyun gibi (boyun eğmek)
like a lamb to the slaughter expr. kuzu gibi
like lambs to the slaughter expr. kurbanlık koyun gibi (boyun eğmek)
like lambs to the slaughter expr. kuzu gibi
like pigs to the slaughter expr. kuzu kuzu
like pigs to the slaughter expr. kurbanlık koyun gibi
like sheep to the slaughter expr. kurbanlık koyun gibi
like a lamb being led to (the) slaughter expr. kurbanlık koyun gibi (boyun eğmek)
like a lamb being led to (the) slaughter expr. kuzu gibi
like a lamb to the slaughter expr. kuzu kuzu (yapmak, gitmek)
like lambs to the slaughter expr. kurbanlık koyun gibi (boyun eğmek, yapmak, gitmek)
like a lamb to the slaughter expr. kurbanlık koyun gibi (boyun eğmek, yapmak, gitmek)
like lambs to the slaughter expr. kuzu kuzu (yapmak, gitmek)
like lambs to the slaughter expr. kuzu gibi (yapmak, gitmek)
like a lamb to the slaughter expr. kuzu gibi (yapmak, gitmek)
like a pig to (the) slaughter expr. kurbanlık koyun gibi
like a pig to (the) slaughter expr. kuzu kuzu
like a pig being led to (the) slaughter expr. kurbanlık koyun gibi
like a pig being led to (the) slaughter expr. kuzu kuzu
Trade/Economic
wholesale slaughter n. katliam
Law
voluntary man slaughter n. bilerek adam öldürme
Food Engineering
slaughter house n. kesimhane
slaughter house n. mezbaha
slaughter-free meat n. yapay et
Breeding
calf for slaughter n. kasaplık dana
cattle for slaughter n. kasaplık sığır
slaughter house products n. mezbaha ürünleri
poultry slaughter n. kanatlı hayvan itlafı
mass poultry slaughter n. kanatlı hayvan itlafı
obligatory slaughter n. mecburi kesim
live weight at slaughter n. kesimde canlı ağırlık