strap - Turc Anglais Dictionnaire

strap

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

strap — Definition

Signification:
kayış, bant, bağlamak
Prononciation (IPA):
(AmE /stræp/ – BrE /stræp/)
Partie du discours:
İsim: strap (straps); Fiil: strap (straps – strapped – strapping)
Synonymes:
belt, fasten
Antonymes:
loosen, unfasten

Sens de "strap" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 77 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
strap n. kayış
Jack bought a new set of straps for his bag.
Jack çantası için yeni bir kayış seti aldı.

More Sentences
General
strap n. kemer
Strap yourselves in.
Emniyet kemerlerinizi bağlayın.

More Sentences
strap n. saat kayışı
The watch’s strap feels pretty comfortable and special.
Saatin kayışı oldukça rahat ve özel hissettiriyor.

More Sentences
strap v. bağlamak
John came to the office with bandages strapped to his arm.
John ofise koluna bağlanmış bandajlarla geldi.

More Sentences
strap v. (kemerine vb.) takmak
The stranger had a gun strapped to his belt.
Yabancının kemerine takılı bir silah vardı.

More Sentences
Technical
strap n. kayış
Jack bought a new set of straps for his bag.
Jack çantası için yeni bir kayış seti aldı.

More Sentences
Automotive
strap n. kayış
Jack bought a new set of straps for his bag.
Jack çantası için yeni bir kayış seti aldı.

More Sentences
General
strap n. askı (kadın elbisesini omuza tutturan)
strap n. çember
strap n. tasma
strap n. atkı
strap n. sırım
strap n. bağcık
strap n. kütikül
strap n. cebire
strap n. askı
strap n. kuşak
strap n. kelepçe
strap n. levha
strap n. şerit
strap n. bant
strap n. bağlama çemberi
strap n. sargı
strap n. tespit köprüsü
strap n. çanta kayışı
strap n. kırbaç
strap n. kamçı
strap n. kamçılama
strap n. kırbaçlama
strap n. banknot sarma kağıdı
strap n. kemer kapatmalı ayakkabı
strap n. cırtcırtlı ayakkabı
strap n. bağcıklı ayakkabı
strap n. tokalı ayakkabı
strap v. çemberlemek
strap v. kemerle dövmek
strap v. bantlamak
strap v. kayışla bağlamak
strap v. kayışla bilemek
strap v. kayışlamak
strap v. kıtlık yaratmak
strap v. kıtlığa yol açmak
strap v. (atı) tımarlamak
strap v. (atı) kaşağılamak
Trade/Economic
strap n. strap stratejisi
strap n. strap pozisyonu
strap n. emtia veya tahviller için geçerli üçlü opsiyon
Technical
strap n. bant
strap n. bağlama bileziği
strap n. boyunduruk
strap n. dayak vurma
strap n. çubuk
strap n. ekleme parçası
strap n. flanş
strap n. halka
strap n. kama
strap n. kuşak
strap n. kolan
strap n. sapan
strap n. şerit
strap n. takviye kayışı
strap n. tespit köprüsü
strap n. ustura kayışı
strap v. usturayı kayış ile bilemek
Television
strap n. askı yeri
strap n. askılık
Textile
strap n. bağcık
Automotive
strap n. köprü
Botanic
strap n. taç yaprakta şerit kısım
strap n. (bazı çimenlerde) yaprak
Sport
strap n. sporcu çamaşırı
Art
strap n. (kabartmalı bezeme sanatında kullanılan) şerit/kurdele biçimli kabartma
Music
strap n. askı
Slang
strap n. silah
strap n. tabanca
strap n. otomatik tabanca
British Slang
strap n. silah

Sens de "strap" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
shoulder strap n. hamail
shoulder strap n. apolet
shoulder strap n. kadın giysisinde askı
strap iron n. demir çember
black strap molasses n. son melas
shoulder strap n. askı
neck strap n. boyun askısı
pallet cover restraining strap n. kapak açık tutma tertibatı
ankle strap n. ayakkabı atkısı
packing strap n. paket bandı
packing strap n. paketleme bandı
packing strap n. ambalajlama bandı
bra strap n. sutyen askısı
watch-strap n. kol saati kayışı
strap-on dildo n. belden bağlamalı vibratör
strap-on n. belden bağlamalı vibratör
watch strap n. saat kordonu
luggage strap n. bagaj kayışı
ratchet strap n. spanzet
belly strap n. göbek kayışı
luggage strap n. valiz kayışı
cheek strap n. at yularındaki yanak kayışı
cheek strap n. yanak kayışı
strap game n. kemerle oynanan bir tür oyun
sabot strap n. sandalet tipi ayakkabının ayak kısmına oturan kayış
halter strap n. ayakkabı kayışı
hame strap n. hamutun koşum kayışına bağlı eğri çubuklara takılan deri kayış
breast strap n. (at) göğüslük
breast strap n. (at) göğüs kayışı
breech strap n. arka koşum kayışı
hip strap n. eyer kayışını sabit tutmaya yarayan deri kayışlar
chin strap n. çene kayışı
chin strap n. yular kayışı
choke-strap n. (at) koşum bandı
choke-strap n. boyun bandı
choke-strap n. boyun kayışı
strap [ireland] n. aşüfte
strap head n. kaymalı yatağı destek için kullanılan metal yuva
strap [ireland] n. hayat kadını
strap shoe n. bağcıklı ayakkabı
strap shoe n. tokalı ayakkabı
strap head n. metal mil kovanı yuvası
strap [ireland] n. ahlaksız kadın
strap shoe n. cırtcırtlı ayakkabı
strap [uk] n. kredi
strap head n. şaft kovanı yuvası
strap shoe n. kemer kapatmalı ayakkabı
strap [ireland] n. hafifmeşrep kadın
strap [ireland] n. fahişe
strap something to v. kayışla bağlamak (birşeyi) (bir yere)
strap someone in v. birini kayışla bağlamak
strap someone down v. birini kayışla bağlamak
strap something on v. kayışla bağlamak (bir şeyi)
strap [uk] v. sıkı çalışmak
strap [uk] v. kendini oyalamak
strap [uk] v. kendini meşgul etmek
strap [uk] v. var gücü ile çalışmak
strap [uk] v. gayretle girişmek
strap-shaped adj. şeritsi
strap-shaped adj. zincirimsi
strap-shaped adj. kemere benzer
strap-shaped adj. şerit şeklinde olan
strap-shaped adj. kayışa benzer
strap-shaped adj. kurdeleye benzer
Phrasals
strap in v. birinin/bir şeyin emniyet kemerini bağlamak
strap (someone or something) onto (someone or something) v. (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) üstüne bağlamak
strap (someone or something) onto (someone or something) v. (birini/bir şeyi birine/bir şeye) bağlamak
strap (someone or something) onto (someone or something) v. (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) üstüne takmak
strap (someone) with (something) v. (birinin) sırtına (bir şey) yüklemek
strap (someone or something) with (something) v. (bir şeyi birinin/bir şeyin) üstüne bağlamak
strap (someone or something) with (something) v. (birinin/bir şeyin) üstüne (bir şey) bağlamak
strap in v. birini/bir şeyi sıkıca bağlamak
strap in v. birini/bir şeyi bağlayıp güvenceye almak
strap (someone or something) with (something) v. (birini/bir şeyi) bir şeyle bağlamak
strap (someone or something) with (something) v. (birinin/bir şeyin) etrafına (bir şey) sarmak
strap (someone) with (something) v. (birinin) üstüne (bir şey) yıkmak
strap in v. birini/bir şeyi bağlayıp sabitlemek
strap in v. emniyet kemerini bağlamak/takmak
strap into (something) v. birinin emniyet kemerini bağlamak
strap into (something) v. birini emniyete/sağlama almak
strap into (something) v. emniyet kemerini bağlamak
strap into (something) v. kendini emniyete/sağlama almak
strap something on to someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye bağlamak
strap something on to someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye asmak
strap something on to someone or something v. bir şeyi birine/bir şeye takmak
strap something on v. bir şeyi birine/bir şeye bağlamak
strap something on to someone or something v. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerine kayışla bağlamak
strap something on v. bir şeyi birine/bir şeye asmak
strap something on v. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerine kayışla bağlamak
strap something on v. bir şeyi birine/bir şeye takmak
strap on v. -e asmak
strap someone with someone or something v. birine birini/bir şeyi yük etmek
strap on to v. -e asmak
strap down v. kayışla bağlamak/sabitlemek
strap on v. -e sabitlemek
strap someone with someone or something v. birine birini/bir şeyi ayak bağı etmek
strap up v. silahlanmak
strap on v. -e bağlamak
strap up v. silahlandırmak
strap on v. '-e takmak
strap up v. kayışla bağlamak
Idioms
strap on a pair v. cesaretini toplamak
strap the (old) feedbag on v. yemeğe yumulmak
strap the (old) feedbag on v. yemeye başlamak
strap the (old) feedbag on v. yemeği götürmek
strap the (old) feedbag on v. yemek yemek
strap the (old) feedbag on v. yemeğe gömülmek
flat as a strap [australia] adj. ok gibi hızlı
(as) flat as a strap adj. kafası birçok şeyle meşgul/dolu
(as) flat as a strap adj. çok meşgul
flat-strap [australia] adj. aşırı meşgul
flat-strap [australia] adj. aşırı yoğun
as flat as a strap expr. tam gaz
as flat as a strap [australia] expr. jet gibi hızlı
as flat as a strap expr. aşırı meşgul
flat as a strap expr. tam gaz
flat as a strap [australia] expr. aşırı hızlı
as flat as a strap expr. aşırı yoğun
as flat as a strap [australia] expr. aşırı hızlı
flat as a strap expr. dümdüz
flat as a strap expr. aşırı meşgul
as flat as a strap expr. dümdüz
flat as a strap [australia] expr. jet gibi hızlı
as flat as a strap [australia] expr. ok gibi hızlı
flat as a strap expr. aşırı yoğun
flat strap expr. son hız
flat strap expr. dümdüz
flat strap expr. tam güç
flat strap expr. tam gaz
flat strap expr. hız kesmeden
Technical
mounting strap n. montaj bandı
safety strap n. emniyet kayışı
trace off strap pattern n. izleyici şerit dizini
baggage strap n. bagaj kayışı
attaching strap n. ekleme bandı
mounting strap n. montaj kayışı
retaining strap n. tutma kayışı
strap attachment n. kayış tertibatı
rubber strap n. depo bağlantı kayışı
double but strap n. çift saç parça
load strap tensioner n. yük takviye kayışı gericisi
towing strap n. yedekte çekme bağlama parçası
rubber strap n. bağlantı kayışı
lifting strap n. sapan
support strap n. destek kayışı
fuel tank strap n. depo çemberi
butt strap joints n. ara parça bağlantıları
load securing strap n. yük emniyet kayışı
reinforcing strap n. takviye kayışı
restriction strap n. büzme boyunduruğu