sun. - Turc Anglais Dictionnaire

sun.

Sens de "sun." dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 1 résultat(s)

Anglais Turc
General
sun. abrev. pazar

Sens de "sun." avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
sun n. güneş
(the sun) rise v. güneş doğmak
General
sun spot n. çil
touch of the sun n. güneş çarpması
any of three radiations of heat falling in succession from the sun to the air n. cemre
eclipse of the sun n. güneş tutulması
sun n. gün
the sun side of the picture n. işin güzel tarafı
mock sun n. yalancı güneş
setting sun n. akşam güneşi
sun visor n. güneşlik
midnight sun n. gece yarısı güneşi
sun bath n. güneş banyosu
total eclipse of the sun n. güneş tutulması
sun n. güneş ışığı
midnight sun coast n. gece yarısı güneşi kıyısı
evening sun n. akşam güneşi
midnight sun coast n. gavle'den finlandiya sınırına kadar isveç'in doğu kıyısı
sun flower n. ayçiçeği
sun beam n. güneş ışını
valley of the sun n. güneş vadisi
mean sun n. ortalama güneş
sun tan n. güneş yanığı
sun protector factor n. güneş koruma faktörü
midnight sun n. kuzey ve güneyin uç enlemlerinde yazları güneşin 24 saat görülebilme durumunu ifade eden terim
sun deck n. güneş güvertesi
place in the sun n. iyi durum
sun visor n. parasol
sun n. yıl (şiir)
touch of the sun n. güneşe fazla maruz kalmaktan kaynaklanan hastalık ve halsizlik hissi
sun protector factor n. güneş yağları ve kremlerinin etkinliği göstergesi
sun ray n. güneş ışını
sun n. güneş
sun exposure n. güneşe maruz kalma
sun deck n. güneşlenme güvertesi
sun dried tomatoes n. güneşte kurutulmuş domatesler
sun radiation n. güneş ışınımı
sun parlour n. solaryum
sun parlor n. solaryum
sun lounge n. solaryum
sun porch n. solaryum
sun-shield n. güneşlik
sun exposure n. güneş etkisi
sun bleaching n. güneş beyazlatması
sun parlor n. güneşlenme salonu
sun parlour n. güneşlenme salonu
sun terrace n. güneşlenme terası
sun bleaching n. güneş ağartması
sun cracking n. güneş çatlağı
sun gear n. güneş dişlisi
sun effect n. güneş etkisi
sun-bleached blonde hair n. güneş etkisiyle sarı olmuş saç
sun exposure n. güneşe maruz olma
sun glasses n. güneş gözlüğü
sun parior n. güneş salonu
sun parior n. solaryum
sun porch n. güneşlenme salonu
sun lounge n. güneşlenme salonu
the rotation of the earth around the sun n. dünyanın güneş etrafındaki dönüşü
sun and earth n. güneş ve dünya
sun disk n. güneş kursu
sun sign n. burç
sun sign n. güneş burcu
sun goddess n. güneş tanrıçası
sun-tanning n. güneş yanması
midnight sun n. geceyarısı güneşi
setting of the sun n. güneşin batması
descent of the sun below the western horizon n. güneşin batması
setting of the sun n. güneş batması
descent of the sun below the western horizon n. güneş batması
burning sun n. yakıcı güneş
desert sun n. çöl güneşi
sun parlor n. cam ev
sun lounge n. cam oda
sun lounge n. cam ev
sun parlour n. cam oda
sun parlor n. cam oda
sun porch n. cam oda
sun parlour n. cam ev
sun porch n. cam ev
the setting sun n. batan güneş
a passion like the burning of the sun n. hiç bitmeyen büyük bir tutku
sun dance n. güneş dansı
rising sun n. doğan güneş
sun lotion n. güneş losyonu
after sun lotion n. güneş sonrası losyon
sun cream n. güneş kremi
sun goddess n. güneş tanrısı
sun god n. güneş tanrısı
dark sun-glasses n. siyah güneş gözlüğü
dark sun-glasses n. koyu güneş gözlüğü
sun hat n. güneş şapkası
noon sun n. öğlen güneşi
midday sun n. öğlen güneşi
disk of the sun n. güneş diski
sun disk n. güneş diski
the nearest planet to the sun n. güneşe en yakın gezegen
the closest planet to the sun n. güneşe en yakın gezegen
son of the sun n. güneşin oğlu
the empire on which the sun never sets n. güneş batmayan krallık
sun shower n. çakal yağmuru
sun shower n. güneş varken yağan yağmur
sun catcher n. güneş kapanı
sun lounger n. şezlong
winter sun n. kış güneşi
shadow of the sun n. güneşin gölgesi
sun sparkle n. güneş ışıltısı
sun temple n. güneş tapınağı
the empire on which the sun never sets n. üzerinde güneş batmayan imparatorluk
sun-burner n. kamu binalarında kullanılan bir tür havalandırma ve aydınlatma tertibatı
sun n. ihtişam
sun n. güneşin sıcaklığı
sun n. görkem
sun n. ışıl ışıl parlayan şey
sun-ray lamp n. cıva buharlı lamba
sun picture n. fotoğraf
sun umbrella n. güneş şemsiyesi
sun n. iklim
sun n. güneşe benzeyen şey
sun n. gündoğumu ve batımı
sun n. güneş-tanrı
sun n. güneş benzeri nesne
sun n. güneş biçimli hanedan tasviri
sun-god n. güneş-tanrı inancında ilah
sun n. (kısaca) pazar
sun v. güneşe sermek
make hay while the sun shines v. fırsattan istifade etmek
sun v. güneşlendirmek
sun v. güneşletmek
sun oneself v. güneşlenmek
sun v. güneşte bırakmak
sun v. güneşlenmek
expose to the sun v. güneşte bırakmak
(sun) to descend v. (güneş) batmak
(the sun) drop v. güneş batmak
(the sun) climb v. güneş doğmak
(the sun) set v. güneş batmak
(the sun) go down v. güneş batmak
(the sun) come up v. güneş doğmak
(the sun) rise v. güneş yükselmek
(the sun) climb v. güneş yükselmek
(the sun) sink v. güneş batmak
(the sun) come up v. güneş yükselmek
make hay while the sun shines v. yağmur yağarken küpünü doldurmak
sun-dry v. güneşte kurutmak
look at the sun with bare eyes v. güneşe çıplak gözle bakmak
lay in the sun v. güneşte uzanmak
tan in the sun v. güneşte bronzlaşmak
tan in the sun v. güneşlenmek
sun v. güneşte kalmak