sustaining - Turc Anglais Dictionnaire

sustaining

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "sustaining" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 10 résultat(s)

Anglais Turc
General
sustaining n. tutma
sustaining adj. dehşet verici
sustaining adj. besleyici
sustaining adj. sürdüren
sustaining adj. sürdürücü
sustaining adj. destekleyen
sustaining adj. ayakta tutan
sustaining adj. idame ettiren
Media
sustaining adj. (tv veya radyoda) ara program olup masrafları kanal tarafından karşılanan
sustaining adj. ara programa ayrılmış (süre aralığı)

Sens de "sustaining" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 32 résultat(s)

Anglais Turc
General
sustaining wall n. istinat duvarı
sustaining pedal n. yastık pedalı
sustaining pedal n. sağ pedal
life-sustaining equipment n. yaşamsal ekipmanlar
self-sustaining adj. kendi kendine devam eden
self-sustaining adj. kendini idame ettiren
self-sustaining adj. kendi kendini geçindiren
self-sustaining adj. kendi kendine devam eden
life-sustaining adj. yaşamsal
life-sustaining adj. hayati
self-sustaining adj. kendi kendine yeten
Trade/Economic
sustaining engineering n. sürekli mühendislik (hizmeti)
sustaining capital n. sürdürülebilir sermaye
Law
sustaining damage n. zarara duçar olma
Media
sustaining program n. yayın programı
sustaining program n. masrafları kanal tarafından karşılanan ara program
sustaining show n. masrafları kanal tarafından karşılanan ara program
Electric
charge sustaining n. korunan şarj
Construction
sustaining wall n. dayanak duvarı
sustaining wall n. payanda duvarı
Automotive
charge sustaining mode n. şarj besleme modu
charge sustaining hybrid n. şarj beslemeli hibrid
Transportation
non-self-sustaining containership n. gemilere yükleri yüklemek veya boşaltmak için dahili vinci olmayan, liman vinci veya harici vinç hizmeti gerektiren türden konteyner
Marine
self-sustaining containership n. otomatik konteyner gemisi
self-sustaining containership n. yükleri kendisi indirip bindirebilen bir konteyner gemisi türü
Military
sustaining power n. dayanma kudreti
sustaining power n. karşı koyma kudreti
sustaining stocks n. (operasyonların yürütülmesinde) tedarik amaçlı stoklar
self-sustaining adj. kendini idame ettirme imkan ve kabiliyetine sahip
Music
sustaining pedal n. yastık pedalı
sustaining pedal n. sağ pedal
sustaining pedal n. (piyanoda) ses kısmaya yarayan araçları tellerin üzerinden kaldırarak tellerin titreşmeye devamını sağlayan pedal