tan - Turc Anglais Dictionnaire

tan

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tan — Definition

Signification:
bronzlaşmak, bronzluk
Prononciation (IPA):
(AmE /tæn/ – BrE /tæn/)
Partie du discours:
İsim: tan (tans); Fiil: tan (tans – tanned – tanning)
Synonymes:
suntan
Antonymes:
pallor

Sens de "tan" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 42 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
tan n. taba rengi
The colour of the guitar strings was tan.
Gitar tellerinin rengi taba rengiydi.

More Sentences
tan v. (deriyi) tabaklamak
The old man used to tan hides for making shoes.
Yaşlı adam ayakkabı yapmak için derileri tabaklıyordu.

More Sentences
tan v. bronzlaştırmak (cildi)
General
tan n. bronzlaşma (ciltte)
She has a fake tan.
Sahte bir bronzluğu var.

More Sentences
tan n. yanık ten
I cannot believe you used to be blonde and tanned.
Eskiden sarışın ve yanık tenli olduğuna inanamıyorum.

More Sentences
tan n. açık kahverengi
He was wearing tan shoes under the suit.
Takım elbisenin altına açık kahverengi ayakkabılar giymişti.

More Sentences
tan n. bronzluk
I will definitely get a proper tan this summer.
Bu yaz kesinlikle düzgün bir bronzluğa kavuşacağım.

More Sentences
tan v. bronzlaşmak (cilt güneşte)
I recommend you use a lotion for proper tanning.
Doğru şekilde bronzlaşmak için losyon kullanmanızı öneririm.

More Sentences
tan adj. bronzlaşmış
John came with a tan skin.
John bronzlaşmış bir ciltle geldi.

More Sentences
tan adj. açık kahverengi
He was wearing tan shoes under the suit.
Takım elbisenin altına açık kahverengi ayakkabılar giymişti.

More Sentences
Computer
tan n. ten rengi
Tom was wearing baggy tan pants.
Tom bol, ten rengi bir pantolon giyiyordu.

More Sentences
General
tan n. sepileme
tan n. sarımsı kahverengi
tan n. tabaklama
tan n. tanen
tan n. tabakhane
tan n. bronzlaşmış cilt
tan n. güneş yanığı
tan n. esmer
tan n. somon
tan n. güneşte yanmış ten rengi
tan n. mazı tozu
tan n. meşe kabuğu
tan n. sarıya çalan kahverengi
tan n. tanenden elde edilen solüsyon
tan v. esmerleşmek
tan v. karartmak (cildi)
tan v. güneşlenmek
tan v. güneşte yanmak
tan v. kamçılamak
tan v. okşamak
tan v. yanmak (güneşte)
tan v. dövmek
tan v. sepilemek
tan v. bronzlaşmak
tan v. pataklamak
tan adj. tabaklamada kullanılan
tan adj. sarıya çalan (kahverengi)
Technical
tan v. sepilemek
tan v. tabaklamak
Marine
tan v. kararmak (cilt güneşte)
Tobacco
tan n. burley tütünleri için taba rengi

Sens de "tan" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 9 résultat(s)

Turc Anglais
General
tan twilight n.
tan dayspring n.
tan sunglow n.
tan dawn n.
tan aurora n.
tan daybreak n.
tan daylight n.
Archaic
tan gloam n.
British Slang
tan the crack of sparrow's fart expr.

Sens de "tan" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 76 résultat(s)

Anglais Turc
General
sun tan n. güneş yanığı
tan-pit n. tabakhane
tan skin n. yanık ten
tan line n. (özellikle vücudun bronzlaşmayan kısımlarına ait) bikini/mayo izi
tan spud n. ağaç kabuklarını kazımak için kullanılan spatula
tan pickle n. deri tabakalama işlemine kullanılan bir çözelti
tan stove n. ağaç kabuğu yakılan soba
tan vat n. tabakalanacak derilerin çözeltiye batırıldığı fıçı
get a heavy tan v. arap gibi olmak
tan somebody's hide v. kemiklerini kırmak
tan somebody's hide v. pataklamak
tan somebody's hide v. marizlemek
tan somebody's hide v. komalık etmek
tan someone's hide v. birini pataklamak
tan someone's hide v. birine dayak atmak
tan somebody's hide v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
get a tan v. bronzlaşmak
tan in the sun v. güneşte bronzlaşmak
tan in the sun v. güneşlenmek
black-and-tan adj. hem beyaz hem siyahilerin uğrak yeri olan
Colloquial
black-and-tan n. hem beyaz hem siyahilerin gittiği gece kulübü
Idioms
farmer's tan n. amele yanığı
tan someone's hide v. dövmek
tan one's hide v. evire çevire dövmek
tan someone's hide v. birini pataklamak
tan someone's hide v. birini cezalandırmak
tan someone's hide v. birine dersini vermek
catch a tan v. (güneşte) yanmak
catch a tan v. güneşin altında yatmak
catch a tan v. bronzlaşmak
tan hide v. pataklamak
tan hide v. dersini vermek
tan hide v. evire çevire dövmek
tan hide v. marizlemek
tan hide v. komalık etmek
tan hide v. dövmek
tan hide v. dayak atmak
tan hide v. kemiklerini kırmak
Politics
black and tan n. (eskiden abd'de) cumhuriyetçi partide beyaz ve siyahilerin orantılı temsilini gözeten üye
black-and-tan adj. siyasette beyaz ve siyahilerin orantılı temsilini gözeten
Dyeing
toast tan n. açık bir kahverengi tonu
turf tan n. açık kahverengi
tuscan tan n. turuncuya çalan bir açık kahverengi tonu
trotteur tan n. bir kahverengi tonu
ascot tan n. grimsi bir kahverengi tonu
beach tan n. grimsi bir kahverengi tonu
Dermatology
perma-tan n. kalıcı bronzluk
Gastronomy
black and tan n. bir tür bira kokteyli
Zoology
black and tan coonhound n. bir amerikan av köpeği ırkı
black-and-tan coonhound n. bir amerikan av köpeği ırkı
black and tan n. siyah renkte olup vücudunun bazı bölümleri açık kahverengi olan köpek
black-and-tan terrier n. ingiltere'de geliştirilmiş, siyah ve açık kahverengi kürklü, kısa tüylü bir teriyer ırkı
black-and-tan terrier n. ilk olarak manchester'da sıçan yakalayabilmek için geliştirilmiş, siyah-taba rengi olan kısa tüylü bir teriyer ırkı
black-and-tan terrier n. manchester teriyer köpeği
black-and-tan adj. (köpek) siyah renkte olup vücudunun bazı bölümleri açık kahverengi olan
Botanic
tan oak (lithocarpus densiflorus) n. kaliforniya ve oregon'da yetişen bir meşe
Tobacco
green tan n. yeşil taba rengi
greenish tan n. yeşilimsi taba
Geography
tan-tung n. çin'in kuzeydoğusunda yalu nehri'nin ağzına yakın bir şehir olan dandong'un eski ismi
Military
tan alt n. gölge faktörü
black and tan n. irlanda cumhuriyetçi isyanını bastırmak için ingiltere'den gönderilen bir milis birliği üyesi
Card
fan tan n. üç ila yedi kişi tarafından oynanan bir kart oyunu
fan tan n. üç ila yedi kişi tarafından oynanan bir kart oyunu
fan-tan n. üç ila yedi kişi tarafından oynanan bir kart oyunu
Wagering
fan-tan n. çin'de oynanan bir kumar oyunu
fan tan n. çin'de oynanan bir kumar oyunu
Slang
golfer's tan n. amele yanığı
tennis tan n. amele yanığı
farmer's tan n. amele yanığı
sailor's tan n. amele yanığı
tan someone's hide v. yumruk manyağı etmek
tan someone's hide v. sopa çekmek
tan someone's hide v. bir güzel dövmek
tan someone's hide v. sopalamak
tan someone's hide v. pataklamak
Star Wars
tan-tek's roast-basted bantha ribs n. tan-tek'in kızarmış yağlı bantha kaburgaları