timeless - Turc Anglais Dictionnaire

timeless

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

timeless — Definition

Signification:
zamansız, eskimeyen
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈtaɪmləs/ – BrE /ˈtaɪmləs/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
eternal, classic
Antonymes:
dated, transient

Sens de "timeless" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 19 résultat(s)

Anglais Turc
General
timeless adj. ebedi
The timeless universe has been expanding since Big Bang.
Ebedi evren Büyük Patlamadan beri genişliyor.

More Sentences
timeless adj. zamandan bağımsız
These cars have a timeless elegance.
Bu arabaların zamandan bağımsız bir şıklığı var.

More Sentences
timeless adj. sonsuz
timeless adj. hiç bitmeyen
timeless adj. belirli bir çağa ait olmayan
timeless adj. nihayetsiz
timeless adj. değişmeyen
timeless adj. belirli bir zamana ait olmayan
timeless adj. zamandan münezzeh
timeless adj. zaman üstü
timeless adj. yaşlanmayan
timeless adj. eskimeyen
timeless adj. zamansız
Linguistics
timeless adj. geniş
Archaic
timeless adj. erken
timeless adj. prematüre
timeless adj. zamanından önce
timeless adv. zamandan münezzeh bir şekilde
timeless adv. değişmeden

Sens de "timeless" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 4 résultat(s)

Anglais Turc
General
timeless songs n. eskimeyen şarkılar
Religious
timeless existence n. ahiret
timeless existence n. ebediyet
timeless existence n. zamanın ötesinde olma