two - Turc Anglais Dictionnaire

two

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "two" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 19 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
two n. iki
The relative weight of the two Libyan points of view naturally depends upon Colonel Gadaffi's ambitions.
Libya'nın iki bakış açısının göreceli ağırlığı doğal olarak Albay Gadaffi'nin hırslarına bağlıdır.

More Sentences
General
two n. 2
Two million of these are blood cells.
Bunların 2 milyonu kan hücreleridir.

More Sentences
two n. saat 2
I am afraid your watch is two minutes slow.
Korkarım ki saatin 2 dakika geri.

More Sentences
two adj. iki adet
In addition, during the debate, we added two so-called 'safety nets'.
Buna ek olarak, tartışma sırasında iki adet 'güvenlik ağı' ekledik.

More Sentences
two adj. iki tane
I am referring to the double hull, which consists of two layers of steel, with containers divided into two tanks.
Konteynerlerin iki tanka bölündüğü, iki kat çelikten oluşan çift gövdeye atıfta bulunuyorum.

More Sentences
two pron. (bir şeylerin, birilerinin) ikisi
I think two of these are extremely relevant.
Bunlardan ikisinin son derece önemli olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
Technical
two n. iki
The relative weight of the two Libyan points of view naturally depends upon Colonel Gadaffi's ambitions.
Libya'nın iki bakış açısının göreceli ağırlığı doğal olarak Albay Gadaffi'nin hırslarına bağlıdır.

More Sentences
Card
two n. ikili
After the divorce, the two moved on their life.
Boşanmanın ardından ikili hayatlarına devam etti.

More Sentences
General
two n. iskambilde ikili
two n. iki rakamı
two n. ikili grup
two n. serinin ikinci elemanı
two n. iki yarısından birinde iki benek olan domino taşı
two n. iki gelen zar
two adj. çift,iki
Trade/Economic
two n. iki dolarlık banknot
Textile
two n. iki beden giysi
two n. iki numara ayakkabı
Ottoman Turkish
two adj. koşa

Sens de "two" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
two-faced adj. iki yüzlü
General
twenty two n. yirmi iki
two thirds n. üçte iki
logarithm to the base two n. iki tabanına göre logaritma
two inseparable chums n. çifte kumrular
bicycle built for two n. iki kişilik bisiklet
two dozen n. iki düzine
two facedness n. riya
the lesser of two evils n. ehvenişer
two dimensional model n. iki boyutlu model
two winged insects n. iki kanatlı böcek
two wing flying fish n. iki kanatlı uçan balık
two party system n. iki partili sistem
two dimensionality n. iki boyutluluk
two weeks n. iki hafta
a word or two n. iki çift laf
a word or two n. iki çift söz
two headed snake n. çift başlı yılan
two step n. iki adım
a matter of two dollars n. iki dolar meselesi
two facedness n. iki yüzlülük
two piece suit n. iki parçalı elbise
the last two n. son ve sondan önceki
the father of two children n. iki çocuk babası
the father of two n. iki çocuk babası
two pages n. iki sayfa
two colors n. iki renk
a combination of the two n. ikisi arası
a mixture of the two n. ikisi arası
(someone/something) which is a blend of the two n. ikisinin ortası
a blend of the two n. ikisi ortası
a blend of the two n. ikisinin ortası
(someone/something) which is a blend of the two n. ikisi ortası
rowboat with two pairs of oars n. iki çifteli
rowboat with two pairs of oars n. iki çifte kayık
family with two children n. iki çocuklu aile
two equal pieces n. iki eşit parça
two equal parts n. iki eşit parça
a two-and-a-half lira coin n. iki buçukluk
two-child family n. iki çocuklu aile
two-facedness n. iki yüzlülük
thirty-two n. otuziki
two-piece n. bikini
two-way radio n. alıcı verici
two-facedness n. ikiyüzlülük
two-piece suit n. döpiyes
two-piece dress n. döpiyes
two-seater n. iki kişilik uçak
two-seater n. iki kişilik araba
two-horse race n. iki başlı yarış
two-roomed house n. iki odalı ev
two-way communication n. ikili iletişim
two-edged sword n. acem kılıcı
two-way communication n. çift yönlü iletişim
two-timer n. ihanet eden
two-by-four n. iki birim kalınlığında tahta
two-horse race n. sadece iki kişi arasında geçen mücadele
two-star petrol n. normal benzin
two-chamber system n. çift meclis sistemi
one-two n. verkaç
two-horse race n. iki başlı mücadele
two-piece n. döpiyes
two-family house n. iki ailelik ev
two-family house n. iki daireli ev
two millions n. iki milyon
two pairs n. dö per
two pairs n. iki çift
two-timer n. ikiyüzlü
two-layered bus n. çift katlı otobüs
two-layered bus n. iki katlı otobüs
two year experience n. iki yıllık deneyim
two out of five n. beşte ikisi
two pieces n. iki tane
last two years n. son iki yıl
two and a half n. iki buçuk
thirty two n. otuz iki
forty two n. kırk iki
twenty two n. 22
thirty two n. 32
forty two n. 42
fifty two n. 52
fifty two n. elli iki
sixty two n. altmış iki
sixty two n. 62
seventy two n. 72
seventy two n. yetmiş iki
eighty two n. 82
eighty two n. seksen iki
ninety two n. doksan iki
ninety two n. 92
two consecutive years n. iki sene üst üste
two hundred and fifty n. 250
two hundred and fifty thousand n. iki yüz elli bin
two hundred fifty thousand n. iki yüz elli bin
two hundred fifty n. 250
two-hour application n. 2 saatlik uygulama
two-hour application n. iki saatlik uygulama
two-faced person n. iki yüzlü kimse
two for each n. ikişer adet
two-seater n. iki kişilik taşıt
two hundred billion n. iki yüz milyar
only two hundred dollars n. sadece iki yüz dolar
two lines n. iki hat
two lines n. iki çizgi
two lines n. iki sıra
two lines n. iki satır
two third of the population n. nüfusun üçte ikisi
two types n. iki tip
two types n. iki tür
two types n. 2 tür/tip
two-week american vacation n. iki haftalık amerika tatili
the train on platform two n. iki numaralı perondaki tren
two-year license n. iki yıllık lisans
two-year license n. 2 yıllık lisans
two decades n. yirmi yıl
two hole paper perforator n. iki delikli delgi makinesi
two hole paper perforator n. iki delikli zımba makinesi
two of a kind n. tıpatıp
two of a kind n. benzer
number two n. iki numara
goody-two-shoes n. iyi/tatlı kimse
two thousand five hundred eleven n. iki bin beş yüz on bir
a two-person job n. iki kişilik bir iş
two tier cake n. iki katlı pasta
two-alarm apartment blaze n. alarm iki seviyesindeki daire yangını
two-grain spelt n. hayvan yemi olarak da kullanılan bir cins buğday
two-column layout n. her sayfayı çift sütun olarak düzenleme
two-year experience n. 2 yıllık deneyim
two-year experience n. 2 yıllık tecrübe
two-year experience n. iki yıllık tecrübe
two-year experience n. iki yıllık deneyim
two-slice toaster n. iki dilimli ekmek kızartma makinesi
two-slice toaster n. ikili ekmek kızartma makinesi
first two decades of the eighth century n. sekizinci yüzyılın ilk yirmi yılı
two-bedroom suite n. iki yatak odalı süit
two finger salute n. iki parmakla selam
two extra mags n. fazladan iki şarjör
two cups of tea n. iki fincan çay
a two-rakat prayer n. iki rekat namaz
two-for-one deal n. bir alana bir bedava
two-story house n. iki katlı ev
two-storey house n. iki katlı ev
two babies n. 2 bebek
two babies n. iki bebek
two cups n. iki kap
two vessels n. iki kap
two plates of food n. iki tabak yemek
two sides of the same coin n. aynı paranın iki yüzü
two faces of the same coin n. aynı paranın iki yüzü
two-up n. çift-para atma oyunu