vigilant - Turc Anglais Dictionnaire

vigilant

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

vigilant — Definition

Signification:
uyanık, tetikte
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈvɪdʒɪlənt/ – BrE /ˈvɪdʒɪlənt/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
alert, watchful
Antonymes:
careless, oblivious

Sens de "vigilant" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 13 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
vigilant adj. uyanık
Our citizens expect and are entitled to a vigilant and positive response.
Vatandaşlarımız uyanık ve olumlu bir yanıt beklemekte ve buna hak kazanmaktadır.

More Sentences
vigilant adj. açıkgöz
General
vigilant adj. dikkatli
People who have cancer should be extra vigilant about what they eat or drink.
Kanser hastası olan kişiler yedikleri ve içtikleri konusunda daha dikkatli olmalıdır.

More Sentences
vigilant adj. ihtiyatlı
We must therefore maintain a constructive and vigilant attitude for the future.
Bu nedenle gelecek için yapıcı ve ihtiyatlı bir tutum sergilemeliyiz.

More Sentences
vigilant adj. tedbirli
We'll continue to be vigilant.
Biz tedbirli olmaya devam edeceğiz.

More Sentences
vigilant adj. tetikte olan
We need to remain vigilant so that the relatively good human rights situation in the EU does not deteriorate.
AB'deki nispeten iyi insan hakları durumunun bozulmaması için tetikte olmamız gerekmektedir.

More Sentences
vigilant adj. uyanık
Our citizens expect and are entitled to a vigilant and positive response.
Vatandaşlarımız uyanık ve olumlu bir yanıt beklemekte ve buna hak kazanmaktadır.

More Sentences
vigilant adj. açıkgöz
vigilant adj. tetik
vigilant adj. tetikte
vigilant adj. uyumayan
vigilant adj. müteyakkız
vigilant adj. zinde

Sens de "vigilant" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Anglais Turc
General
ever-vigilant adj. daima tetikte
ever-vigilant adj. daima uyanık/ihtiyatlı