vindicates - Turc Anglais Dictionnaire

vindicates

vindicates — Definition

Signification:
aklamak, haklı çıkarmak
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈvɪndɪkeɪt/ – BrE /ˈvɪndɪkeɪt/)
Partie du discours:
Fiil: vindicate (vindicates – vindicated – vindicating)
Synonymes:
exonerate, justify
Antonymes:
incriminate, condemn

Sens de "vindicates" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 19 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
vindicate v. doğruluğunu kanıtlamak
The latest test results vindicate the propriety of the step the surgeon took.
En son test sonuçları, cerrahın attığı adımın doğruluğunu kanıtlamaktadır.

More Sentences
vindicate v. aklamak
Sami wanted to vindicate himself.
Sami kendini aklamak istiyordu.

More Sentences
General
vindicate v. haklı çıkarmak
I feel vindicated by the ruling.
Kararın beni haklı çıkardığını hissediyorum.

More Sentences
vindicate v. temize çıkarmak
Ben was unwavering in vindicating his late brother's reputation.
Ben, genç kardeşinin itibarını temize çıkarma konusunda kararlıydı.

More Sentences
Law
vindicate v. aklamak
Sami wanted to vindicate himself.
Sami kendini aklamak istiyordu.

More Sentences
General
vindicate v. hıncını almak
vindicate v. hakkını korumak
vindicate v. korumak
vindicate v. savunmak
vindicate v. kanıtlamak
vindicate v. intikamını almak
vindicate v. (bir şeyin) değerini kanıtlamak
vindicate v. (bir şeyin) geçerliliğini kanıtlamak
vindicate v. (bir şeyi) gerekçelendirmek
vindicate v. sav veya kanıt ile desteklemek
vindicate v. delille haklı çıkarmak
vindicate v. kendi veya bir başkası için talepte bulunmak
vindicate v. serbest bırakmak
Law
vindicate v. mülkiyet hakkı kazanmak

Sens de "vindicates" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 13 résultat(s)

Anglais Turc
General
vindicate oneself v. suçsuzluğunu ispat etmek
Phrasals
vindicate (someone or oneself) of (something) v. (birinin/kendinin bir şeyde) suçsuz olduğunu ispat etmek
vindicate someone of something v. birini bir şeyden aklamak
vindicate someone of something v. birinin bir şeyde suçsuz olduğunu kanıtlamak
vindicate (someone or oneself) of (something) v. (birini/kendini bir şeyden) temize çıkarmak
vindicate someone of something v. birinin suçsuz olduğunu ispat etmek
vindicate (someone or oneself) of (something) v. (birini/kendini bir şeyden) aklamak
vindicate (someone or oneself) of (something) v. (birinin/kendinin bir şeyde) suçsuz olduğunu kanıtlamak
vindicate someone of something v. birini bir şeyden temize çıkarmak
vindicate of v. '-de suçsuz olduğunu ispat etmek
vindicate of v. '-de suçsuz olduğunu kanıtlamak
vindicate of v. '-den temize çıkarmak
vindicate of v. -den aklamak