vivid - Turc Anglais Dictionnaire

vivid

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

vivid — Definition

Signification:
canlı, berrak
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈvɪvɪd/ – BrE /ˈvɪvɪd/)
Partie du discours:
Sıfat
Synonymes:
bright, graphic
Antonymes:
dull, vague

Sens de "vivid" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 17 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
vivid adj. canlı
She had vivid memories of her childhood.
Çocukluğuna dair canlı hatıraları vardı.

More Sentences
General
vivid adj. parlak
They sat and watched the changing vivid colours of the sunset.
Oturdular ve gün batımının değişen parlak renklerini izlediler.

More Sentences
vivid adj. canlı
She had vivid memories of her childhood.
Çocukluğuna dair canlı hatıraları vardı.

More Sentences
vivid adj. geniş
He has a very vivid imagination.
Çok geniş bir hayal gücü var.

More Sentences
Computer
vivid adj. canlı
She had vivid memories of her childhood.
Çocukluğuna dair canlı hatıraları vardı.

More Sentences
General
vivid adj. hayat dolu
vivid adj. berrak
vivid adj. etkili
vivid adj. kuvvetli
vivid adj. güçlü
vivid adj. (ışık/renk) parlak
vivid adj. kuvvetli
vivid adj. açık
vivid adj. ayrıntılı
Technical
vivid n. keskin
vivid adj. çok parlak
vivid adj. göz alıcı

Sens de "vivid" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 10 résultat(s)

Anglais Turc
General
vivid city n. canlı şehir
vivid city n. hareketli şehir
have a vivid imagination v. hayal gücü geniş olmak
stand in vivid contrast v. keskin bir tezat teşkil etmek
in vivid detail adv. ayrıntıyla
Technical
vivid color n. canlı renk
vivid color n. parlak renk
Computer
vivid graph n. canlı resim
vivid colors n. canlı renkler
vivid mode n. canlı mod