offend - İngilizce Türkçe Cümleler
Örnek cümleler çeşitli kaynaklardan derlenerek hazırlanmıştır ve her ne kadar editör kontrolünden geçmiş olsa da bazı gözden kaçmalar olabilir. Cümleler kesinlikle, Tureng.com'un ideolojisini ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Sizi rahatsız eden siyasal, sosyal ve hassas içeriğe sahip cümleleri lütfen bize bildiriniz.

İngilizceTürkçe
offendsuç işlemekv.
  • The police have little doubt that the gang will offend again.
  • Polisin, çetenin tekrar suç işleyeceğinden pek şüphesi yok.
Show More (-2)
offendrahatsız etmekv.
  • Do nothing to offend the visitors.
  • Ziyaretçileri rahatsız edecek bir şey yapmayın.
  • Their natural good humor can produce jokes that offend others unintentionally.
  • Doğal iyi mizahları, istemeden başkalarını rahatsız eden şakalar üretebilir.
  • I didn't mean to offend anyone.
  • Kimseyi rahatsız etmek istemedim.
Show More (4)
offendağırına gitmekv.
  • She was offended by his coarse jokes.
  • Onun edepsiz şakaları ağırına gitmişti.
Show More (-2)
offendrencide etmekv.
  • I am assuming that this will be the last time you offend a Member in this way.
  • Bunun bir Üyeyi bu şekilde son kez rencide edişiniz olacağını varsayıyorum.
  • That is presumptuous and offends the customs and practices of other countries.
  • Bu küstahlıktır ve diğer ülkelerin gelenek ve uygulamalarını rencide eder.
  • I've offended you.
  • Sizi rencide ettim.
Show More (6)
offendkırmakv.
  • What can I do without offending anyone?
  • Kimseyi kırmadan ne yapabilirim?
  • Most often, people do not want to offend you.
  • Çoğu zaman insanlar sizi kırmak istemezler.
  • I hope that didn't offend you.
  • Umarım seni kırmamışımdır.
Show More (43)
offendgücendirmekv.
  • Tom apologized for having offended Mary.
  • Tom, Mary'yi gücendirdiğinden dolayı özür diledi.
  • It seems I've offended you.
  • Görünüşe göre seni gücendirdim.
  • I've offended you.
  • Seni gücendirdim.
Show More (17)
offendincitmekv.
  • I never had any reason to offend Tom.
  • Tom'u incitmek için herhangi bir nedenim yoktu.
  • She didn't mean to offend anyone with her remark.
  • Sözleriyle kimseyi incitmek istememişti.
  • Don't offend anyone!
  • Kimseyi incitmeyin!
Show More (3)
offendküstürmekv.
  • You offended everybody.
  • Sen herkesi küstürdün.
Show More (-2)
offendkızdırmakv.
  • Have I done something to offend you?
  • Seni kızdıracak bir şey yaptım mı?
  • Tom is so naive that his gauche manners can hardly offend anyone.
  • Tom öyle saf biri ki dangalakça hareketleri kolay kolay kimseyi kızdırmaz.
Show More (-1)