Deadlock - Türkçe İngilizce Sözlük

Deadlock

"Deadlock" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
deadlock i. tıkanıklık
deadlock i. çıkmaz
deadlock i. kördüğüm
deadlock i. durgunluk
deadlock i. çözümsüzlük
deadlock i. sürmeli kilit
deadlock i. hareketin tamamen durması
deadlock i. karşılıklı kilitlenme
deadlock i. kilitlenme
deadlock i. açmaz
deadlock i. sürme dilli kilit
deadlock i. sürgü kilit
deadlock i. çözümlenemeyen anlaşmazlık
deadlock i. hücre hapsinde kullanılan maksimum güvenlikli oda
deadlock f. çıkmaza sokmak
deadlock f. tıkanmak
deadlock f. çıkmaza girmek
deadlock f. yerinde saymak
deadlock N. tıkanma
Deyim
deadlock f. çıkmaza girmek
deadlock f. tamamen durmak
Teknik
deadlock i. kaynak bekleme
Bilgisayar
deadlock i. ölükilit
Telekom
deadlock i. kilitlenme
Demiryolu
deadlock i. demiryolu makasında ray kilitleme aygıtı
Askeri
deadlock i. kilitlenme

"Deadlock" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
deadlock [us] i. (müsabakada) beraberlik puanı
come to a deadlock f. çıkmaza girmek
come to a deadlock f. tıkanmak
come to a deadlock f. olduğu yerde saymak
reach deadlock f. çıkmaza düşmek
come to deadlock f. açmaza girmek
drag something into a deadlock f. açmaza sürüklemek
bring to a deadlock f. çıkmaza sokmak
reach a deadlock f. çözümsüzlüğe ulaşmak
come to a deadlock f. yerinde saymak
reach deadlock f. çözümsüzlüğe ulaşmak
break the deadlock f. çıkmazdan kurtarmak
deadlock [us] f. berabere kalmak
Deyim
reach deadlock f. kördüğüm olmak
end in deadlock f. kördüğüm olmak
Siyasal
protracted political deadlock i. uzun süren politik çözümsüzlük
Teknik
deadlock condition i. kaynak bekleme durumu
Bilgisayar
deadlock condition i. kilitlenme durumu
Argo
come to a total deadlock f. boka batmak