| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | altar i. | sunak | ||
|
Legion members can meditate at the altar and thus gain experience. Lejyon üyeleri sunakta meditasyon yapabilir ve böylece deneyim kazanabilirler. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | altar i. | mihrap | ||
|
We do not worship at that altar. Biz o mihrapta ibadet etmiyoruz. More Sentences |
||||
| Gökbilim | ||||
| Gökbilim | altar i. | sunak (takımyıldızı) | ||
|
The altar is surrounded by 360 marble balustrades. Sunak 360 mermer korkulukla çevrilidir. More Sentences |
||||
| Arkeoloji | ||||
| Arkeoloji | altar i. | sunak | ||
|
Legion members can meditate at the altar and thus gain experience. Lejyon üyeleri sunakta meditasyon yapabilir ve böylece deneyim kazanabilirler. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | altar i. | kurban kesme yeri | ||
| Genel | altar i. | kurban kesilen taş | ||
| Genel | altar i. | adak taşı | ||
| Genel | altar i. | kilise mihrabı | ||
| Genel | altar i. | mezbaha | ||
| Genel | altar i. | kurban taşı | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | altar i. | rıhtımın iç tarafını oluşturan çıkıntı | ||
| Dini | ||||
| Dini | altar i. | dini törenin yapıldığı masa | ||
| Dini | altar i. | (doğu kilisesinde) kutsal alan | ||