altar - Türkçe İngilizce Sözlük

altar

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

altar — Definition

Anlamı ve Tanımı:
sunak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɔːltər/ – BrE /ˈɔːltə/)
Terim Türü:
İsim: altar (altars)
Dinsel törenlerde adak veya ibadet amacıyla kullanılan yapıyı tanımlar; bu nedenle altar, kutsallık ve ritüel çağrışımı taşır. Latince altare ile ilişkilidir; modern dilde dinî bağlamda sabittir.
Eş Anlamlılar:
shrine (contextual)

"altar" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
altar i. sunak
Legion members can meditate at the altar and thus gain experience.
Lejyon üyeleri sunakta meditasyon yapabilir ve böylece deneyim kazanabilirler.

More Sentences
Genel
altar i. mihrap
We do not worship at that altar.
Biz o mihrapta ibadet etmiyoruz.

More Sentences
Gökbilim
altar i. sunak (takımyıldızı)
The altar is surrounded by 360 marble balustrades.
Sunak 360 mermer korkulukla çevrilidir.

More Sentences
Arkeoloji
altar i. sunak
Legion members can meditate at the altar and thus gain experience.
Lejyon üyeleri sunakta meditasyon yapabilir ve böylece deneyim kazanabilirler.

More Sentences
Genel
altar i. kurban kesme yeri
altar i. kurban kesilen taş
altar i. adak taşı
altar i. kilise mihrabı
altar i. mezbaha
altar i. kurban taşı
Denizcilik
altar i. rıhtımın iç tarafını oluşturan çıkıntı
Dini
altar i. dini törenin yapıldığı masa
altar i. (doğu kilisesinde) kutsal alan

"altar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
altar boy i. rahip yardımcısı çocuk
altar boy i. papaz yardımcısı çocuk
altar boy i. ayin esnasında mihrapta papaza yardım eden çocuk
altar of zeus i. zeus sunağı
altar piece i. mihrabın arkasındaki heykel/tablo
altar cloth i. sunak bezi
altar boy [us] i. ahlaken saf ve erdemli kimse
lead to the altar f. evlenmek
Deyim
bow to the porcelain altar f. (çok içip) kusmak
leave at the altar f. son anda evlenmekten vazgeçmek
bow to the porcelain altar f. kusmak
be sacrificed on the altar of something f. daha önemli bir şey uğruna feda/kurban edilmek
sacrifice something on the altar of something f. uğruna/yolunda bir şeyi feda etmek
lead (as a bride) to the altar f. (bir kadınla) evlenmek
lead (one) to the altar f. (biriyle) evlenmek
lead (one) to the altar f. (biriyle) dünya evine girmek
leave (one) at the altar f. son anda evlenmekten vazgeçmek
leave (one) at the altar f. (birini) nikah masasında bırakmak/terk etmek
sacrifice someone or something on the altar of f. -in uğruna birini/bir şeyi feda/kurban etmek
left at the altar s. nikah masasında terk edilmiş/bırakılmış
Teknik
altar screen i. mihrap kafesi
Mimarlık
altar facing i. kilisedeki sunağın önünü kaplayan süslü dekoratif parça
altar front i. kilisedeki sunağın önünü kaplayan süslü dekoratif parça
Tarih
altar mound i. amerikan yerlilerinin inşa ettiği, üzerinde kurban kesilen bir sunağın bulunduğu höyük
Arkeoloji
funerary altar i. mezarlık sunağı
Dini
lady altar i. katedral ya da kiliselerde meryem ana'ya adanmış olan sunak
lady altar i. meryem ana sunağı
altar girl i. sunakta din adamlarına yardım eden kız
altar wine i. komünyon sırasında verilen şarap
altar call i. protestan inancında, ibadetin bitiminde ibadet edenlerin sunağa geldikleri zaman
altar cushion i. sunak minderi
altar tomb i. sunağa benzeyen mezar
altar server i. rahip yardımcısı
altar rail i. sunağı kilisenin geri kalanından ayıran tırabzan
altar of repose i. roma katolik kilisesinde bulunan bir sunak
altar slab i. (katolik kilisesinde) sunağın üzeri
altar brass i. kilisedeki sunakta bulunan şamdan, haç, vazo gibi pirinç eşyalar
altar society i. kilisede gönüllü olarak belirli işlevleri yerine getiren kilise cemaatinden bir kadın
altar desk i. dua kitabının yerleştirildiği kürsü
altar card i. komünyon ayiniyle alakalı dualar içeren üç kağıttan her biri
altar plate i. komünyon tabağı
altar ledge i. mum, çiçek, haç veya süs koymak üzere sunağın arkasında yer alan çıkıntı
altar plate i. komünyonda kullanılan tabak
altar bread i. komünyon sırasında kullanılan ekmek
altar stone i. katolik sunağının önemli bir parçasını oluşturan ve şehitlerin kalıntılarını içeren bir bölmeye sahip taş levha
high altar i. ana sunak
dominical altar i. (kilisede) yüksek sunak
Argo
pray at the porcelain altar f. tuvaletin/klozetin önünde eğilip kusmak
pray at the porcelain altar f. tuvalete/klozete kusmak
pray at the porcelain altar f. içip içip tuvalete kusmak
pray at the porcelain altar f. klozete eğilip kusmak
İngiliz Argosu
porcelain altar i. tuvalet
worship at the porcelain altar f. klozete eğilip kusmak
Star Wars
altar of promises i. sözler sunağı
altar of horror i. korku sunağı
altar of mortis i. mortis sunağı