anyway - Türkçe İngilizce Sözlük

anyway

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

anyway — Definition

Anlamı ve Tanımı:
her neyse, yine de, zaten
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈeniweɪ/ – BrE /ˈeniweɪ/)
Terim Türü:
Zarf / Söylem belirteci
Konuşmada geçiş yapan “her neyse” tonu veya “yine de” anlamı veren zarf/söylem belirtecidir. Orta İngilizce döneminde bileşik biçim olarak yerleşmiş ve modern konuşmanın en yaygın bağlayıcılarından biridir

"anyway" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
anyway zf. neyse
Anyway, tell me about your new job.
Neyse, sen bana yeni işinden bahset.

More Sentences
anyway zf. her neyse
Anyway, you're here now, and that is what's important.
Her neyse, artık buradasınız ve önemli olan da bu.

More Sentences
Genel
anyway zf. her neyse
Anyway, you're here now, and that is what's important.
Her neyse, artık buradasınız ve önemli olan da bu.

More Sentences
anyway zf. zaten
Did he call you?' 'No. I wouldn't pick up if he did anyway.'
"Seni aradı mı?" "Hayır. Arasa da açmazdım zaten."

More Sentences
anyway zf. hem
What time is it, anyway?
Hem saat kaç ki?

More Sentences
anyway zf. her halükarda
Tom said Mary was going to do that anyway.
Tom Mary'nin her halukârda bunu yapacağını söyledi.

More Sentences
anyway zf. nasıl olsa
Tom will find out anyway.
Tom nasıl olsa öğrenecek.

More Sentences
anyway zf. yine de
It's not the best wireless speaker, but I brought it with me anyway.
Pek de iyi bir kablosuz hoparlör değil ama yine de yanımda getirdim.

More Sentences
anyway zf. daha doğrusu
I don't want to leave – not yet anyway.
Gitmek istemiyorum, daha doğrusu şimdilik.

More Sentences
anyway zf. her ne ise
anyway zf. herhangi bir şekilde
anyway zf. ne olursa olsun
anyway zf. her durumda

"anyway" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
in anyway zf. herhangi bir şekilde
Konuşma Dili
but anyway i. ama olsun
anyway forget it expr. neyse boşver
Deyim
the grapes are sour anyway expr. kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş
the grapes are sour anyway expr. kedi ulaşamadığı ciğere mundar dermiş
Konuşma
thanks anyway expr. yine de teşekkürler
anyway you like expr. sen nasıl istersen
thank you anyway expr. yine de teşekkürler
let's go anyway but expr. gitmesine gidelim de
you'll never know anyway expr. zaten bunu hiç bilemeyeceksin
I don't like her anyway expr. ondan zaten hoşlanmıyorum
what's the big rush anyway? expr. bu kadar acele niye?
anyway back to what I was saying expr. neyse ne diyordum
why aren't you at the set anyway? expr. sen niye sette değilsin zaten?
with the salary they are paying me I can't even buy cheap clothes anyway expr. buradan aldığım maaşla ucuz bile giyinemem o da ayrı konu
Bilgisayar
continue anyway expr. devam et
print anyway expr. olduğu gibi yazdır