| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | apartheid i. | ırk ayrımı (güney afrika) | ||
|
His book is about his life during the days of apartheid. Kitabı ırk ayrımı günlerindeki hayatını anlatıyor. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | apartheid i. | apartheid | ||
|
It has emerged from years of social segregation and apartheid which have left permanent marks. Kalıcı izler bırakan toplumsal ayrımcılık ve apartheid yıllarının ardından ortaya çıkmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | apartheid i. | ayrım | ||
| Genel | apartheid i. | ırkçılık (güney afrika) | ||
| Genel | apartheid i. | ırk ayırımı | ||
| Genel | apartheid i. | ırk ayrımı | ||
| Genel | apartheid N. | ırk ayrımcılığı rejimi | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | apartheid i. | aparthayd | ||
| Siyasal | apartheid i. | aparteid | ||
| Siyasal | apartheid i. | güney afrika cumhuriyeti'nde 1994 yılına kadar yürürlükte olan ve beyaz olmayan ırklar arasında yasal olarak bir ayrımı öngören politika | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Siyasal | ||||
| Siyasal | apartheid | apartheid i. | ||
|
It has emerged from years of social segregation and apartheid which have left permanent marks. Kalıcı izler bırakan toplumsal ayrımcılık ve apartheid yıllarının ardından ortaya çıkmıştır. More Sentences |
||||