| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | awakening i. | uyanış | ||
|
She found her spiritual awakening in meditation. Manevi uyanışını meditasyonda buldu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | awakening s. | uyandırıcı | ||
|
White is totally reflective, awakening openness, growth and creativity. Beyaz tamamen yansıtıcıdır, açıklığı, büyümeyi ve yaratıcılığı uyandırır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | awakening i. | bilinçlenme | ||
| Genel | ||||
| Genel | awakening i. | uyanma | ||
|
The resulting pain can cause a nighttime awakening. Ortaya çıkan ağrı gece uyanmaya neden olabilir. More Sentences |
||||
| Genel | awakening s. | uyandıran | ||
|
Music is a universal language capable of awakening emotions and unique sensations. Müzik, duyguları ve eşsiz hisleri uyandırabilen evrensel bir dildir. More Sentences |
||||
| Genel | awakening i. | ikaz | ||
| Genel | awakening i. | uykudan kalkma | ||
| Genel | awakening i. | farkına varma | ||
| Genel | awakening N. | fark ediş | ||
| Dini | ||||
| Dini | awakening i. | dini uyanış | ||
| Dini | awakening i. | dini yenilenme | ||
| Dini | awakening i. | diriliş | ||
| Dini | awakening i. | yeniden canlanma | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | self-awakening i. | kendiliğinden uyanma | ||
| Genel | self-awakening i. | kendi kendine uyanış | ||
| Genel | self-awakening i. | kişisel aydınlanma | ||
| Genel | awakening of the nature i. | doğanın uyanışı | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | a rude awakening i. | başından kaynar sular dökülme | ||
| Konuşma Dili | a rude awakening i. | acı bir hayat deneyimi | ||
| Konuşma Dili | a rude awakening i. | kafasına dank etme | ||
|
|
||||
| Konuşma Dili | a rude awakening i. | geç uyanma | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | a rude awakening i. | soğuk duş | ||
| Deyim | be in for a rude awakening f. | acı bir hayat deneyimi yaşamak | ||
| Deyim | be in for a rude awakening f. | başından kaynar sular dökülmek | ||
| Deyim | be in for a rude awakening f. | geç uyanmak | ||
| Deyim | be in for a rude awakening f. | kafasına dank etmek | ||
| Deyim | be in for a rude awakening f. | sarsılmak | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | arab awakening i. | arap baharı | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | smooth awakening i. | yumuşak uyanma | ||
| Medikal | frequent awakening i. | sık uyanma | ||