backseat - Türkçe İngilizce Sözlük

backseat

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"backseat" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 3 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
backseat i. arka koltuk
Tom slept in the backseat of the car as Mary drove.
Mary arabayı sürerken Tom arka koltukta uyudu.

More Sentences
Otomotiv
backseat i. arka koltuk
Tom slept in the backseat of the car as Mary drove.
Mary arabayı sürerken Tom arka koltukta uyudu.

More Sentences
Genel
backseat i. itibarsız pozisyon

"backseat" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Deyim
take a backseat f. ikinci plana atmak
take a backseat f. daha az önem taşımak
take a backseat f. ikinci sıraya itilmek
take a backseat f. (birine veya başka bir şeye göre) geri/arka planda kalmak
take a backseat (to someone or something) f. (birinden/bir şeyden) sonra gelmek
take a backseat (to someone or something) f. (birine/bir şeye) göre önemsiz konumda olmak
take a backseat (to someone or something) f. (birinin/bir şeyin) gölgesinde kalmak
take a backseat (to someone or something) f. (birinin/bir şeyin) arka planına düşmek
take a backseat (to someone or something) f. (birinin/bir şeyin) arkasından gelmek
take a backseat (to someone or something) f. (birinin/bir şeyin) arka planında olmak
take a backseat (to someone or something) f. (birinden/bir şeyden) daha az önemli olmak
take a backseat f. ikinci plana gitmek
Bilgisayar
backseat gaming i. oyun oynayan birisinin yanına oturup sürekli müdahalede bulunma
backseat gaming i. oturduğu yerden oyuna karışma
Argo
backseat driver i. üstüne vazife olmadığı halde akıl öğreten tip
backseat driver i. gereksiz tavsiyelerde bulunan kimse
backseat surfer i. internet akıl hocası (pc kullanan kişinin arkasında dikilip şuna buna tıkla vb diyen)
backseat driver i. insanlara işlerini öğretmeye çalışan ukala tip