| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | backstage i. | sahne arkası | ||
|
Yeah, George Simmons just shot himself in the face backstage. Evet, George Simmons az önce sahne arkasında kendini vurdu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | backstage i. | kulis | ||
|
I have backstage passes for Tom's concert! Tom'un konseri için kulis kartlarım var! More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | backstage s. | kapalı kapılar ardında | ||
|
I don't know what really goes on backstage in the company. Şirkette kapalı kapılar ardında neler dönüyor bilmiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | backstage zf. | sahne arkasında | ||
|
I met them backstage. Onlarla sahne arkasında tanıştım. More Sentences |
||||
| Sanat | ||||
| Sanat | backstage i. | kulis | ||
|
I have backstage passes for Tom's concert! Tom'un konseri için kulis kartlarım var! More Sentences |
||||
| Tiyatro | ||||
| Tiyatro | backstage i. | kulis | ||
|
I have backstage passes for Tom's concert! Tom'un konseri için kulis kartlarım var! More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | backstage i. | perde arkası | ||
| Genel | backstage i. | perde gerisi | ||
| Genel | backstage s. | ünlü kişilerin özel yaşamlarına dair | ||
| Genel | backstage s. | gözden uzak | ||
| Genel | backstage s. | kurumların gizli operasyonlarıyla ilgili | ||
| Genel | backstage s. | gizli saklı dönen işlerle ilgili | ||
| Genel | backstage s. | gizli | ||
| Genel | backstage s. | gizli saklı | ||
| Genel | backstage zf. | gizli olarak | ||
| Genel | backstage zf. | kuliste | ||
| Genel | backstage zf. | perde arkasında | ||
| Genel | backstage zf. | gözlerden uzakta | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | backstage s. | perde gerisinde | ||
| Tiyatro | ||||
| Tiyatro | backstage i. | arka sahne | ||
| Tiyatro | backstage s. | sahne arkasında yer alan | ||
| Tiyatro | backstage s. | sahne arkasıyla ilgili | ||
| Fotoğrafçılık | ||||
| Fotoğrafçılık | backstage i. | perde arkası | ||