| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | bailed s. | kefaletle serbest bırakılmış | ||
|
Dan bailed Matt and Linda out. Dan, Matt ve Linda'yı kefaletle serbest bıraktırdı. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | bailed s. | kefaletle serbest bırakılmış | ||
|
Dan bailed Matt and Linda out. Dan, Matt ve Linda'yı kefaletle serbest bıraktırdı. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | bailed s. | teminat olarak verilmiş | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | bailed s. | teminat olarak verilmiş | ||
| Hukuk | bailed s. | tevdi edilmiş | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Ticaret/Ekonomi | ||
| Ticaret/Ekonomi | bailed goods i. | teminat olarak verilen mal |
| Hukuk | ||
| Hukuk | bailed goods i. | vedia verilen mallar |
| Hukuk | bailed goods i. | teminat olarak verilmiş mal |