bases - Türkçe İngilizce Sözlük

bases

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"bases" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bases i. temeller
NEPAD bases its approach on three fundamental options that I shall call the long-term parameters.
NEPAD yaklaşımını, uzun vadeli parametreler olarak adlandıracağım üç temel seçeneğe dayandırmaktadır.

More Sentences
Kimya
bases i. bazlar
It is made up of different bases, phosphate and sugar.
Farklı bazlar, fosfat ve şekerden oluşur.

More Sentences
Genel
bases i. düzlemler
Spor
bases i. yan yana monte edilmiş şekilli iki çelik plakadan oluşan zırh
Beysbol
bases i. kaleler

"bases" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
military bases i. askeri esaslar
gröbner bases i. gröbner temelleri
strong bases i. sağlam temeller
solid bases i. sağlam temeller
Öbek Fiiller
touch bases f. tekrar iletişime geçmek
Deyim
cover all the bases f. bir konuyu tüm detaylarıyla masa yatırmak
cover all the bases f. bir durumu tüm ayrıntılarıyla ele almak
touch all the bases f. bir durumu tüm ayrıntılarıyla ele almak
touch all the bases f. bir konuyu tüm detaylarıyla masa yatırmak
cover all the bases f. tüm detayları/ayrıntıları kapsamak
touch all the bases f. tüm detayları/ayrıntıları kapsamak
touch all the bases f. tüm detayları dahil etmek
cover all the bases f. tüm detayları dahil etmek
cover (one's) bases f. kendi güvenliğini sağlamak
have one's bases covered f. ne gerekiyorsa yapmak
cover all the bases [us] f. tüm detayları/ayrıntıları kapsamak
cover one's bases [us] f. tüm detayları dahil etmek
cover all bases f. her türlü sonuca karşı baştan önlem almak
cover all the bases [us] f. bir konuyu tüm detaylarıyla masa yatırmak
cover all the bases [us] f. bir durumu tüm ayrıntılarıyla ele almak
cover all the bases [us] f. tüm detayları dahil etmek
cover all bases f. her türlü sonuca hazırlıklı olmak
cover one's bases [us] f. bir durumu tüm ayrıntılarıyla ele almak
cover all bases f. tüm olasılıkları göz önünde bulundurmak
cover all the bases [us] f. tüm olasılıkları göz önünde bulundurmak/düşünmek/ele almak
cover one's bases [us] f. tüm olasılıkları göz önünde bulundurmak/düşünmek/ele almak
cover one's bases [us] f. bir konuyu tüm detaylarıyla masa yatırmak
cover one's bases [us] f. tüm detayları/ayrıntıları kapsamak
touch (on) all (the) bases f. bir konuyu tüm detaylarıyla masa yatırmak
touch (on) all (the) bases f. tüm detayları dahil etmek
touch (on) all (the) bases f. bir durumu tüm ayrıntılarıyla ele almak
touch (on) all (the) bases f. tüm detayları/ayrıntıları kapsamak
got all your bases covered expr. tüm detaylar düşünülmüş
Ticaret/Ekonomi
measurement bases i. ölçüm esasları
bases of valuation i. değerlendirme bazları
Hukuk
theoretical bases i. teorik temeller
Turizm
price on full-empty bases i. boş-dolu garantili fiyat
Teknik
pyridine bases i. piridir bazları
lewis acids and bases i. lewis asitleri ve bazları
Elektrik
operating bases i. işletme yerleri
İnşaat
bases for design of structures i. yapıların projelendirilme esasları
Medikal
schiff bases i. schiff bazları
purin bases i. pürin bazı
Diş Hekimliği
denture bases i. protez kaideleri
Eczacılık
mannich bases derived from allomaltol i. allomaltolden türetilen mannich bazları
Matematik
equivalent bases i. denk tabanlar
Kimya
volatile nitrogenous bases i. uçucu azotlu bazlar
neutral oils and pyridine bases i. nötral yağlar ve piridin bazları
tar bases i. zift bazları
Biyokimya
alloxur bases i. ksantin bazları
Askeri
patrol bases i. devriye üsleri
air lift bases i. hava ulaştırma üs komutanlığı
patrol bases i. keşif kolu üsleri
island bases i. ada üsleri
military bases i. askeri üsler
Silah/Atıcılık
scope bases i. dürbün takılabilmesi için silaha bağlanan ayaklar
Beysbol
run bases f. kalelerin etrafında koşmak
load the bases f. koşucular birinci, ikinci ve üçüncü kaleyi doldurmak
load the bases f. (savunma yapan takım) koşucuların birinci, ikinci ve üçüncü kaleye yerleşmesine izin vermek
load the bases f. (beyzbolda hücum yapan takım) koşucularını birinci, ikinci ve üçüncü kaleye yerleştirmek
load the bases f. birinci, ikinci ve üçüncü kaleyi koşucularla doldurmak/koşuculara vermek
bases loaded expr. birinci, ikinci ve üçüncü kaleyi almış olma
the bases are loaded expr. birinci, ikinci ve üçüncü kalelerin dolu olduğu durum
the bases are loaded expr. tüm kaleler dolu
Star Wars
sentinel bases i. gözcü üsleri