bee - Türkçe İngilizce Sözlük

bee

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bee — Definition

Anlamı ve Tanımı:
arı
Okunuş (IPA):
(AmE /biː/ – BrE /biː/)
Terim Türü:
İsim: bee (bees)
Bal arısı ve benzeri arıları tanımlayan terimdir; bazı bağlamlarda “spelling bee” gibi yarışma adlarında da yer alır. Kökeni Eski İngilizcedir

"bee" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bee i. arı
I am allergic to bees.
Benim arılara alerjim var.

More Sentences
Mutfak
bee i. arı
I am allergic to bees.
Benim arılara alerjim var.

More Sentences
Genel
bee i. yardımlaşma
bee i. arı gibi çalışan kimse
bee i. gün
bee i. toplanma
bee i. takıntı
bee i. b harfi
bee i. heceleme yarışması
bee i. fantezi
bee i. gerçeklikten uzak fikir
bee i. hayali unsur
bee i. kelimelerin harflerini doğru söyleme yarışması
bee i. geçici istek
bee i. heves
Denizcilik
bee i. gergi halatını bağlamak için kullanılan küçük bir tür makara
Arıcılık
bee i. arı evi
Dilbilim
bee i. b harfi
Coğrafya
bee i. nebraska eyaletinde yerleşim yeri
Futbol
bee i. barnet futbol kulübüyle bağlantısı olan kimse
Sanat
bee i. petek güvesiyle yapılan sanat

"bee" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
potter bee i. çömlekçi arısı
bee eater i. arıkuşu
bee hive i. arı kovanı
queen bee i. arıbeyi
carpenter bee i. odunarısı
bee sting i. arı sokması
killer bee i. katil arı
bee keeping i. arı yetiştiriciliği
german bee i. alman arısı
queen bee i. anaarı
spelling bee i. yazma veya heceleme yarışması
bee culture i. arıcılık
bee-eater i. arıkuşu
bee-sting i. arı iğnesi
bee-eater i. arı kuşu
humble-bee i. yabanarısı
bumble-bee i. yabanarısı
queen bee i. kraliçe arı
bee dancing i. arı dansı
follow the bee i. bul karayı al parayı oyunu
spelling bee i. heceleme yarışması
artificial bee colony i. yapay arı kolonisi
bee buzzing i. arı vızıldaması
raising bee i. bir şeyin inşasında topluca iş yapıp birbirine yardım etme
raising bee i. inşa için topluca hareket etme
bee [obsolete] i. metal yüzük
bee [obsolete] i. metal bilezik
bee line i. kestirme yol
bee line i. kuş uçuşu uzaklık
quilting bee i. yorgan yapmak için bir araya gelme
have a bee in one's bonnet about something f. aklını takmak
have a bee in one's bonnet f. kafasını takmak
have a bee in one's bonnet about something f. kafaya takmak
have a bee in one's bonnet about something f. kafasını takmak
have a bee in one's bonnet f. kafaya takmak
sting like a bee f. arı gibi sokmak
have a bee in one's bonnet f. aklını takmak
be as busy as a bee f. başını kaşıyacak vakti olmamak
bee [obsolete] f. olmak
as busy as a bee s. çok meşgul
busy as a bee s. çok meşgul
busy as a bee s. arı gibi
bee-stung s. (dudak) bükülmüş
bee-stung s. arı sokmuş gibi kızarıp şişmiş
bee-stung s. büzülmüş ve erotik hisler uyandıran (dudak)
bee-stung s. bükülmüş (dudak)
Irregular Verb
bee [obsolete] f. be - bee
İfadeler
float like a butterfly, sting like a bee expr. kelebek gibi uçar arı gibi sokarım (muhammed ali ünvanı)
Konuşma Dili
a busy bee i. arı gibi çalışan insan
a busy bee i. çok meşgul insan
bee's knees i. mükemmel
queen bee i. hanımağa
queen bee i. ana arı
queen bee i. ana kraliçe
queen bee i. bir gruptaki en dominant ve itibarlı kadın
bee-sting s. (dudak) bükülmüş
bee's knees expr. harika
Deyim
the bee's knees i. mükemmel insan
bee in one's bonnet i. kafadan atılamayan düşünce
bee in one's bonnet i. tuhaf takıntı
bee in bonnet i. aklına takılan şey
bee in bonnet i. takıntı
bee in bonnet i. kafaya takılan şey
bee in bonnet i. kafaya takılan şey
busy bee i. arı gibi çalışan kimse
busy bee i. aşırı yoğun kimse
busy bee i. aşırı meşgul kimse
busy bee i. aşırı faal/gayretli kimse
have a bee in one's bonnet f. bir şey ile aklını bozmak
have a bee in one's bonnet f. kafayı takmak
have a bee in one's bonnet f. parmağına dolamak
think one is the bee's knees f. burnu büyük olmak
think one is the bee's knees f. burnu kaf dağında olmak
think one is the bee's knees f. kendini fasulyeden nimet saymak
think one is the bee's knees f. kendini en değerli insan olarak görmek
think one is the bee's knees f. kendini çok büyük görmek
think one is the bee's knees f. küçük dağları ben yarattım demek
a bee in one's bonnet f. bir konuya kafasını takmak
have a bee in one's bonnet f. kafasında bir şeyler olmak
have a bee in one's bonnet f. aklında tuhaf bir fikir olmak
have a bee in your bonnet f. sürekli olarak bir şeyin öneminin altını çizmek
have a bee in your bonnet f. önemli bir şeyi devamlı söylemek
put a bee in someone's bonnet (about something) f. fikir vermek
put a bee in someone's bonnet (about something) f. birinin aklına bir şeyi sokmak
put a bee in someone's bonnet (about something) f. yol göstermek
put a bee in someone's bonnet about something f. (bir şey hakkında) birisine bir fikir vermek
put a bee in someone's bonnet about something f. aklına sokmak
thinks she's the bee's knees f. kendini matah bir şeyler sanmak
thinks he's the bee's knees f. kendini matah bir şey sanmak
have a bee in the head f. sinirli olmak
have a bee in the bonnet f. bir şey ile aklını bozmak
have a bee in the head f. aceleci olmak
have a bee in the bonnet f. kafaya takmak
have a bee in the bonnet f. takıntılı olmak
have a bee in the head f. hafif deli olmak
put the bee on (someone) f. (birinden) para koparmak
put the bee on (someone) f. (birini) para için sıkıştırmak
put the bee on (someone) f. (birinden) sürekli borç para istemek/almak
put the bee on (someone) f. (birinden) para istemek
put the bee on (someone) f. (birinden) para sızdırmak
put a bee in (one's) bonnet f. (birini) kızdırmak
put a bee in (one's) bonnet f. (birine) bir fikir vermek
put a bee in (one's) bonnet f. (birinin) kafasını/aklını kurcalamak
put a bee in (one's) bonnet f. (birini) sinir etmek
put a bee in (one's) bonnet f. (birinin) aklına bir fikir sokmak
put a bee in (one's) bonnet f. (birini) düşünceli yapmak
be the bee's knees f. mükemmel olmak
be the bee's knees f. muhteşem olmak
be the bee's knees f. harika olmak
have a bee in one's bonnet f. bir takıntısı olmak
have a bee in one's bonnet f. aklını takmak
have a bee in one's bonnet f. kafasını takmak
have a bee in one's bonnet f. kafaya takmak
have a bee in one's bonnet f. tuhaf bir fikri/fantezisi olmak
have a bee in one's bonnet f. bir şeyi takıntı yapmak
put a bee in someone's bonnet (about someone or something) f. birini (biriyle/bir şeyle ilgili) teşvik etmek
put a bee in someone's bonnet (about someone or something) f. birine (biriyle/bir şeyle ilgili) bir fikir vermek
put a bee in someone's bonnet (about someone or something) f. birinin aklına (biriyle/bir şeyle ilgili) bir şey/fikir sokmak
put a bee in someone's bonnet (about someone or something) f. birini (biriyle/bir şeyle ilgili) dürtmek
put a bee in someone's bonnet (about someone or something) f. birine (biriyle/bir şeyle ilgili) yol göstermek
put a bee in bonnet f. sinir etmek
put a bee in bonnet f. kafasını/aklını kurcalamak
put a bee in bonnet f. bir fikir vermek
put a bee in bonnet f. aklına bir fikir sokmak
put a bee in bonnet f. kızdırmak
as busy as a bee s. arı gibi
as busy as a bee expr. çok yoğun
as busy as a bee expr. arı gibi çalışan
busy as a bee expr. aşırı yoğun
busy as a bee expr. çok yoğun
busy as a bee expr. aşırı meşgul
busy as a bee expr. çok meşgul
as busy as a bee expr. aşırı meşgul
as busy as a bee expr. arı gibi meşgul/yoğun
as busy as a bee expr. çok meşgul
as busy as a bee expr. aşırı yoğun
(s)he thinks (s)he is the bee's knees expr. kendini bulunmaz hint kumaşı sanmak
Siyasal
bee (black economic empowerment) i. siyah ekonomik güçlendirme
Tekstil
bee gum i. yüksek silindir şapka
Denizcilik
bee block i. payanda desteği
see-bee i. okyanusta seyredebilen büyük mavna taşıyıcı gemi
Parazitbilim
bee moth i. petek güvesi
Mutfak
bee’s pollen i. arıpoleni
Kimya
alkali bee i. alkali arısı
Zooloji
bee eater i. arı kuşu
male bee i. erkek arı
blue-cheeked bee-eater i. yeşil arıkuşu
european bee-eater i. arı kuşu
european bee-eater i. arıkuşu
queen bee i. kraliçe arı