| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | belch f. | geğirmek | ||
|
This may cause you to feel 'full' and want to belch. Bu, 'dolu' hissetmenize ve geğirmek istemenize neden olabilir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | belch f. | duman çıkarmak | ||
| Genel | ||||
| Genel | belch i. | geğirme | ||
|
After the feast, Emma belched hugely. Emma şölenden sonra muazzam bir geğirme sesi çıkardı. More Sentences |
||||
| Genel | belch f. | püskürtmek | ||
|
The train belched clouds of black smoke into the air as it chugged away. Tren ilerlerken havaya siyah duman bulutları püskürtüyordu. More Sentences |
||||
| Genel | belch f. | geğirmek | ||
|
This may cause you to feel 'full' and want to belch. Bu, 'dolu' hissetmenize ve geğirmek istemenize neden olabilir. More Sentences |
||||
| Genel | belch f. | püskürmek | ||
|
Black smoke belched from the volcano. Yanardağdan kara dumanlar püskürüyordu. More Sentences |
||||
| Genel | belch i. | fırlatma | ||
| Genel | belch i. | geğirti | ||
| Genel | belch i. | püskürtme | ||
| Genel | belch i. | püskürtü | ||
| Genel | belch i. | çıkarma | ||
| Genel | belch f. | fırlatmak | ||
| Genel | belch f. | fışkırmak | ||
| Genel | belch f. | bela okumak | ||
| Genel | belch f. | lanet okumak | ||
| Genel | belch f. | (hakaretler) savurmak | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | belch i. | düşük kaliteli bira | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||||
| Öbek Fiiller | belch out f. | fışkırmak | ||
| Öbek Fiiller | belch up f. | (lav) püskürmek | ||
| Öbek Fiiller | belch up f. | (yanardağ) lav püskürtmek/çıkarmak | ||
| Öbek Fiiller | belch up f. | (alevler, duman) yükselmek/çıkmak | ||
| Öbek Fiiller | belch something up f. | yukarı doğru bir şey salmak | ||
| Öbek Fiiller | belch out f. | püskürtmek | ||
| Öbek Fiiller | belch something up f. | bir şey yükseltmek | ||
| Öbek Fiiller | belch out f. | buram buram çıkmak/yükselmek (duman) | ||
| Öbek Fiiller | belch something up f. | bir şey çıkartmak | ||
| Öbek Fiiller | belch something up f. | bir şey püskürtmek | ||
| Öbek Fiiller | belch something up f. | bir şey fışkırtmak | ||
| Öbek Fiiller | belch out f. | yukarı salmak | ||
| Öbek Fiiller | belch out f. | yükseltmek | ||
| Öbek Fiiller | belch out f. | çıkartmak | ||