| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | believable s. | güvenilir | ||
|
You're believable. Sen güvenilirsin. More Sentences |
||||
| Genel | believable s. | inanılır | ||
|
This isn't a believable story. Bu inanılabilir bir hikaye değil. More Sentences |
||||
| Genel | believable s. | inandırıcı | ||
|
The story was so well-crafted that it felt believable. Hikaye o kadar iyi kurgulanmıştı ki inandırıcı geldi. More Sentences |
||||
| Genel | believable s. | itimat edilir | ||
| Genel | believable s. | makul | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | be believable f. | akla yakın olmak | ||
| Genel | be believable f. | akla yatkın olmak | ||
| Genel | be believable f. | inandırıcı olmak | ||
| Genel | sound believable f. | inanılır gelmek | ||
| Genel | be hardly believable f. | inandırıcı gelmemek | ||
| Genel | find something believable f. | inandırıcı bulmak | ||
| Genel | find something believable f. | inandırıcı gelmek | ||
| Genel | sound believable f. | akla yakın gelmek | ||
| Genel | find something believable f. | inanılır gelmek | ||
| Genel | find something believable f. | akla yatkın bulmak | ||
| Genel | sound believable f. | akla yatkın gelmek | ||
| Genel | find something believable f. | akla yakın bulmak | ||
| Genel | find something believable f. | akla yatkın gelmek | ||
| Genel | find something believable f. | akla yakın gelmek | ||
| Genel | be hardly believable f. | inanılmaz görünmek | ||
| Genel | be hardly believable f. | akla yakın gelmemek | ||
| Genel | find something believable f. | inanılır bulmak | ||
| Genel | be hardly believable f. | akla yatkın gelmemek | ||
| Genel | sound believable f. | inandırıcı gelmek | ||
| Genel | hardly believable s. | inandırıcılıktan uzak | ||