| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | borrow f. | ödünç almak | ||
|
May I borrow your curling iron? Saç maşanı ödünç alabilir miyim? More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | borrow f. | ödünç almak | ||
|
May I borrow your curling iron? Saç maşanı ödünç alabilir miyim? More Sentences |
||||
| Genel | borrow f. | borç almak | ||
|
Spain will need to borrow 100 billion euros. İspanya'nın 100 milyar euro borç alması gerekecek. More Sentences |
||||
| Genel | borrow f. | almak | ||
|
May I borrow your credit card number? Kredi kartı numaranızı alabilir miyim? More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | borrow f. | borç almak | ||
|
Spain will need to borrow 100 billion euros. İspanya'nın 100 milyar euro borç alması gerekecek. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | borrow f. | ödünç almak | ||
|
May I borrow your curling iron? Saç maşanı ödünç alabilir miyim? More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | borrow f. | borç almak | ||
|
Spain will need to borrow 100 billion euros. İspanya'nın 100 milyar euro borç alması gerekecek. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | borrow f. | ödünçleme yapmak | ||
|
Turkish has borrowed heavily from Persian. Türkçe, Farsçadan büyük ölçüde ödünçleme yapmıştır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | borrow f. | alıntı yapmak | ||
| Genel | borrow f. | sahiplenmek | ||
| Genel | borrow f. | kendine aitmiş gibi kullanmak | ||
| Genel | borrow f. | başkasından yetki almak | ||
| Genel | borrow f. | doğuştan olmayan bir hakla sahip olmak | ||
| Genel | borrow f. | (org borularını) başka bir bölmeden havayla doldurmak | ||
| Genel | borrow f. | (borç yoluyla) bir kimseden bir şey almak | ||
| Genel | borrow f. | numara yapmak | ||
| Genel | borrow f. | tahrif etmek | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | borrow i. | borçlanma | ||
| Ticaret/Ekonomi | borrow i. | borç alma | ||
| Ticaret/Ekonomi | borrow i. | ödünç alma | ||
| Ticaret/Ekonomi | borrow f. | ariyeten almak | ||
| Ticaret/Ekonomi | borrow f. | borçlanmak | ||
| Ticaret/Ekonomi | borrow f. | istikraz etmek | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | borrow f. | istikraz etmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | borrow i. | ödünçleme | ||
| Teknik | borrow i. | ödünç | ||
| Teknik | borrow f. | ariyet çukurundan çıkarmak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | borrow f. | kıyıya yakın seyretmek | ||
| Denizcilik | borrow f. | orsa etmek | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | borrow f. | çıkarma işleminde ödünç almak | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | borrow i. | aktarma | ||
| Dilbilim | borrow i. | ödünçleme | ||
| Çevre | ||||
| Çevre | borrow i. | alıntı | ||
| Spor | ||||
| Spor | borrow i. | (golf) yerdeki eğim nedeniyle topun normal yolundan sapması | ||
| Spor | borrow i. | golf egzersiz sahasındaki eğim | ||
| Spor | borrow f. | (golf) yukarıdan aşağıya doğru deliğe giden bir topa vuruş yapmak | ||
| Spor | borrow f. | (golf topu) yerdeki eğim nedeniyle normal yolundan sapmak | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | borrow f. | istikraz etmek | ||
| Engineering | ||||
| Engineering | borrow i. | ariyet çukurundan başka bir yeri doldurmak için çıkarılan malzeme | ||