bouncers - Türkçe İngilizce Sözlük

bouncers

bouncers — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kapı görevlisi
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbaʊnsər/ – BrE /ˈbaʊnsə/)
Terim Türü:
İsim: bouncer (bouncers)
Bar/klüp girişinde güvenliği sağlayan kişiyi tanımlar. “Bounce” fiilinden +-er ile türemiş; “istenmeyeni dışarı ‘sektirip’ çıkaran” imgesiyle barlarda fedailiği mesleğine dönüşmüştür

"bouncers" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bouncer i. fedai
Bouncers don't let me in because I don't look good enough.
Fedailer beni içeri almıyorlar çünkü yeterince iyi görünmüyorum.

More Sentences
Genel
bouncer i. bar güvenlik elemanı
Tom couldn't get past the bouncer.
Tom bar güvenlik elemanını geçemedi.

More Sentences
Konuşma Dili
bouncer i. bar fedaisi
He was now working as a bouncer in a college bar.
Şimdi bir üniversite barında fedai olarak çalışıyordu.

More Sentences
Genel
bouncer i. müşterileri atmakla görevli adam
bouncer i. zıplayan kimse veya şey
bouncer i. palavracı
bouncer i. martaval
bouncer i. goril
bouncer i. barda olay çıkaran müşterileri dışarı atmakla görevli koruma görevlisi
bouncer i. kazulet
bouncer i. (krikette) top sektirme
bouncer N. kapı görevlisi
Bilgisayar
bouncer i. (hesap, sunucu) istek aktarıcı
Tarih
bouncer i. serdengeçti
Spor
bouncer i. yüksekten sekecek şekilde atılan top
bouncer i. hakemin oyunu yeniden başlatmak için sektirdiği top
Beysbol
bouncer i. hakemin oyunu yeniden başlatmak için sektirdiği top
Argo
bouncer i. karşılıksız çek

"bouncers" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
baby bouncer i. bebek hoppalası
baby bouncer i. hoppala
baby bouncer i. bebek hoppala
baby bouncer i. yaylı salıncak
bouncer [uk] i. yalancı
bouncer [obsolete] i. hareket ederken gürültü çıkaran şişman kimse
bouncer [obsolete] i. zıplayıcı
bouncer [uk] i. palavracı
bouncer [uk] i. kabadayı
baby bouncer i. sallanan ana kucağı
bouncer seat i. titreşimli ana kucağı
infant bouncer i. titreşimli ana kucağı
bouncer seat i. sallanan ana kucağı
baby bouncer i. titreşimli ana kucağı
infant bouncer i. sallanan ana kucağı
bouncer seat i. zıplayan bebek koltuğu
infant bouncer i. zıplayan bebek koltuğu
baby bouncer i. zıplayan bebek koltuğu
Konuşma Dili
bouncer (dated) i. yaygaracı
Spor
bouncer shot i. yere çarptırarak atış