| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | bouncer i. | fedai | ||
|
Bouncers don't let me in because I don't look good enough. Fedailer beni içeri almıyorlar çünkü yeterince iyi görünmüyorum. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bouncer i. | bar güvenlik elemanı | ||
|
Tom couldn't get past the bouncer. Tom bar güvenlik elemanını geçemedi. More Sentences |
||||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | bouncer i. | bar fedaisi | ||
|
He was now working as a bouncer in a college bar. Şimdi bir üniversite barında fedai olarak çalışıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | bouncer i. | müşterileri atmakla görevli adam | ||
| Genel | bouncer i. | zıplayan kimse veya şey | ||
| Genel | bouncer i. | palavracı | ||
| Genel | bouncer i. | martaval | ||
| Genel | bouncer i. | goril | ||
| Genel | bouncer i. | barda olay çıkaran müşterileri dışarı atmakla görevli koruma görevlisi | ||
| Genel | bouncer i. | kazulet | ||
| Genel | bouncer i. | (krikette) top sektirme | ||
| Genel | bouncer N. | kapı görevlisi | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | bouncer i. | (hesap, sunucu) istek aktarıcı | ||
| Tarih | ||||
| Tarih | bouncer i. | serdengeçti | ||
| Spor | ||||
| Spor | bouncer i. | yüksekten sekecek şekilde atılan top | ||
| Spor | bouncer i. | hakemin oyunu yeniden başlatmak için sektirdiği top | ||
| Beysbol | ||||
| Beysbol | bouncer i. | hakemin oyunu yeniden başlatmak için sektirdiği top | ||
| Argo | ||||
| Argo | bouncer i. | karşılıksız çek | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | baby bouncer i. | bebek hoppalası | ||
| Genel | baby bouncer i. | hoppala | ||
| Genel | baby bouncer i. | bebek hoppala | ||
| Genel | baby bouncer i. | yaylı salıncak | ||
| Genel | bouncer [uk] i. | yalancı | ||
| Genel | bouncer [obsolete] i. | hareket ederken gürültü çıkaran şişman kimse | ||
| Genel | bouncer [obsolete] i. | zıplayıcı | ||
| Genel | bouncer [uk] i. | palavracı | ||
| Genel | bouncer [uk] i. | kabadayı | ||
| Genel | baby bouncer i. | sallanan ana kucağı | ||
| Genel | bouncer seat i. | titreşimli ana kucağı | ||
| Genel | infant bouncer i. | titreşimli ana kucağı | ||
| Genel | bouncer seat i. | sallanan ana kucağı | ||
| Genel | baby bouncer i. | titreşimli ana kucağı | ||
| Genel | infant bouncer i. | sallanan ana kucağı | ||
| Genel | bouncer seat i. | zıplayan bebek koltuğu | ||
| Genel | infant bouncer i. | zıplayan bebek koltuğu | ||
| Genel | baby bouncer i. | zıplayan bebek koltuğu | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | bouncer (dated) i. | yaygaracı | ||
| Spor | ||||
| Spor | bouncer shot i. | yere çarptırarak atış | ||