bouncy - Türkçe İngilizce Sözlük

bouncy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"bouncy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 11 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bouncy s. canlı
She is bouncy and full of energy.
Canlı ve enerji dolu biri.

More Sentences
bouncy s. zıplayan
Children were playing with a bouncy ball.
Çocuklar zıplayan bir topla oynuyorlardı.

More Sentences
bouncy s. yaylı
The chair is bouncy and comfortable.
Sandalye yaylı ve rahat.

More Sentences
bouncy s. esnek
The wires were made from a bouncy material.
Teller esnek bir malzemeden yapılmıştı.

More Sentences
bouncy s. yaşam dolu
bouncy s. istekli
bouncy s. yerinde duramayan
bouncy s. hevesli
bouncy s. zıplayabilir
bouncy s. dayanıklı
Argo
bouncy s. zıpır

"bouncy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 7 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bouncy castle i. şişme trambolin
bouncy castle i. şişme şato
bouncy castle i. şişme oyun parkı/şatosu
bouncy chair i. sallanan ana kucağı
bouncy chair i. titreşimli ana kucağı
bouncy chair i. zıplayan bebek koltuğu
Argo
be a bouncy-bouncy f. sürekli birileriyle düşüp kalkmak