esnek - Türkçe İngilizce Sözlük

esnek

"esnek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
esnek elastic s.
The regulations covering the emissions aren't elastic.
Emisyonları kapsayan kurallar esnek değildir.

More Sentences
esnek flexible s.
My working hours are extremely flexible!
Çalışma saatlerim son derece esnektir!

More Sentences
Genel
esnek pliant s.
The fabric was soft and pliant, making it easy to drape and shape.
Kumaş yumuşak ve esnekti, bu da dökümünü ve şekil vermeyi kolaylaştırıyordu.

More Sentences
esnek plastic s.
The tool's handle was made from a plastic substance.
Aletin sapı plastik bir maddeden yapılmıştı.

More Sentences
esnek stretchy s.
The cheese is very stretchy.
Peynir çok esnek.

More Sentences
esnek limber s.
The gymnast demonstrated her limber body.
Jimnastikçi esnek vücudunu sergiliyordu.

More Sentences
esnek supple s.
She is the most supple athlete I have ever seen.
Hayatımda gördüğüm en esnek sporcu.

More Sentences
esnek flexible s.
My working hours are extremely flexible!
Çalışma saatlerim son derece esnektir!

More Sentences
esnek elastic s.
The regulations covering the emissions aren't elastic.
Emisyonları kapsayan kurallar esnek değildir.

More Sentences
esnek bendy s.
The straw is made from a bendy material.
Pipet esnek bir malzemeden yapılmıştır.

More Sentences
esnek bouncy s.
The wires were made from a bouncy material.
Teller esnek bir malzemeden yapılmıştı.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
esnek elastic s.
The regulations covering the emissions aren't elastic.
Emisyonları kapsayan kurallar esnek değildir.

More Sentences
Teknik
esnek pliant s.
The fabric was soft and pliant, making it easy to drape and shape.
Kumaş yumuşak ve esnekti, bu da dökümünü ve şekil vermeyi kolaylaştırıyordu.

More Sentences
esnek pliable s.
Use pliable cables for the cabling.
Kablo döşerken esnek kablo kullanın.

More Sentences
Gıda
esnek flexible s.
My working hours are extremely flexible!
Çalışma saatlerim son derece esnektir!

More Sentences
Genel
esnek lithe s.
esnek nonrigid s.
esnek flexile s.
esnek whippy s.
esnek spring s.
esnek limp s.
esnek sprung s.
esnek responsive s.
esnek resilient s.
esnek springy s.
esnek loose-jointed s.
esnek non-rigid s.
esnek yielding s.
esnek elastical s.
esnek bain [dialect] s.
esnek cheveril [obsolete] s.
esnek lissom s.
esnek lissome s.
esnek lithesome s.
esnek meeting [obsolete] s.
esnek bowable s.
esnek lithy s.
esnek lythe [obsolete] s.
esnek buxom [obsolete] s.
esnek dough-faced s.
esnek pappy s.
esnek flectional s.
esnek flexuous s.
esnek sequacious [obsolete] s.
esnek slipper [dialect] s.
esnek spandex s.
esnek springe [dialect] [uk] s.
esnek staggered s.
esnek fungible s.
esnek agile s.
esnek floppy s.
esnek slinky s.
esnek adaptable s.
esnek malleable s.
Teknik
esnek nonrigid s.
esnek resilient s.
esnek springy s.
esnek ductile s.
Botanik
esnek membranaceous s.

"esnek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
esnek kur flexible rate i.
tuz veya şapla işlenmiş esnek deri whitleather i.
esnek elektrik kablosu flex i.
makinelerin veya aygıtların çeşitli amaçlara hizmet eden esnek bölümleri arc i.
hoverkraft gibi taşıtların havasını içeren esnek kuşak skirt i.
esnek çalışma flexible working i.
esnek üretim flexible production i.
esnek zaman flexitime i.
esnek deri flexible leather i.
esnek çalışma saatleri flexible hours of labor i.
esnek olmama inelasticity i.
esnek olmayış inelasticity i.
esnek anayasa flexible constitution i.
esnek kerestesi olan bir cins avrupa meşesi durmast i.
esnek zaman flexible time i.
bir çeşit sağlam ve esnek kereste ve bu kerestenin elde edildiği ağacın adı lancewood i.
esnek imalat sistemleri flexible manufacturing systems i.
esnek davranış elastic behaviour i.
insanların yüksek bir yerden aşağıya doğru atladıkları ve esnek bir halatla yukarı çekildikleri bir etkinlik bungee jumping i.
esnek çalışma saatleri flexible working hours i.
esnek kullanım flexible use i.
esnek eklem flexible joint i.
esnek bağlantı flexible joint i.
esnek halat widdy i.
esnek taşıma torbası flexible carrier bag i.
esnek zaman flextime i.
esnek tasarım yapısı flexible design structure i.
esnek örgü flexible braid i.
çocukların üzerinde zıpladığı gergin ve esnek ağ thrombolin i.
çit kazıklarını bir arada tutmak için kazıkların tepesine geçirilen esnek tahta edder [obsolete] i.
esnek olmama unelasticity i.
esnek olmama unmalleability i.
kırbacın veya kamçının ucundaki esnek kısım lash i.
esnek ve gözenekli olmayan bir mantar tıpa çeşidi velvet cork i.
esnek ve elastik bir kap bladder i.
başlığı ve eklentileri olan esnek boru hosepipe i.
başlığı ve eklentileri olan esnek boru hose i.
nesneleri bir arada tutmak için kullanılan, esnek yapılı doğal veya sentetik kauçuk halka gum band [pennsylvania] i.
esnek örtü overwrapper i.
esnek örtü overwrap i.
ayakkabının hafif sıkması için sayasında bulunan esnek parça gore i.
keno oynarken içinden numaralı top çıkarılan dar boyunlu esnek bir torba keno goose i.
esnek olmayan zaman çizelgesi clock i.
boşluktan hava girmemesi için kapı altına yerleştirilen esnek şerit draught excluder i.
esnek olmama iron hand i.
esnek telden yapılan ve pipo sapının temizliğinde kullanılan bir alet pipe cleaner i.
iç içe dokunmuş çeşitli esnek malzemelerden yapılan kap cleave [ireland] i.
çerçevesiz esnek eyer pad i.
çok sayıda değerli taş ve boncuklardan oluşup boyun kısmına oturan esnek kolye dog collar i.
paketlemede kullanılan ince, esnek ve şeffaf kağıt film i.
esnek şey flexible i.
esnek kenarlı bir şapka modeli snap-brim i.
esnek politika destekçisi kimse soft-liner i.
esnek politika soft line i.
esnek pozisyon soft line i.
esnek konum soft line i.
bir tür oturaklı esnek kızak kicksled i.
bir tür oturaklı esnek kızak spark i.
dinamik hoparlörün ses bobinini mıknatısa göre düzgün bir şekilde konumlandıran ve genellikle esnek bir fiber halkadan oluşan parçası spider i.
bir şemsiyenin açılıp kapanmasını sağlayan esnek tel stretcher i.
esnek saplı tırmanıcı bitki supplejack i.
esnek bant support i.
esnek dolgu içerisinde elektrikli ısıtma elemanları bulunduran ısıtıcı hot pad i.
esnek davranmak give f.
esnek olmak be flexible f.
esnek odunsu malzeme ile desteklemek, tamir etmek cane f.
oğlak derisi kadar esnek hale getirmek cheverliize f.
esnek hale getirmek limber (up) f.
esnek şekilde sarkmak flag f.
esnek olmayan inelastic s.
hiç esnek davranmayan inflexible s.
yumuşak ve esnek supple s.
daha esnek whippier s.
esnek olmayan non elastic s.
en esnek (yay) whippiest s.
esnek olmayan unflexible s.
esnek olmayan inflexible s.
esnek olmayan nonelastic s.
esnek vücutlu lithe s.
esnek olmayan eager[obsolete] s.
esnek olmayan unbudgeable s.
esnek olmayan unelastic s.
esnek olmayan unpliant s.
esnek olmayan unpliable s.
esnek olmayan springless s.
esnek vücutlu lithesome s.
sepetçi söğüdü dalı kadar esnek withy s.
ince, esnek ve kısmen şeffaf olan membraneous s.
ince, esnek ve kısmen şeffaf olan membranaceous s.
bir döner presin silindirinin etrafına sarılan (esnek baskı yüzeyi) wraparound s.
esnek olmayan brassbound s.
esnek olmayan renitent s.
hafif ve esnek adımları olan light-foot s.
esnek vücutlu lithe-bodied s.
esnek uzuvları olan (kimse) loose-limbed s.
esnek olmayan lockstep s.
esnek olmama ile karakterize olan musclebound s.
esnek olmama ile karakterize olan muscle-bound s.
esnek olmayan inflexive s.
esnek olmayan irresilient s.
esnek olmayan irremovable s.
esnek olmayan dead s.
yarı esnek semiflexible s.
bazı yerleri esnek olan semi-flexible s.
yarı esnek semi-flexible s.
kısmen esnek semi-flexible s.
(kağıt) opak ve esnek dokulu soft s.
(çalışma saati) esnek stagger s.
aşırı esnek superelastic s.
esnek olmayan inelastic s.
esnek olmayan frozen s.
esnek ama sert rubbery s.
esnek ayarlı adjustable s.
esnek olmayan rigid s.
esnek bir şekilde resiliently zf.
esnek bir şekilde supplely zf.
esnek bir şekilde lithely zf.
esnek olarak supply zf.
esnek olarak limberly zf.
esnek bir biçimde responsively zf.
esnek bir şekilde pliantly zf.
esnek biçimde in a flexible manner zf.
esnek biçimde flexibly zf.
esnek doz olarak flexible dose zf.
esnek olmayan şekilde inelastically zf.
esnek biçimde yieldingly zf.
esnek olmayan bir şekilde unbudgeably zf.
esnek olmadan unpliably zf.
esnek anlamına gelen ön ek flex- ök.
Konuşma Dili
bir grup insanın telefonla sık sık plan değişikliği yaparak ayarladığı esnek buluşma approximeeting i.
Deyim
esnek olmayan kimse a hard head i.
çalışan anneler için çizilmiş esnek saatler gibi faydaları olan fakat onlara yükselmek için çok az olanak tanıyan bir kariyer planı mommy track i.
anneler için esnek saatler gibi faydaları olan fakat onlara yükselmek için çok az olanak tanıyan bir çalışma planı mommy track i.
zorluklarla başa çıkabilecek kadar esnek ve dayanıklı olmak bend in the wind f.
birazcık esnek davranmak give a little f.
esnek olmamak have a hard head f.
esnek olmamak have a thick skull f.
zorluklarla başa çıkabilecek kadar esnek ve dayanıklı olmak bend with the wind f.
esnek davranmak give an inch f.
birine esnek davranmak give somebody an inch f.
(bir konuda) esnek görüşlü olmak have/keep an open mind (on/about something) f.
esnek olmamak take a hard line f.
genelde devlet daireleri veya müşteri temsilciliklerinde esnek ve akla yatkın olmayan reddedilme/bir şeylerin kabul edilmeme durumunu belirten bir ifade computer says no [cliché] expr.
Ticaret/Ekonomi
esnek bütçe flexible budget i.
esnek çalışma zamanı flexible working time i.
esnek hızlandırıcı flexible accelerator i.
esnek fiyatlandırma elastic pricing i.
esnek güvence flexicurity i.
esnek ücretler flexible wages i.
esnek fiyat flexible pricing i.