| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | lockstep i. | bağlı olma | ||
|
The prices of oil and gas often move in lockstep with each other. Petrol ve gaz fiyatları genellikle birbirine bağlı olarak hareket eder. More Sentences |
||||
| Genel | lockstep i. | kortej | ||
| Genel | lockstep i. | yakın birliktelik | ||
| Genel | lockstep i. | uygunluk | ||
| Genel | lockstep i. | uyum | ||
| Genel | lockstep i. | katı eş zamanlılık | ||
| Genel | lockstep i. | ezberden uygulanan etkili standart prosedür | ||
| Genel | lockstep i. | eş zamanlılık | ||
| Genel | lockstep s. | katı | ||
| Genel | lockstep s. | esnek olmayan | ||
| Genel | lockstep s. | topluma sıkı sıkıya uyan | ||
| Genel | lockstep s. | dar kafalı | ||
| Genel | lockstep s. | tutucu | ||
| Genel | lockstep N. | aynı adımda ilerleme | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | lockstep i. | uygun adım | ||
| Askeri | lockstep i. | yanaşık düzende yürüme | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Deyim | ||||
| Deyim | move in lockstep f. | sıkışık/yanaşık düzende/uyumlu biçimde yürümek | ||
| Deyim | in lockstep (with someone or something) expr. | (biriyle/bir şeyle) aynı şekilde hareket eden | ||
| Deyim | in lockstep [us] expr. | birbirine bağlı olarak | ||
| Deyim | in lockstep [us] expr. | uyum içinde | ||
| Deyim | in lockstep (with someone or something) expr. | (biriyle/bir şeyle) senkron içinde | ||
| Deyim | in lockstep [us] expr. | birbirine dayalı olarak | ||
| Deyim | in lockstep (with someone or something) expr. | (biriyle/bir şeyle) eş zamanlı hareket eden | ||
| Deyim | in lockstep (with someone or something) expr. | (biriyle/bir şeyle) aynı anda hareket eden | ||
| Deyim | in lockstep (with someone or something) expr. | (biriyle/bir şeyle) omuz omuza | ||
| Deyim | in lockstep [us] expr. | yakın temasta | ||
| Deyim | in lockstep (with someone or something) expr. | (biriyle/bir şeyle) uyum içinde | ||
| Deyim | in lockstep (with someone or something) expr. | (biriyle/bir şeyle) birlikte | ||