yielding - Türkçe İngilizce Sözlük

yielding

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

yielding — Definition

Anlamı ve Tanımı:
esnek, boyun eğen
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈjiːldɪŋ/ – BrE /ˈjiːldɪŋ/)
Terim Türü:
Sıfat
Direnç göstermeyen ya da kolay şekil alan nitelik. Yield fiilinden sıfatlaşmıştır. Fiziksel esneklikten psikolojik uyuma kadar geniş bir kullanım alanı vardır.
Eş Anlamlılar:
compliant, flexible
Zıt Anlamlılar:
rigid, stubborn

"yielding" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
yielding s. gevşek
The soil has a yielding softness after the rain.
Toprak yağmurdan sonra gevşek bir yumuşaklık kazandı.

More Sentences
yielding s. uysal
I wasn't expecting an objection from such a yielding person.
Bu kadar uysal bir insandan itiraz beklemiyordum.

More Sentences
yielding s. yumuşak
yielding s. kazançlı
yielding s. verimli
yielding s. metanetsiz
yielding s. gelir getiren
yielding s. zayıf
yielding s. kağşar
yielding s. esnek
yielding s. bükülebilir
yielding s. kolayca eğilir
yielding s. karlı
yielding s. kazanç sağlayan
yielding s. kar getiren
yielding s. boyun eğen
yielding s. teslim olmaya hazır
yielding s. direnç göstermeyen
yielding s. itaatkar
yielding s. söz dinleyen
yielding s. yumuşak başlı
yielding s. değişken
yielding s. eğilebilen
Ticaret/Ekonomi
yielding s. gelir getiren
Teknik
yielding i. akma (çekme testi)

"yielding" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
as yielding as s. kadar gevşek
non-yielding s. kazançsız
non-yielding s. verimsiz
Ticaret/Ekonomi
assets yielding interest i. faiz getiren kıymetler
interest-yielding i. faiz getirme
higher-yielding financial assets i. (daha) yüksek getirili finansal varlıklar
yielding interest s. faiz getiren
interest-yielding s. faiz getiren
low-yielding s. düşük gelir getiren
low-yielding s. düşük kazançlı
Hukuk
yielding and paying i. kira sözleşmelerinde kiranın önceden belirtilen şekilde ödeneceğini belirten ifade
Teknik
yielding point i. esneklik sınırı
yielding point i. akma sınırı
yielding point i. sünme noktası
yielding of metal i. metalin akması
johnson-gilman theory of yielding i. johnson-gilman'ın akma kuramı
von mises yielding criterion i. von mises akma kıstası
shear yielding i. kesme akması
discontinuous yielding i. kesintili akma
delayed yielding i. gecikmeli akma
yielding cores i. karot alan
yielding cores i. karot alabilen
Mekanik
yielding strength i. akma mukavemeti
İnşaat
yielding of support i. desteğin çökmesi
yielding of support i. desteğin eğilmesi
yielding of foundation i. temel çökmesi
Maden
yielding arch i. elastik kemer bağ
yielding arch i. esnek yay bağ