verimli - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

verimli



"verimli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
verimli fertile s.
verimli fruitful s.
verimli productive s.
General
verimli thrifty s.
verimli rank s.
verimli fertilized s.
verimli plentiful s.
verimli sweet s.
verimli lush s.
verimli pregnant s.
verimli fructiferous s.
verimli prolific s.
verimli grateful s.
verimli fructuous s.
verimli voluminous s.
verimli efficient s.
verimli copious s.
verimli exuberant s.
verimli yielding s.
verimli fecund s.
verimli high speed s.
verimli abundant s.
verimli rich s.
verimli productive s.
verimli fertilised s.
verimli feracious s.
verimli efficiently zf.
Trade/Economic
verimli rich s.
verimli remunerative s.
verimli profitable s.
verimli productive s.
Politics
verimli efficient s.
Technical
verimli productive s.
verimli generous s.
Geography
verimli unctuous s.
Archaic
verimli uberous s.
Slang
verimli bonanza s.

"verimli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 144 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
verimli toprak loam i.
General
verimli olmak increase f.
verimli kılmak fertilize f.
verimli hale getirmek make productive f.
verimli çalışmak work efficiently f.
verimli çalışmak work productively f.
verimli çalışmak work effectively f.
verimli hale gelmek become efficient f.
verimli yapmak fecundate f.
verimli kılmak fertilise f.
verimli kullanmak use productively f.
verimli kullanmak use efficiently f.
verimli geçmek be fruitful/productive f.
toplantı verimli geçti the meeting was fruitful f.
verimli olmak be efficient f.
verimli arazi fertile land i.
çölde genellikle bir su birikintisinin etrafında bulunan verimli arazi oasis i.
verimli hale getirme improvement i.
hızlı ve verimli çalışma efficiency i.
verimli dönemi (bir kimsenin) prime i.
verimli toprak rich soil i.
verimli olma durumu yieldingness i.
hayatın en verimli dönemi the prime of life i.
verimli arazi fruitful land i.
verimli hale gelme fertilization i.
verimli kullanım productive usage i.
verimli kullanım productive use i.
verimli hizmet fruitful service i.
verimli hizmet productive service i.
verimli hizmet efficient service i.
verimli toprak fertile soil i.
verimli döngü virtuous circle i.
verimli sonuçlar fruitful results i.
verimli sonuçlar productive results i.
bilgisayar oyunlarında bir oyunun konusunun ve temel oyun mekaniğinin ne kadar iyi tasarlanmış ve oyunda ne kadar verimli bir şekilde uygulanmış olduğunu ifade eden sözcük gameplay i.
verimli bir toplantı a fruitful meeting i.
verimli hale gelme fertilisation i.
verimli olma teemingness i.
verimli toprak fertile soil i.
verimli biçimde sarfedilmemiş tost s.
yeterince verimli fertile enough s.
hızlı ve verimli çalışan efficient s.
verimli kılınmış fertilized s.
yüksek verimli efficient s.
yüksek verimli highly productive s.
çok verimli enormously productive s.
(bitki) verimli lush s.
etkili ve verimli efficient and productive s.
süper verimli uber-efficient s.
en üst derecede verimli/faydalı uber-efficient s.
verimli kılınmış fertilised s.
kaynağında verimli resource-efficient s.
gözle görülür düzeyde etkili/verimli transeunt s.
gözle görülür düzeyde etkili/verimli transient s.
aşırı verimli ultraefficient s.
en verimli the most efficacious s.
verimli bir şekilde plentifully zf.
verimli bir şekilde exuberantly zf.
verimli biçimde efficiently zf.
verimli bir şekilde efficiently zf.
verimli bir biçimde voluminously zf.
işte verimli çalışmaya uygun olarak ergonomically zf.
verimli bir biçimde thriftily zf.
verimli bir şekilde fertilely zf.
verimli bir şekilde productively zf.
daha verimli more productive zf.
verimli bir şekilde temporizingly zf.
verimli bir şekilde temporisingly zf.
Phrasals
verimli ürün vermek come in f.
Phrases
daha çok değil daha verimli çalış work smarter, not harder expr.
çok çalışmaktansa verimli çalışmak yeğdir work smarter, not harder expr.
Colloquial
bilhassa talihli/kazançlı ya da verimli yıl big year i.
enerji tasarruflu olduğu halde daha basit teknoloji kadar verimli olmayan alet eco-bling i.
Idioms
(etkili/verimli olarak) çalışmaya başlamak get in gear f.
(etkili/verimli olarak) çalışmaya başlamak get into gear f.
verimli bir şekilde çalışmak run lean and mean f.
birinin en verimli olduğu anda kariyerini/yaşamını bitirmek cut someone off in their prime f.
birinin en verimli olduğu anda kariyerini/yaşamını bitirmek cut someone down in their prime f.
verimli çalışmak be in a groove f.
verimli çalışmak be in the groove f.
verimli hale getirmek clean house f.
iyi yönetilen ve verimli iş tight ship i.
iyi yönetilen ve verimli organizasyon tight ship i.
verimli bir dönem a good spell i.
ingilizlerin yeterince üretken/verimli olamamalarına yönelik bir ifade the british disease i.
verimli ve sorunsuz çalışan kimse veya şey a well-oiled machine i.
verimli ürün corn in egypt i.
(birinin) en verimli döneminde in (one's) heyday expr.
en verimli/üretken döneminde in (one's) pomp [uk] expr.
en verimli/üretken döneminde in your pomp expr.
Trade/Economic
kaynakların verimli kullanımı efficient use of the sources i.
verimli şekilde işletme efficient utilization i.
verimli şekilde kullanma efficient utilization i.
verimli iş tecrübesi productive work experience i.
verimli işbirliği productive cooperation i.
Technical
en verimli güç maximum economic rating i.
en verimli yük optimum load i.
verimli toprak productive soil i.
verimli olma durumu fertility i.
verimli toprak fertile land i.
verimli yöntemler efficient techniques i.
yakıt verimli fırın fuel-efficient furnace i.
yüksek verimli hava filtresi high efficiency air filter i.
yüksek verimli kabakütük döküm makinesi high performance bloom caster i.
yüksek verimli partikül hava filtresi high efficiency particulate air filter i.
yüksek verimli filtre high efficiency filter i.
yakıt verimli fuel-efficient s.
Telecom
yüksek verimli haberleşme high efficiency communication i.
Automotive
enerji verimli sürüş eco-driving i.
enerji verimli sürüş ecodriving i.
verimli dinamikler efficient dynamics i.
verimli çift kavrama efficient dual clutch i.
verimli besleme efficiency-booster i.
yüksek verimli radyatör peteği high efficiency cooling fin i.
yüksek verimli partikül hava filtresi high efficiency particulate air filter i.
yüksek verimli motor high efficiency engine i.
yüksek verimli yakıt high energy fuel i.
yüksek verimli soğutma peteği high efficiency cooling fin i.
yüksek verimli soğutma kanadı high efficiency cooling fin i.
verimli devirde on the cam expr.
Aeronautic
jet motorunun daha verimli çalışması için ısı geri kazanımı sağlayan cihaz reheat i.
pervanenin en verimli olduğu hız optimum speed of a propeller i.
Marine
verimli iş günleri effective working days i.
verimli çalışma günleri oranı rate of effective working days i.
Petrol
verimli oluşumlarda petrol veya gazın üstünde yer alan su tabakası top water i.
Mining
madencilerin aralarında kura çekerek verimli kömür bölgelerini bölüşmesi cavel i.
Medical
erken ölümden dolayı kaybedilen potansiyel yaşam yılı ile maluliyetten dolayı kaybedilen verimli yılları birleştirerek bir hastalığın yarattığı toplam yük disability-adjusted life year i.
Marine Biology
yüksek verimli floresan ışığı vho lighting i.
yüksek verimli floresan lamba ho lighting i.
Botanic
kerestesi için yetiştirilen hızlı büyüyen verimli bir kavak necklace poplar (populus deltoides) i.
kerestesi için yetiştirilen hızlı büyüyen verimli bir kavak eastern cottonwood i.
kendine verimli self-pollinating s.
Agriculture
buğday ve çavdarın yüksek verimli bir melezi triticale i.
buğday ve çavdarın yüksek verimli melezinin taneleri triticale i.
verimli toprak kaybı fertile soil loss i.
verimli toprak fertile soil i.
verimli olmayan unprolific s.
Religious
verimli arazi charmel [obsolete] i.
Environment
verimli toprak loam i.
Geology
hindistan'da bulunan verimli, siyah toprak regur i.
hindistan'da bulunan verimli, siyah toprak regur soil i.
rusya'nın zengin ve verimli toprağı chernozemic soil i.
Places
verimli hilal fertile crescent i.
Slang
verimli çalışan in the groove s.