grateful - Türkçe İngilizce Sözlük

grateful

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

grateful — Definition

Anlamı ve Tanımı:
minnettar, şükran duyan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈɡreɪtfəl/ – BrE /ˈɡreɪtfʊl/)
Terim Türü:
Sıfat
Kendisine yapılan bir iyilik, destek veya olumlu durum karşısında içten bir teşekkür ve değer bilme duygusu taşıyan hâli tanımlayan sözcüktür; duygusal farkındalık ve karşılıklılık bilinciyle yakından ilişkilidir. Latince gratus “hoşnut, memnun” kökünden türeyen bu kullanım, olumlu deneyimin bireyde bıraktığı içsel tatmini dilde kalıcı bir duygu kategorisine dönüştürür.
Eş Anlamlılar:
thankful, appreciative
Zıt Anlamlılar:
ungrateful

"grateful" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 18 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
grateful s. minnettar
I am very grateful for your assistance.
Yardımlarınız için minnettarım.

More Sentences
Genel
grateful s. memnun
I would be very grateful for an answer to this question.
Bu soruya cevap verirseniz çok memnun olurum.

More Sentences
grateful s. müteşekkir
I am grateful for this opportunity to set out the position of the Commission and the European Union.
Komisyon'un ve Avrupa Birliği'nin tutumunu ortaya koyma fırsatı verdiğiniz için müteşekkirim.

More Sentences
grateful s. makbul
I'd be very grateful if you could help me tomorrow.
Yarın bana yardımcı olabilirsen çok makbule geçer.

More Sentences
grateful s. teşekkür borçlu
I am very grateful of you.
Sana çok teşekkür borçluyum.

More Sentences
grateful s. minnettar
I am very grateful for your assistance.
Yardımlarınız için minnettarım.

More Sentences
grateful s. değerbilir
grateful s. tatminkar
grateful s. borçlu
grateful s. hoş
grateful s. verimli
grateful s. kadirbilir
grateful s. kadirşinas
grateful s. iyilikbilir
grateful s. güzel
grateful s. minnet gösteren
grateful s. minnet duyan
grateful s. şükran duyan

"grateful" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be grateful f. minnettar olmak
Genel
being grateful for i. şükretme
be grateful f. müteşekkir olmak
be grateful f. minnet duymak
be grateful for f. şükretmek
be grateful f. iyilik bilmek
be grateful f. minnettar kalmak
remain grateful f. minnettar kalmak
be grateful f. şükran duymak
be grateful to f. minnettar olmak
Deyim
feel grateful for each day f. hayatta olduğu her güne şükretmek
feel grateful for each day f. yeni doğan her güne duacı olmak
be grateful for small blessings f. küçük şeyleri takdir etmek
be grateful for small blessings f. küçük şeylerin değerini/kıymetini bilmek
be grateful for small blessings f. azla yetinmeyi bilmek
be grateful for small blessings f. buna da şükür demek
be grateful for small blessings f. aza kanaat etmeyi bilmek
be grateful for small mercies f. küçük şeylere şükretmek
be grateful for small mercies f. küçük şeylerle mutlu olmak
be grateful for small mercies f. buna da şükür demek
be grateful for small mercies f. küçük şeylerle yetinmek
Konuşma
I am grateful to you expr. sana minnettarım
I am grateful to you expr. size minnettarım
I would be most grateful expr. çok minnettar kalırım
be grateful for what i'm giving you expr. verdiklerime şükredin
I am really grateful expr. gerçekten minnettarım
we are grateful to you expr. sana borçluyuz