verimli - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

verimli



Bedeutungen von dem Begriff "verimli" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 35 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
verimli fertile adj.
verimli fruitful adj.
verimli productive adj.
General
verimli fertilized adj.
verimli plentiful adj.
verimli sweet adj.
verimli lush adj.
verimli pregnant adj.
verimli fructiferous adj.
verimli prolific adj.
verimli thrifty adj.
verimli rank adj.
verimli grateful adj.
verimli fructuous adj.
verimli voluminous adj.
verimli efficient adj.
verimli copious adj.
verimli exuberant adj.
verimli yielding adj.
verimli fecund adj.
verimli high speed adj.
verimli abundant adj.
verimli rich adj.
verimli productive adj.
verimli fertilised adj.
verimli feracious adj.
verimli efficiently adv.
Slang
verimli bonanza adj.
Trade/Economic
verimli profitable
verimli rich
verimli productive
verimli remunerative
Politics
verimli efficient
Technical
verimli generous
verimli productive

Bedeutungen, die der Begriff "verimli" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 115 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
verimli toprak loam n.
General
verimli olmak increase v.
verimli kılmak fertilize v.
verimli hale getirmek make productive v.
verimli çalışmak work effectively v.
verimli çalışmak work efficiently v.
verimli çalışmak work productively v.
verimli hale gelmek become efficient v.
verimli yapmak fecundate v.
verimli kılmak fertilise v.
verimli kullanmak use productively v.
verimli kullanmak use efficiently v.
verimli geçmek be fruitful/productive v.
toplantı verimli geçti the meeting was fruitful v.
verimli olmak be efficient v.
verimli arazi fruitful land n.
hayatın en verimli dönemi the prime of life n.
verimli toprak rich soil n.
verimli olma durumu yieldingness n.
hızlı ve verimli çalışma efficiency n.
çölde genellikle bir su birikintisinin etrafında bulunan verimli arazi oasis n.
verimli hale getirme improvement n.
verimli arazi fertile land n.
verimli dönemi (bir kimsenin) prime n.
verimli hale gelme fertilization n.
verimli kullanım productive usage n.
verimli kullanım productive use n.
verimli hizmet fruitful service n.
verimli hizmet productive service n.
verimli hizmet efficient service n.
verimli toprak fertile soil n.
verimli döngü virtuous circle n.
verimli sonuçlar fruitful results n.
verimli sonuçlar productive results n.
bilgisayar oyunlarında bir oyunun konusunun ve temel oyun mekaniğinin ne kadar iyi tasarlanmış ve oyunda ne kadar verimli bir şekilde uygulanmış olduğunu ifade eden sözcük gameplay n.
verimli bir toplantı a fruitful meeting n.
verimli hale gelme fertilisation n.
verimli olma teemingness n.
verimli biçimde sarfedilmemiş tost adj.
verimli kılınmış fertilized adj.
yeterince verimli fertile enough adj.
hızlı ve verimli çalışan efficient adj.
yüksek verimli efficient adj.
yüksek verimli highly productive adj.
çok verimli enormously productive adj.
(bitki) verimli lush adj.
etkili ve verimli efficient and productive adj.
süper verimli uber-efficient adj.
en üst derecede verimli/faydalı uber-efficient adj.
verimli kılınmış fertilised adj.
kaynağında verimli resource-efficient adj.
verimli bir biçimde thriftily adv.
verimli bir şekilde exuberantly adv.
verimli bir biçimde voluminously adv.
verimli biçimde efficiently adv.
işte verimli çalışmaya uygun olarak ergonomically adv.
verimli bir şekilde productively adv.
verimli bir şekilde fertilely adv.
verimli bir şekilde efficiently adv.
verimli bir şekilde plentifully adv.
daha verimli more productive adv.
verimli bir şekilde temporizingly adv.
verimli bir şekilde temporisingly adv.
Idioms
(etkili/verimli olarak) çalışmaya başlamak get in gear
(etkili/verimli olarak) çalışmaya başlamak get into gear
verimli bir şekilde çalışmak run lean and mean
Trade/Economic
verimli şekilde işletme efficient utilization
verimli şekilde kullanma efficient utilization
kaynakların verimli kullanımı efficient use of the sources
verimli işbirliği productive cooperation
verimli iş tecrübesi productive work experience
Technical
verimli toprak fertile land
verimli olma durumu fertility
verimli toprak productive soil
yüksek verimli filtre high efficiency filter
verimli yöntemler efficient techniques
yüksek verimli kabakütük döküm makinesi high performance bloom caster
yakıt verimli fırın fuel-efficient furnace
yakıt verimli fuel-efficient
yüksek verimli partikül hava filtresi high efficiency particulate air filter
en verimli yük optimum load
en verimli güç maximum economic rating
yüksek verimli hava filtresi high efficiency air filter
Telecom
yüksek verimli haberleşme high efficiency communication
Automotive
yüksek verimli radyatör peteği high efficiency cooling fin
yüksek verimli soğutma kanadı high efficiency cooling fin
yüksek verimli soğutma peteği high efficiency cooling fin
yüksek verimli yakıt high energy fuel
yüksek verimli motor high efficiency engine
verimli besleme efficiency-booster
enerji verimli sürüş eco-driving
enerji verimli sürüş ecodriving
yüksek verimli partikül hava filtresi high efficiency particulate air filter
verimli çift kavrama efficient dual clutch
verimli devirde on the cam
verimli dinamikler efficient dynamics
Aeronautic
jet motorunun daha verimli çalışması için ısı geri kazanımı sağlayan cihaz reheat n.
pervanenin en verimli olduğu hız optimum speed of a propeller
Marine
verimli iş günleri effective working days
verimli çalışma günleri oranı rate of effective working days
Mining
madencilerin aralarında kura çekerek verimli kömür bölgelerini bölüşmesi cavel n.
Medical
erken ölümden dolayı kaybedilen potansiyel yaşam yılı ile maluliyetten dolayı kaybedilen verimli yılları birleştirerek bir hastalığın yarattığı toplam yük disability-adjusted life year
Marine Biology
yüksek verimli floresan ışığı vho lighting
yüksek verimli floresan lamba ho lighting
Botanic
kerestesi için yetiştirilen hızlı büyüyen verimli bir kavak necklace poplar (populus deltoides) n.
kerestesi için yetiştirilen hızlı büyüyen verimli bir kavak eastern cottonwood n.
Agriculture
verimli toprak kaybı fertile soil loss
verimli toprak fertile soil
Religious
verimli arazi charmel [obsolete] n.
Environment
verimli toprak loam
arıtma verimli treatment performance
Geology
hindistan'da bulunan verimli, siyah toprak regur n.
hindistan'da bulunan verimli, siyah toprak regur soil n.
rusya'nın zengin ve verimli kara toprağı chernozemic soil n.
Places
verimli hilal fertile crescent