heavy - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

heavy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "heavy" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 64 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
heavy adj. ağır
General
heavy v. ağır çekmek
heavy n. fedai
heavy n. kötü adam rolü
heavy n. başrol oyuncusu
heavy n. ağır siklet
heavy adj. sıkıcı
heavy adj. yoğun (trafik)
heavy adj. beceriksiz
heavy adj. ağırlıklı
heavy adj. güçlü
heavy adj. ağırlaşmış (göz)
heavy adj. hazmı güç (yemek)
heavy adj. çok miktarda (oy kullanımı)
heavy adj. kantarlı
heavy adj. zor (iş)
heavy adj. koyu
heavy adj. üzücü
heavy adj. yoğun
heavy adj. çok
heavy adj. kalın (elbise)
heavy adj. şiddetli
heavy adj. usandırıcı
heavy adj. ciddi
heavy adj. derin (sessizlik)
heavy adj. fırtınalı
heavy adj. sert
heavy adj. hamile
heavy adj. kapalı
heavy adj. önemli
heavy adj. okkalı
heavy adj. kopkoyu
heavy adj. boğucu (koku)
heavy adj. ezici
heavy adj. aşırı
heavy adj. bulutlu
heavy adj. kaba
heavy adj. incelikten yoksun
heavy adj. kapalı (gök)
heavy adj. bozuk
heavy adj. sıkıntılı
heavy adj. lök
heavy adj. (hava) bulutlu
heavy adj. baskın
heavy adj. baygın
heavy adj. şiddetle
heavy adj. zarafetsiz
heavy adj. uyku basmış
heavy adj. kuvvetli (yağmur/rüzgar/fırtına)
heavy adj. rüzgar
heavy adj. kabarmış (deniz)
heavy adj. fazla
heavy adj. zor
heavy adj. ağır
heavy adj. kalın (kar tabakası)
heavy adj. zalim
heavy adj. kederli
heavy adj. güç
heavy adv. ağır şekilde
Trade/Economic
heavy çok miktarda (alım satım) (borsada)
Technical
heavy ağır iş
Physics
heavy ağır (izotop)
Tobacco
heavy ağır tavlı
heavy gramajı fazla

Bedeutungen, die der Begriff "heavy" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
heavy smoker n. ağır tiryaki
General
be heavy v. ağır çekmek
be in heavy debt v. çok borcu olmak
borrow with heavy interest v. yüksek faizle borçlanmak
borrow with heavy interest v. yüksek faizle borç almak
carry heavy loads v. ağır yükler taşımak
carry heavy things v. ağır şeyler taşımak
carry heavy things v. ağır şeyler kaldırmak
come under heavy criticism v. ağır eleştirilere maruz kalmak
draw heavy attention v. yoğun ilgi görmek
draw heavy criticism v. ağır eleştirilere maruz kalmak
face heavy criticism v. ağır eleştirilere maruz kalmak
get a heavy tan v. arap gibi olmak
get heavy v. ağırlaşmak
go a little heavy on the eye makeup v. göz makyajını biraz abartmak
have a heavy foot v. arabayı çok hızlı sürmek
inflict heavy damage v. ağır zarar vermek
inflict heavy losses v. ağır kayıplar verdirmek
levy a heavy tax on v. ağır vergi koymak
lie heavy on somebody v. yüklenmek
lie heavy on the stomach v. mideye oturmak
lift heavy v. ağır kaldırmak
lift heavy things v. ağır şeyler kaldırmak
make heavy weather of v. gözünde büyütmek
make heavy weather of doing something v. birşeye olması gerektiğinden daha fazla zaman harcamak
make heavy weather of something v. birşeye olması gerektiğinden daha fazla zaman harcamak
not lift heavy things v. ağır şeyler kaldırmamak
pay a heavy price for v. bedelini ağır ödemek
suffer heavy losses v. ağır kayıplara uğramak
suffer heavy losses v. ağır kayıplar vermek
take a heavy toll v. büyük bir kayba sebep olmak
take a heavy toll v. bir şeye çok zarar vermek
walk with heavy steps v. gürültülü yürümek
a heavy cotton cloth n. revendük
a heavy criticism n. ağır bir eleştiri
a heavy sea n. dalgalı deniz
a heavy slap n. okkalı bir tokat
a night of heavy rain n. sağanak yağışlı gece
a night with heavy rain n. sağanak yağışlı gece
a pair of heavy shoes n. bir çift ağır/büyük ayakkabı
heavy bill n. kabarık hesap
heavy bill n. yüksek fatura/hesap
heavy burden n. külfet
heavy burden n. ağır yük
heavy clay n. ağır kil
heavy clothes n. kalın giysiler
heavy coat n. kalın palto
heavy cream n. yoğun krema
heavy cream n. ağır krema
heavy criticism n. sert eleştiri
heavy criticism n. ağır eleştiri
heavy criticism n. acımasız eleştiri
heavy damage n. ağır hasar
heavy demand n. yoğun talep
heavy density n. ağır yoğunluk
heavy dish n. ağır yemek
heavy drinker n. içkici
heavy drinking n. içki alışkanlığı
heavy exercise n. ağır egzersiz
heavy fall of snow n. yoğun kar yağışı
heavy fine n. ağır para cezası
heavy fog n. yoğun sis
heavy fuel n. ağır yakıt
heavy fuel n. ağıryağ
heavy fuel burns n. ağır yakıt yanıkları
heavy fuel oils n. ağır yakıtlar
heavy goods n. ağır yük
heavy guns n. ağır silahlar
heavy hand n. zorbalık
heavy hand n. sakar
heavy hand n. tiranlık
heavy hand n. despot
heavy hand n. baskı
heavy hand n. zorba
heavy hand n. baskıcı
heavy hand n. otorite
heavy hand n. zalim
heavy horse n. koşum atı
heavy increase n. hızlı artış
heavy industry n. ağır sanayi
heavy industry n. ağır endüstri
heavy ions n. ağır iyonlar
heavy jacket n. kalın ceket
heavy job workload n. ağır iş yükü
heavy leather n. ağır deri
heavy loss n. ağır bilanço
heavy loss n. ağır kayıp
heavy losses n. ağır kayıplar
heavy machine gun n. ağır makineli tüfek
heavy make-up n. ağır makyaj
heavy matters n. önemli konular
heavy matters n. ağır konular
heavy metal poisoning n. ağır metal zehirlenmesi
heavy object n. ağır cisim
heavy oil n. ağır petrol reservi
heavy oil n. ağıryağ
heavy oil n. ağır yağ
heavy particle n. ağır parçacık
heavy perfume n. ağır parfüm
heavy petrol n. ağır benzin
heavy petting n. cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks
heavy price n. ağır bedel
heavy rain n. yoğun yağış
heavy rain n. şiddetli yağmur
heavy rainfall n. şiddetli yağmur
heavy responsibility n. ağır sorumluluk
heavy responsibility n. aşırı sorumluluk
heavy schedule n. yoğun program
heavy schedule n. yoğun mesai
heavy schedule n. yoğun takvim
heavy screen time n. yoğun oranda ekrana maruz kalma
heavy shoes n. postal
heavy shower n. sağanak
heavy sleeper n. uykusu ağır kimse
heavy snow n. yoğun kar yağışı
heavy soil n. ağır toprak
heavy swear n. sinkaflı küfür
heavy telephone traffic n. yoğun telefon trafiği
heavy tonnage n. ağır tonajlı
heavy traffic n. yoğun trafik
heavy traffic n. ağır trafik
heavy truck n. ağır kamyon
heavy vegetation n. yoğun bitki örtüsü
heavy vehicle n. ağır vasıta
heavy vehicle n. ağır araç
heavy water n. ağır hidrojenli su
heavy water n. ağırsu
heavy weapon n. ağır silah
heavy with child n. ağırayak
heavy with child n. hamile
heavy with child n. gebe
heavy work load n. ağır iş yükü
heavy working conditions n. ağır çalışma şartları
heavy-heartedness n. kederlilik
light in weight but heavy in value n. yükte hafif pahada ağır
serious-heavy imbecility n. ağır zeka geriliği
warm/heavy clothing n. kalın kıyafetler
warm/heavy clothing n. kalın elbiseler
heavy enough adj. yeterince ağır
heavy footed adj. ağır hareket eden
heavy handed adj. zalim
heavy handed adj. eli ağır
heavy handed adj. beceriksiz
heavy handed adj. sakar
heavy handed adj. sert
heavy-duty adj. dayanıklı
heavy-duty adj. ağır iş
heavy-duty adj. ağır iş için elverişli
heavy-duty adj. ağır yük
heavy-eyed adj. mahmur
heavy-fisted adj. eli ağır
heavy-footed adj. gürültülü yürüyen
heavy-handed adj. beceriksiz
heavy-handed adj. eli ağır
heavy-hearted adj. üzgün
heavy-hearted adj. karamsar
heavy-hearted adj. kederli
nose-heavy adj. burnu ağır
quite heavy adj. bir hayli ağır
tail-heavy adj. kuyruğu ağır
top heavy adj. en ağır
top-heavy adj. yıkılacak gibi
top-heavy adj. gerekenden fazla yönetici bulunan (bir yönetim)
top-heavy adj. havaleli
under heavy artillery fire adj. ağır top ateşi altında
very heavy adj. gülle gibi
very heavy adj. kurşun gibi
very heavy adj. balyoz gibi
heavy-heartedly adv. kederli bir şekilde
heavy-heartedly adv. karamsarca
in hails of buckshot. under heavy gunfire adv. ağır ateş (silah) altında
quite heavy adv. oldukça ağır
Phrases
because of heavy snow yoğun kar yağışından dolayı
with a heavy hand sıkıntı verir surette
Proverb
a heavy purse makes a light heart paran varsa rahatsın
a heavy purse makes a light heart paran var huzurun var
light purse makes a heavy heart boş cüzdan kederden başka bir şey getirmez
Colloquial
a heavy date büyük randevu
a heavy date (kadın-erkek arasında) önemli randevu/buluşma
a heavy decision ağır bir karar
a heavy hearted içi hüzün dolu
a heavy hearted üzüntülü
a heavy hearted içi üzüntü dolu
a heavy hearted yüreği üzüntü dolu
heavy drinker rakı şişesinde balık
heavy drinker ayyaş
heavy drinker bekri
heavy drinker içkici
heavy drinker alkolik
heavy smoker ağır sigara tiryakisi
with a heavy hand güç kullanarak
with a heavy hand çok sıkı
with a heavy hand denetleyerek
with a heavy hand zorbalıkla
with a heavy hand sert bir biçimde
Idioms
a heavy hitter ağır top
as heavy as lead kurşun gibi ağır
come the heavy hand with someone ikna etmeye çalışma
heavy cost ağır maliyet
heavy cost ağır bedel
heavy going zor
heavy going konusu ağır kitap vb.
heavy going ağır
heavy going ağır giden
heavy going ağır yürüyen
heavy going ağır işleyen
heavy going ağır ilerleyen
heavy into someone birinin üzerine düşmek
heavy into something bir şeyi takıntı haline getirmek
heavy petting birini öpüp koklama
heavy right foot tam gaz
heavy right foot gazı kökleme
heavy-handed force kaba kuvvet
hot and heavy yoğun ilgi/arzu
lay a (heavy) trip on someone birisini ağır biçimde eleştirmek
lay a heavy trip on someone birisini ağır biçimde eleştirmek
lie heavy on ağırlık vermek
make heavy weather of gereğinden fazla çaba harcamak
make heavy weather of yokuşa koşmak
make heavy weather of işi zora sokmak
make heavy weather of gözünde büyütmek
make heavy weather of işi zorlaştırmak
make heavy weather of yokuşa sürmek
make heavy weather of gereğinden sıkı tutmak
make heavy weather of bir bardak suda fırtına yaratmak
make heavy weather of zora sürmek
play the heavy kötü adamı oynamak
play the heavy kötü adam rolünü üstlenmek
play the heavy kimsenin üstlenmediği kötü görevleri yerine getirmek
take a heavy toll on bir şeye çok zarar vermek
take a heavy toll on büyük bir kayba sebep olmak
time hangs heavy on someone's hands zaman geçmek bilmiyor
time hangs heavy on someone's hands zaman geçmek bilmemek
time lies heavy on somebody's hands zaman geçmek bilmemek
time lies heavy on somebody's hands zaman geçmek bilmiyor
with a heavy heart gönülsüz
with a heavy heart buruk yürekle
with a heavy heart içine sinmeyerek
with a heavy heart büyük üzüntü içinde
with a heavy heart içi parçalanarak
with a heavy heart içinden gelmeyerek
with a heavy heart zor bela
with a heavy heart istemeye istemeye
with a heavy heart ıkına sıkına
with a heavy heart kalbi buruk (bir şekilde)
with a heavy heart güç bela
Speaking
I can carry heavy things ağır kaldırabilirim
I can carry heavy things ağır şeyler kaldırabiliyorum
I can carry heavy things ağır kaldırabiliyorum
is it heavy? ağır mı?
last night the heavy snow claimed its first victim dün gece yoğun kar ilk kurbanını aldı
this bag is heavy bu çanta ağır
Slang
heavy hitter şişman kadınlarla birlikte olan kimse
heavy petting ön sevişme
heavy petting yiyişme
heavy-headed aptal
heavy-headed ağır başlı
heavy-headed uyuşuk
heavy-headed koca başlı
Trade/Economic
heavy and dangerous works ağır ve tehlikeli işler
heavy duty ağır vergi
heavy freight ağır yük
heavy grain ağır tahıl
heavy industries ağır sanayi
heavy industry ağır sanayi
heavy industry ağır sanayi
heavy laden ağır yük
heavy laden ağır yüklü
heavy lift ağır kargo
heavy lift ağır yük
heavy luggage ağır bagaj
heavy manufacturing industry ağır imalat sanayi
heavy market ağır piyasa
heavy taxation ağır vergileme
heavy traffic ağır trafik
heavy workload ağır iş yükü
top-heavy aşırı değerlenmiş
Law
heavy caseload ağır dosya yükü
heavy fine ağır para cezası
heavy imprisonment ağır hapis cezası
heavy imprisonment ağır hapis cezası
heavy imprisonment for life müebbet ağır hapis cezası
heavy life sentence ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası
heavy penal court ağır ceza mahkemesi
heavy penalty ağır ceza
heavy sentence ağır ceza
juvenile heavy criminal courts çocuk ağır ceza mahkemeleri
refugee with a heavy penal record ağır bir suçtan sabıka kaydı olan mülteci
temporary heavy imprisonment muvakkat ağır hapis cezası
Politics
a heavy poll çok miktarda oy
have a heavy hand önemli etkiye sahip olmak
heavy penalty ağır ceza
heavy toll ağır fatura
special heavy penal courts özel görevli mahkeme
Institutes
turkish union of public heavy industry and services sector employers türk ağır sanayii ve hizmet sektörü kamu işverenleri sendikası
Insurance
heavy damage ağır hasar
heavy weather damage kötü hava şartları hasarı
Technical
determination of heavy metals ağır metal tayini
effect of loaded heavy duty castors ağır yük tekerleği etkisi
extra heavy pipe çok kalın boru
extra heavy sheet glass kalın pencere camı
heavy aggregate ağır küme
heavy aggregate ağır agrega
heavy artillery uzun erimli top
heavy atom ağır atom
heavy bomber ağır bombalama uçağı
heavy bottom kalın dip
heavy burden ağır yüklenti
heavy case kalın kabuk
heavy chemicals endüstri için gerekli temel kimyasallar
heavy clay ağır kil
heavy cord yoğun damar
heavy current yüksek akım
heavy current güçlü akım
heavy current yüksek şiddette akım
heavy derrick gemilerde ağır yükleri kaldırmak için kullanılan bumba
heavy duty ağır hizmet tipi
heavy duty ağır yük
heavy duty ağır hizmete uygun
heavy duty ağır iş
heavy duty bag ağır hizmet torbası
heavy duty breaker beton kırıcı
heavy duty detergent ağır hizmet deterjanı
heavy duty drill ağır hizmet matkabı
heavy duty internal mixer ağır hizmet dahili mikser
heavy duty load-bearing board ağır yük taşıyıcı levha
heavy duty wall coverings ağır hizmet duvar kaplamaları
heavy earth baryum monoksit
heavy element ağır element
heavy equipment operator ağır ekipman operatörü
heavy fuel mazot
heavy fuel ağır yakıt
heavy fuel oil ağır yakıt
heavy gauge ağır/büyük kalibreli
heavy gauge wire kalın tel
heavy grading hacimli düzleme
heavy hydrogen döytoryum
heavy hydrogen ağır hidrojen
heavy hydrogen döteryum
heavy iron demir artık
heavy lift ağır yük
heavy lift ship ağır yükleri kaldıracak şekilde donatılmış gemi
heavy liquid ağır sıvı
heavy magnesium oxide ağır mağnezyum oksit
heavy media cyclone ağır ortam siklonu
heavy medium ağır ortam
heavy medium yoğun ortam
heavy medium separation ağır ortamlı ayırma
heavy medium separation yoğun sıvıda ayırma
heavy melting scrap ağır erime hurda
heavy metal ağır metal
heavy metal addition ağır metal ilavesi
heavy metal analysis ağır metal analizi
heavy metal limit ağır metal sınırı
heavy metal oxide glass ağır metal oksit camı
heavy metal-fluoride glass ağır metal florür camı
heavy metals ağır metaller
heavy metals in water sudaki ağır metaller
heavy metals in waters sulardaki ağır metaller
heavy metals in waters sularda ağır metaller
heavy nitrogen ağır nitrojen
heavy nucleus ağır çekirdek
heavy oil kalın petrol yağı
heavy oil ağır yakıt
heavy oil kreozot
heavy oil ağıryağ
heavy oxygen ağır oksijen
heavy panel kalın gövde
heavy prefabrication ağır ön-üretim
heavy rainfall şiddetli yağış
heavy scrap ağır hurda
heavy section büyük kesitli profil
heavy section ağır profil
heavy section mill ağır profil haddesi
heavy seed yoğun kabarcık
heavy soil ağır zemin
heavy spar ağır barit
heavy spar barit
heavy spar ağır spar
heavy steering sert direksiyon
heavy textured soil ağır bünyeli toprak
heavy transport helicopter ağır nakliye helikopteri
heavy units ağır parçalar
heavy walled kalın cidarlı
heavy walled kalın duvarlı
heavy water ağır su
heavy wear ağır aşınma
heavy-armed ağır silahlarla ve zırhla donatılmış
heavy-current bushing yüksek akım buşingi
heavy-duty ağır iş
heavy-duty ağır hizmet
heavy-duty engines ağır görev motorları ya da makineleri
heavy-duty gas turbine ağır hizmet gaz türbini
heavy-duty oil büyük makine ve mekanizmalarda kullanılan yağ
heavy-duty scaffold ağır hizmet iskelesi
heavy-duty truck ağır hizmet kamyonu
heavy-duty vehicle ağır hizmet aracı
heavy-duty vehicle ağır yük kamyonu
heavy-duty vehicle operator ağır hizmet taşıtı operatörü
heavy-laden ağır yüklü
heavy-metal salts ağır metal tuzları
heavy-oil burner ağır yağ yakıcısı
heavy-walled casting kalın cidarlı döküm
nonferrous heavy metal alloys demirdışı ağır metal alaşımları
nonferrous heavy metals demirdışı ağır metaller
resistance to soft and heavy body impact of doors kapıların yumuşak ve ağır cisim ile çarpışma dayanımı
soft and heavy body impact hafif ve şiddetli kütle darbesi
soft and heavy body impact test on door leaves kapı kanatlarına yumuşak ve ağır cisim çarpma deneyi
top-heavy havaleli
Computer
dashed heavy koyu çizgili
dot dash heavy koyu nokta çizgi
dotted heavy koyu noktalı
medium heavy orta ağır
wave heavy koyu dalgalı
Informatics
heavy-duty çok dayanıklı
heavy-duty yoğun kullanılan
heavy-duty ağır işe uygun
Telecom
content heavy içerik yoğun
heavy user yoğun kullanıcı
heavy-duty ağır işe uygun
heavy-duty çok dayanıklı
Mechanic
heavy construction equipment ağır iş makinesi
Textile
a heavy lace of linen pieces joined by embroidery güpür
heavy jersey ağır süprem
heavy static loading ağır statik yükleme
heavy weight tee shirt dolgun sık dokunmuş tişört
heavy weight t-shirt dolgun sık dokunmuş tişört
heavy-duty stitch dayanıklı dikiş
Construction
heavy aggregate ağır agrega
heavy clay ağır kil
heavy clay products ağır kil ürünler
heavy construction ağır konstrüksiyon
heavy construction equipment iş makinası
heavy duty ağır iş
heavy duty machines ağır iş makineleri
heavy duty oils ağır iş yağları
heavy duty rigid steel conduits çok ağır hizmetlerde kullanılan rijit çelik borular
heavy duty tools ağır iş takımları
heavy duty vehicle ağır iş makinesi
heavy duty vehicles ağır iş araçları
heavy duty wall-coverings ağır hizmet duvar kaplamaları
heavy equipment iş makineleri
heavy machinery ağır iş makineleri
heavy plates ağır saclar
heavy transport equipment ağır nakliyat teçhizatı
heavy transport equipment ağır nakliyat donanımı
heavy walled kaim duvarlı
heavy weight aggregate ağır agrega
Dyeing
heavy-bodied paint koyu boya
Automotive
hazard warning/heavy duty flashers tehlike ikaz/ağıryük flaşörleri
heavy and light commercial vehicles ağır ve hafif ticari araç
heavy and long vehicles ağır ve uzun taşıtlar
heavy commercial vehicle ağır ticari vasıta
heavy commercial vehicle ağır ticari taşıt
heavy duty ağır hizmet
heavy duty ağır hizmete uygun
heavy duty cooling ağır hizmet soğutma
heavy duty steel tank guard ağır hizmet çelik depo muhafazası
heavy duty switchgear ağır hizmet şalteri
heavy duty trailer ağır yük römorku
heavy goods vehicle ağır yük kamyonu
heavy oil engine ağıryağ motoru
heavy oil filter ağıryağ filtresi
heavy oil filter ağıryağ süzgeci
heavy petrol ağır benzin
heavy vehicle engine ağır taşıt motoru
Traffic
annual average daily heavy vehicle traffic yıllık ortalama günlük ağır taşıt trafiği
heavy traffic sıkışık trafik
heavy traffic yoğun trafik
heavy truck traffic yoğun kamyon trafiği
heavy vehicle ağır taşıt
heavy vehicle ağır vasıta
heavy vehicles ağır araçlar
Railway
heavy haul ağır yük
heavy rail system ağır raylı sistem
heavy traffic yoğun trafik
heavy traffic fortrafik
heavy wagon ağır vagon
Aeronautic
heavy landing sert iniş
nose heavy burnu ağır uçak
stern heavy kuyruğu ağır
tail heavy kuyruğu ağır uçak
top heavy baş ağır
wing-heavy enine ağır
Marine
a heavy sea fırtınalı deniz
heavy lift ship ağır kaldırma kapasiteli gemi
heavy metal pollution ağır metal kirlenmesi
heavy shoaling of harbor limanın fazla sığlaşması
heavy snowfall şiddetli kar yağışı
typhoon with heavy precipitation şiddetli yağışlı tayfun
Petrol
heavy fuel oil (hfo) ağır yakıt
Mining
coal tar heavy oil kömür katranı ağıryağı
coal tar heavy oil kömür katranı ağır yağı
heavy medium ağır ortam
heavy medium separation ağır sıvıda ayırma
Medical
gamma heavy chain disease gama ağır zincir hastalığı
heavy chain ağır zincir
heavy chain disease ağır zincir hastalığı
heavy chains ağır zincirler
heavy ion irradiation ağır iyonlarla yapılan ışınlama tedavisi