rich - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

rich

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "rich" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 40 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
rich adj. zengin
General
rich adj. bol
rich adj. bol bol
rich adj. verimli
rich adj. esprili
rich adj. komik
rich adj. yoğun
rich adj. nükteli
rich adj. zengin
rich adj. pahalı
rich adj. hoş
rich adj. pahalı ve güzel
rich adj. kalorisi yüksek
rich adj. variyetli
rich adj. parası bol
rich adj. varsıl
rich adj. ağır (yiyecek)
rich adj. gür
rich adj. bitek
rich adj. yağlı
rich adj. kalın
rich adj. ağır
rich adj. paralı
rich adj. değerli
rich adj. ensesi kalın
rich adj. besin değeri yüksek
rich adj. pahada ağır
rich adj. koyu ve güzel (renk)
rich adj. bereketli
rich adj. gani
rich adj. çok
rich adj. besleyici
rich adj. tuhaf
rich adj. mümbit
rich adj. canlı (renk)
rich adj. tok (ses)
rich adj. yüklü
Trade/Economic
rich verimli
rich varlıklı
rich bol

Bedeutungen, die der Begriff "rich" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 238 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be rich in something v. bir şey bakımından zengin olmak
be rich in vitamin v. vitamin yönünden zengin olmak
become rich v. paralanmak
become rich v. zenginleşmek
become rich v. varsıllaşmak
become rich v. zengin olmak
come from a rich family v. zengin bir aileden gelmek
get rich v. zenginleşmek
get rich v. palazlanmak
get rich v. varsıllaşmak
get rich v. zengin olmak
get rich v. zenginlemek
get rich quick v. çabuk zengin olmak
grow rich v. çulu tutmak
look rich v. zengin görünmek
make rich v. zenginleştirmek
marry a rich person v. zengin biriyle evlenmek
strike it rich v. bir anda köşeyi dönmek
strike it rich v. birdenbire zengin olmak
strike it rich v. köşeyi dönmek
strike it rich v. beklenmedik bir gelire kavuşmak
take from the rich and gives to the poor v. zenginden alıp fakire vermek
want to be rich v. zengin olmayı istemek
a rich culture n. zengin bir kültür
a rich lunch n. zengin bir öğle yemeği
a rich man n. zengin bir adam
a wealthy/rich club n. zengin kulüp
children of the rich n. zengin çocuklar
club of the rich nations n. zenginler kulübü
gap between rich and poor n. zengin ile fakir arasındaki uçurum
get-rich-quick scheme n. küçük yatırımla çabuk zengin olma planı
life's rich tapestry n. hayatın zengin dokusu
moisture rich body lotion n. yoğun nemlendiricili vücut losyonu
moisture rich body lotion n. yüksek nemlendiricili vücut losyonu
oil rich n. zengin yağ içeriğine sahip
oil rich n. içerdiği yağ yönünden zengin
oil rich n. petrol yönünden zengin
oil rich n. petrol zengini
rich content n. zengin içerik
rich cuisine n. zengin mutfak
rich culture n. zengin kültür
rich employer n. yağlı kapı
rich history n. zengin tarih
rich man n. varlıklı/zengin adam
rich man n. zengin adam
rich merchant n. zengin tüccar
rich mineral water n. zengin mineralli maden suyu
rich neighborhood n. zengin muhit
rich neighborhood n. zengin muhiti
rich neighbourhood n. zengin mahallesi
rich past n. zengin geçmiş
rich people n. eşraf
rich people n. zengin insanlar
rich person n. mal mülk sahibi
rich person n. zengin kişi
rich resources n. zengin kaynaklar
rich rhyme n. zengin kafiye
rich soil n. verimli toprak
rich sound n. tok ses
rich sources n. zengin kaynaklar
rich underground resources n. zengin yeraltı kaynakları
rich variety n. zengin çeşit
rich vocabulary n. zengin dağarcık
rich vocabulary n. zengin kelime dağarcığı
rich voice n. tok ses
stone rich in antimony n. rastık taşı
the rich n. zenginler
water rich country n. su zengini ülke
as rich as adj. kadar zengin
as rich as croesus adj. karun kadar zengin
calorie rich adj. kalorisi yüksek
calorie rich adj. yüksek kalorili
cash-rich adj. kasası dolu; bol nakti olan
cash-rich adj. harcayacak parası olan
feature-rich adj. özellik açısından zengin
feature-rich adj. zengin özellikli
fiber-rich adj. lif yönünden zengin
fiber-rich adj. lif açısından zengin
fiber-rich adj. lif bakımından zengin
filthy rich adj. kalantor
iron-rich adj. demir açısından zengin
mineral-rich adj. mineral açısından zengin
new-rich adj. yeni zengin
of rich elaborated style adj. ağdalı
oil-rich adj. petrol zengini
oxygen-rich adj. oksijen yönünden zengin
oxygen-rich adj. oksijen deposu
resource-rich adj. kaynakça zengin
resource-rich adj. kaynak yönünden zengin
resource-rich adj. zengin kaynağa sahip
rich as croesus adj. karun gibi
rich blue adj. masmavi
rich enough adj. yeterince zengin
rich in calcium adj. kalsiyumca zengin
rich in calories adj. yüksek kalorili
rich in calories adj. kalorisi yüksek
rich in historical places adj. tarihi mekanlarıyla zengin
rich in historical places adj. tarihi yerleri ile zengin
rich in historical places adj. tarihi mekanları ile zengin
rich in historical places adj. tarihi yerleriyle zengin
rich in protein adj. proteince zengin
rich in vitamin adj. vitamin yönünden zengin
rich in vitamin adj. vitamince zengin
rich person adj. zengin
rich potential adj. zengin potansiyel
rich with historical places adj. tarihi mekanlarıyla zengin
rich with historical places adj. tarihi yerleri ile zengin
rich with historical places adj. tarihi mekanları ile zengin
rich with historical places adj. tarihi yerleriyle zengin
rich with parks adj. parklarıyla zengin
sugar rich adj. şeker bakımından zengin
very rich adj. alyon
in a loud/rich voice adv. gürül gürül
Phrasals
be rich with something -ile zengin olmak
be rich with something -ile dolu/bol olmak
Proverb
i'm not rich enough to buy cheap stuff ucuz mal alacak kadar zengin değilim
i'm not rich enough to buy cheap things ucuz mal alacak kadar zengin değilim
it is better to be born lucky than rich şanslı doğmak zengin doğmaktan daha iyidir
one law for the rich and another for the poor zengin kağnısını dağdan aşırır fakirin eşeği düz yolda şaşırır
one law for the rich and another for the poor zengine şekerden helva basarlar fakire pekmez bile bulunmaz
rich man's joke is always funny zenginin yalakası boldur
rich man's joke is always funny zengin adamın yalakası çok olur
the rich man's wealth tires the poor man's jaw zenginin malı züğürdün çenesini yorar
Colloquial
get rich v. biti kanlanmak
get rich v. tüylenmek
strike it rich v. köşe olmak
house rich cash poor evi barkı var harcayacak parası yok
strike it rich voli vurmak
Idioms
a rich seam of information zengin bilgi kaynağı
a rich seam of information bilgi damarı
all part of life's rich pageant bu da yaşamın bir cilvesi
all part of life's rich pageant bu da hayatın bir cilvesi
all part of life's rich tapestry bu da hayatın bir cilvesi
all part of life's rich tapestry bu da yaşamın bir cilvesi
as rich as they come çok zengin
be all part of life's rich pageant hayatın bir parçası olmak (bu da hayatın bir parçası)
be all part of life's rich tapestry hayatın bir parçası olmak (bu da hayatın bir parçası)
be part of life's rich pageant hayatın bir parçası olmak (bu da hayatın bir parçası)
be part of life's rich tapestry hayatın bir parçası olmak (bu da hayatın bir parçası)
be rich in something -ile zengin olmak
be rich in something -e bol olmak
part of life's rich pageant bu da yaşamın bir cilvesi
part of life's rich pageant bu da hayatın bir cilvesi
part of life's rich tapestry bu da yaşamın bir cilvesi
part of life's rich tapestry bu da hayatın bir cilvesi
stinking rich çok zengin
strike it rich servete kavuşmak
strike it rich başına talih kuşu konmak
strike it rich köşeyi dönmek
the rich man's wealth tires the poor man's jaw zenginin kesesi fakirin çenesini yorar
too rich for someone's blood çok pahalı
too rich for someone's blood çok yağlı (yiyecek)
Speaking
although he was rich he was unhappy zengin olmasına rağmen mutsuzdu
he is said to be very rich zengin olduğu söyleniyor
if I became rich zengin olsaydım
if I became rich zengin olsam
if I become rich zengin olursam
if I were rich i would buy a house zengin olsaydım kendime bir ev alırdım
if I were rich i would buy a house zengin olsaydım bir ev alırdım
if you were rich, what would you do? eğer zengin olsaydın, ne yapardın?
no matter how much money you make you'll never be rich ne kadar para kazanırsan kazan asla zengin olamayacaksın
that's a bit rich (konuşana bak) bu biraz komik/fazla oldu
the vegetation is very rich bitki örtüsü çok zengindir
why do people want to be rich? insanlar neden zengin olmak ister?
you will be rich zengin olacaksınız
Slang
be filthy rich para bok gibi olmak
filthy rich çok zengin kimse
filthy rich para babası
hood rich hiç parası olmayıp çok parası varmış gibi gösteren kenar mahalleli tip
strike it rich aniden zengin olmak
strike it rich parayı bulmak
Trade/Economic
rich economies zengin ekonomiler
Industry
rich gas zengin gaz
Technical
carbonate-rich karbonat yönünden zengin
rich atmosphere varsıl atmosfer
rich atmosphere zengin atmosfer
rich clay yağlı kil
rich fuel mixture zengin yakıt karışımı
rich furnace atmosphere varsıl fırın atmosferi
rich furnace atmosphere zengin fırın atmosferi
rich gas dolgun gaz
rich gas zengin gaz
rich gold metal zengin altın metali
rich in ash yüksek küllü
rich lime yağlı kireç
rich low brass zengin düşük pirinç
rich mix zengin karışım
rich mixture zengin karışım
very rich mixture çok zengin karışım
zinc-rich paint çinkoca zengin boya
zinc-rich primer çinkoca zengin astar boya
Computer
fat/rich client şişman/zengin istemci
microsoft rich text format documents microsoft rtf dosyası belgeleri
rich client zengin istemci
rich client platform zengin istemci platformu
rich edit zengin düzenleme
rich site summary zengin site özeti
rich text zengin metin
rich text document zengin metinli belge
rich text edit font zengin metin düzenleme yazıtipi
rich text edit font/paragraph zengin metin düzenleme yazıtipi/paragrafı
rich text file zengin metin dosyası
rich text format rtf dosya biçimi
rich text format zengin metin biçimi
rich text format zenginleştirilmiş metin yapısı
rich text format japan zengin metin biçimi japonya
rich-text box zengin metin kutusu
send rich text zengin metin gönder
Informatics
rich text format zengin metin biçimi
Telecom
rich voice zengin içerikli  ses
Construction
rich lime mortar yağlı kireç harcı
rich mixture zengin karışım
Automotive
air fuel ratio over rich mulfunction hava yakıt oranı aşırı zengin arızası
rich mixture zengin karışım
Mining
sulphide-rich sülfürce zengin
with sulphide-rich sülfürce zengin
Medical
cellulose-rich fruits and vegetables sellüloz yönünden zengin meyve ve sebzeler
fiber rich diet lif bakımından zengin diyet
fiber-rich starch foods lif oranı yüksek nişastalı besinler
platelet-rich plasma therapy trombositten zengin plazma tedavisi
rich network of collateral vessels zengin kollateral damar ağı
stimulus-rich environment uyaran açısından zengin ortam
stimulus-rich environment çok uyaranlı ortam
Food Engineering
calcium-rich kalsiyum yönünden zengin
calcium-rich kalsiyumca zengin
rich in calcium kalsiyumca zengin
rich in calcium kalsiyum yönünden zengin
Gastronomy
any rich cake with a creamy filling pasta
rich menu zengin menü
Marine Biology
oxygen-rich layer oksijence zengin tabaka
Agriculture
energy rich feed enerji bakımından zengin yem
energy rich feed enerji yönünden zengin yem
Education
content-rich education içerik yönünden zengin eğitim
content-rich education içerik bakımından zengin eğitim
Geology
rich leucogranitic rocks zengin lökogranitik kayaçlar
Places
rich creek virginia eyaletinde yerleşim yeri
rich hill missouri eyaletinde şehir
rich square north carolina eyaletinde yerleşim yeri