rich - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

rich

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "rich" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 40 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
rich adj. zengin
General
rich adj. varsıl
rich adj. bol bol
rich adj. esprili
rich adj. gani
rich adj. çok
rich adj. besleyici
rich adj. tuhaf
rich adj. mümbit
rich adj. canlı (renk)
rich adj. tok (ses)
rich adj. yüklü
rich adj. komik
rich adj. yoğun
rich adj. nükteli
rich adj. zengin
rich adj. pahalı
rich adj. hoş
rich adj. pahalı ve güzel
rich adj. kalorisi yüksek
rich adj. variyetli
rich adj. ağır (yiyecek)
rich adj. gür
rich adj. bitek
rich adj. yağlı
rich adj. kalın
rich adj. ağır
rich adj. paralı
rich adj. değerli
rich adj. ensesi kalın
rich adj. besin değeri yüksek
rich adj. pahada ağır
rich adj. koyu ve güzel (renk)
rich adj. bereketli
rich adj. bol
rich adj. verimli
rich adj. parası bol
Trade/Economic
rich bol
rich verimli
rich varlıklı

Bedeutungen, die der Begriff "rich" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 253 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
get rich v. palazlanmak
get rich quick v. çabuk zengin olmak
get rich v. zenginleşmek
make rich v. zenginleştirmek
get rich v. varsıllaşmak
strike it rich v. köşeyi dönmek
become rich v. varsıllaşmak
become rich v. paralanmak
get rich v. zenginlemek
get rich v. zengin olmak
strike it rich v. beklenmedik bir gelire kavuşmak
strike it rich v. birdenbire zengin olmak
strike it rich v. bir anda köşeyi dönmek
look rich v. zengin görünmek
be rich in vitamin v. vitamin yönünden zengin olmak
marry a rich person v. zengin biriyle evlenmek
come from a rich family v. zengin bir aileden gelmek
be rich in something v. bir şey bakımından zengin olmak
become rich v. zengin olmak
want to be rich v. zengin olmayı istemek
become rich v. zenginleşmek
take from the rich and gives to the poor v. zenginden alıp fakire vermek
grow rich v. zenginleşmek
rich soil n. verimli toprak
stone rich in antimony n. rastık taşı
gap between rich and poor n. zengin ile fakir arasındaki uçurum
rich people n. zengin insanlar
rich people n. eşraf
rich employer n. yağlı kapı
the rich n. zenginler
rich person n. zengin kişi
children of the rich n. zengin çocuklar
rich person n. mal mülk sahibi
rich man n. zengin adam
club of the rich nations n. zenginler kulübü
rich culture n. zengin kültür
get-rich-quick scheme n. küçük yatırımla çabuk zengin olma planı
rich underground resources n. zengin yeraltı kaynakları
rich content n. zengin içerik
a rich culture n. zengin bir kültür
rich history n. zengin tarih
rich variety n. zengin çeşit
rich vocabulary n. zengin kelime dağarcığı
rich vocabulary n. zengin dağarcık
rich neighbourhood n. zengin mahallesi
rich resources n. zengin kaynaklar
rich sources n. zengin kaynaklar
oil rich n. zengin yağ içeriğine sahip
oil rich n. petrol zengini
oil rich n. içerdiği yağ yönünden zengin
oil rich n. petrol yönünden zengin
a wealthy/rich club n. zengin kulüp
a rich man n. zengin bir adam
rich neighborhood n. zengin muhiti
rich neighborhood n. zengin muhit
rich man n. varlıklı/zengin adam
a rich lunch n. zengin bir öğle yemeği
rich rhyme n. zengin kafiye
rich past n. zengin geçmiş
rich merchant n. zengin tüccar
moisture rich body lotion n. yüksek nemlendiricili vücut losyonu
moisture rich body lotion n. yoğun nemlendiricili vücut losyonu
water rich country n. su zengini ülke
rich voice n. tok ses
rich sound n. tok ses
life's rich tapestry n. hayatın zengin dokusu
rich cuisine n. zengin mutfak
rich mineral water n. zengin mineralli maden suyu
as rich as croesus adj. karun kadar zengin
very rich adj. alyon
as rich as adj. kadar zengin
rich person adj. zengin
rich as croesus adj. karun gibi
of rich elaborated style adj. ağdalı
filthy rich adj. kalantor
rich enough adj. yeterince zengin
rich in protein adj. proteince zengin
rich in vitamin adj. vitamince zengin
rich potential adj. zengin potansiyel
iron-rich adj. demir açısından zengin
oxygen-rich adj. oksijen yönünden zengin
oxygen-rich adj. oksijen deposu
new-rich adj. yeni zengin
oil-rich adj. petrol zengini
rich in calcium adj. kalsiyumca zengin
resource-rich adj. zengin kaynağa sahip
resource-rich adj. kaynakça zengin
resource-rich adj. kaynak yönünden zengin
rich with parks adj. parklarıyla zengin
rich in historical places adj. tarihi mekanlarıyla zengin
rich with historical places adj. tarihi yerleriyle zengin
rich with historical places adj. tarihi yerleri ile zengin
rich in historical places adj. tarihi yerleriyle zengin
rich with historical places adj. tarihi mekanlarıyla zengin
rich in historical places adj. tarihi mekanları ile zengin
rich with historical places adj. tarihi mekanları ile zengin
rich in historical places adj. tarihi yerleri ile zengin
calorie rich adj. yüksek kalorili
calorie rich adj. kalorisi yüksek
rich in calories adj. yüksek kalorili
rich in calories adj. kalorisi yüksek
rich in vitamin adj. vitamin yönünden zengin
rich blue adj. masmavi
fiber-rich adj. lif açısından zengin
fiber-rich adj. lif bakımından zengin
fiber-rich adj. lif yönünden zengin
cash-rich adj. kasası dolu; bol nakti olan
cash-rich adj. harcayacak parası olan
feature-rich adj. özellik açısından zengin
feature-rich adj. zengin özellikli
mineral-rich adj. mineral açısından zengin
sugar rich adj. şeker bakımından zengin
lime-rich adj. kireç yönünden zengin
nutrient-rich adj. besin yönünden zengin
nutrient-rich adj. zengin besinli
nutrient-rich adj. gıda yönünden zengin
in a loud/rich voice adv. gürül gürül
Phrasals
be rich with something -ile zengin olmak
be rich with something -ile dolu/bol olmak
Proverb
rich man's joke is always funny zenginin yalakası boldur
rich man's joke is always funny zengin adamın yalakası çok olur
one law for the rich and another for the poor zengin kağnısını dağdan aşırır fakirin eşeği düz yolda şaşırır
one law for the rich and another for the poor zengine şekerden helva basarlar fakire pekmez bile bulunmaz
it is better to be born lucky than rich şanslı doğmak zengin doğmaktan daha iyidir
the rich man's wealth tires the poor man's jaw zenginin malı züğürdün çenesini yorar
i'm not rich enough to buy cheap stuff ucuz mal alacak kadar zengin değilim
i'm not rich enough to buy cheap things ucuz mal alacak kadar zengin değilim
Colloquial
get rich v. tüylenmek
get rich v. biti kanlanmak
strike it rich v. köşe olmak
grow rich v. çulu tutmak
strike it rich voli vurmak
house rich cash poor evi barkı var harcayacak parası yok
Idioms
rich beyond the dream of avarice adj. karun kadar zengin
rich beyond the dream of avarice adj. hayal edilemeyecek kadar zengin
rich beyond the dream of avarice adj. harca harca bitmeyecek kadar zengin
rich beyond any dream of avarice adj. karun kadar zengin
rich beyond any dream of avarice adj. hayal edilemeyecek kadar zengin
rich beyond any dream of avarice adj. harca harca bitmeyecek kadar zengin
the rich man's wealth tires the poor man's jaw zenginin kesesi fakirin çenesini yorar
strike it rich başına talih kuşu konmak
stinking rich çok zengin
strike it rich servete kavuşmak
be part of life's rich pageant hayatın bir parçası olmak (bu da hayatın bir parçası)
be part of life's rich tapestry hayatın bir parçası olmak (bu da hayatın bir parçası)
be all part of life's rich tapestry hayatın bir parçası olmak (bu da hayatın bir parçası)
be all part of life's rich pageant hayatın bir parçası olmak (bu da hayatın bir parçası)
too rich for someone's blood çok pahalı
too rich for someone's blood çok yağlı (yiyecek)
as rich as they come çok zengin
part of life's rich tapestry bu da hayatın bir cilvesi
part of life's rich pageant bu da yaşamın bir cilvesi
all part of life's rich pageant bu da hayatın bir cilvesi
all part of life's rich tapestry bu da hayatın bir cilvesi
all part of life's rich tapestry bu da yaşamın bir cilvesi
part of life's rich pageant bu da hayatın bir cilvesi
part of life's rich tapestry bu da yaşamın bir cilvesi
all part of life's rich pageant bu da yaşamın bir cilvesi
be rich in something -ile zengin olmak
be rich in something -e bol olmak
a rich seam of information zengin bilgi kaynağı
a rich seam of information bilgi damarı
strike it rich köşeyi dönmek
Speaking
no matter how much money you make you'll never be rich ne kadar para kazanırsan kazan asla zengin olamayacaksın
why do people want to be rich? insanlar neden zengin olmak ister?
that's a bit rich (konuşana bak) bu biraz komik/fazla oldu
if you were rich, what would you do? eğer zengin olsaydın, ne yapardın?
he is said to be very rich zengin olduğu söyleniyor
although he was rich he was unhappy zengin olmasına rağmen mutsuzdu
if I were rich i would buy a house zengin olsaydım bir ev alırdım
if I became rich zengin olsaydım
if I became rich zengin olsam
if I become rich zengin olursam
if I were rich i would buy a house zengin olsaydım kendime bir ev alırdım
you will be rich zengin olacaksınız
the vegetation is very rich bitki örtüsü çok zengindir
Slang
be filthy rich para bok gibi olmak
strike it rich aniden zengin olmak
filthy rich çok zengin kimse
filthy rich para babası
strike it rich parayı bulmak
hood rich hiç parası olmayıp çok parası varmış gibi gösteren kenar mahalleli tip
Trade/Economic
rich economies zengin ekonomiler
Industry
rich gas zengin gaz
Technical
rich mix zengin karışım
rich lime yağlı kireç
very rich mixture çok zengin karışım
rich mixture zengin karışım
rich clay yağlı kil
rich atmosphere zengin atmosfer
rich atmosphere varsıl atmosfer
zinc-rich paint çinkoca zengin boya
zinc-rich primer çinkoca zengin astar boya
rich fuel mixture zengin yakıt karışımı
rich furnace atmosphere varsıl fırın atmosferi
rich low brass zengin düşük pirinç
rich furnace atmosphere zengin fırın atmosferi
rich gold metal zengin altın metali
carbonate-rich karbonat yönünden zengin
rich gas zengin gaz
rich in ash yüksek küllü
rich gas dolgun gaz
Computer
rich text edit font/paragraph zengin metin düzenleme yazıtipi/paragrafı
rich text edit font zengin metin düzenleme yazıtipi
rich site summary zengin site özeti
rich text file zengin metin dosyası
rich text document zengin metinli belge
rich text format zenginleştirilmiş metin yapısı
rich text format rtf dosya biçimi
send rich text zengin metin gönder
rich edit zengin düzenleme
rich text format japan zengin metin biçimi japonya
rich text zengin metin
microsoft rich text format documents microsoft rtf dosyası belgeleri
rich text format zengin metin biçimi
rich-text box zengin metin kutusu
rich client platform zengin istemci platformu
rich client zengin istemci
fat/rich client şişman/zengin istemci
Informatics
rich text format zengin metin biçimi
Telecom
rich voice zengin içerikli  ses
Construction
rich lime mortar yağlı kireç harcı
rich mixture zengin karışım
Automotive
air fuel ratio over rich mulfunction hava yakıt oranı aşırı zengin arızası
rich mixture zengin karışım
rich mixture zengin karışım
Mining
sulphide-rich sülfürce zengin
with sulphide-rich sülfürce zengin
Medical
rich network of collateral vessels zengin kollateral damar ağı
fiber-rich starch foods lif oranı yüksek nişastalı besinler
cellulose-rich fruits and vegetables sellüloz yönünden zengin meyve ve sebzeler
stimulus-rich environment çok uyaranlı ortam
stimulus-rich environment uyaran açısından zengin ortam
platelet-rich plasma therapy trombositten zengin plazma tedavisi
fiber rich diet lif bakımından zengin diyet
Food Engineering
calcium-rich kalsiyumca zengin
calcium-rich kalsiyum yönünden zengin
rich in calcium kalsiyumca zengin
rich in calcium kalsiyum yönünden zengin
Gastronomy
any rich cake with a creamy filling pasta
rich menu zengin menü
Marine Biology
oxygen-rich layer oksijence zengin tabaka
Botanic
nectar-rich adj. nektar bakımından zengin
nectar-rich adj. bolca bal özü içeren
Agriculture
energy rich feed enerji bakımından zengin yem
energy rich feed enerji yönünden zengin yem
Forestry
rich lighter çıra
Education
content-rich education içerik bakımından zengin eğitim
content-rich education içerik yönünden zengin eğitim
Geology
rich leucogranitic rocks zengin lökogranitik kayaçlar
Places
rich square north carolina eyaletinde yerleşim yeri
rich hill missouri eyaletinde şehir
rich creek virginia eyaletinde yerleşim yeri