bol - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

bol



Bedeutungen von dem Begriff "bol" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Medical
bol bol

Bedeutungen von dem Begriff "bol" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 54 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bol wide adj.
bol ample adj.
bol abundant adj.
bol loose adj.
General
bol plenty of adj.
bol wealthy adj.
bol wide adj.
bol fecund adj.
bol lavish adj.
bol rank adj.
bol riotous adj.
bol plentiful adj.
bol liberal adj.
bol large adj.
bol lush adj.
bol generous adj.
bol handsome adj.
bol hearty adj.
bol profuse adj.
bol full adj.
bol voluminous adj.
bol luxuriant adj.
bol unstinted adj.
bol abounding adj.
bol prodigal adj.
bol flush adj.
bol unstinting adj.
bol claret cup adj.
bol plenteous adj.
bol exuberant adj.
bol spacious adj.
bol rife adj.
bol abundant adj.
bol unsparing adj.
bol superabundant adj.
bol effusive adj.
bol ample adj.
bol loose adj.
bol bounteous adj.
bol bountiful adj.
bol hefty adj.
bol baggy adj.
bol copious adj.
bol affluent adj.
bol opulent adj.
bol rich adj.
bol redundant adj.
bol nimious adj.
bol galore adv.
Trade/Economic
bol rich
bol affluent
Tourism
bol affluent
Technical
bol plenty
Medical
bol bol

Bedeutungen, die der Begriff "bol" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 257 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bol bol abundantly adv.
General
bol olmak be teemed v.
bol suyla yıkamak scour v.
bol bol içmek swill v.
bol olmak (bir yerde) abound in v.
bol olmak (bir yerde) abound with v.
bol suyla yıkamak sluice v.
bol suyla yıkamak swill v.
bol suda yıkamak sluice v.
bol olmak abound v.
bol bulunmak superabound v.
bol bol harcamak lavish v.
bol miktarda sahip olmak (bir şeye) swim v.
çok bol olmak overflow v.
birine bol bol hediye vermek lavish gifts on someone v.
bol miktarda bulunmak be awash with v.
bol olmak grow on trees v.
bol olmak teem v.
bol miktarda bulunmak abound v.
bol gelmek be loose v.
bol gelmek be baggy on someone v.
bol gelmek be oversized v.
bol gelmek be baggy for someone v.
bol su ile temizlemek flush v.
bol gelmek be loose-fitting v.
bol gelmek be ill-fitting v.
bol suyla çalkalamak swill v.
bol bol bulunmak abound in v.
bol bulunmak abound in v.
bol yağda kızartmak french-fry v.
bol bol yüzmek swim a lot v.
bol bol dinlenmek get plenty of rest v.
(bir şeyden) bol bulunmak be abundant in v.
bol su ile yıkamak wash with plenty of water v.
bol suyla yıkamak wash with plenty of water v.
bol su içmek drink plenty of water v.
bol su içmek stay hydrated v.
bol bol toplamak rake (up) v.
bol bol yağdırmak rain down v.
bol gömlek slop n.
bol teyel tailor's tack n.
ağaçları bol olan yer woodland n.
bol paça a wide trouser leg n.
alışılandan çok daha bol bumper n.
bol yer leeway n.
bol şans good luck n.
uzun ve bol kemerli palto ulster n.
bol pantolon loose trousers n.
büzgülü bol gömlek smock n.
bol bulunma commonness n.
bol mini elbise sack n.
bol teyel tailor's tack n.
bol (para) pot n.
büyük, pahalı bol resimli kitap a coffee table book n.
bol kalori large calorie n.
bol kaynaklar ample resource n.
bol kaynaklar ample resources n.
bol miktar su plenty of water n.
bol su plenty of water n.
bol miktarda su plenty of water n.
bol zaman plenty of time n.
ingilizlerin eskiden hindistan'a gitmek üzere yaptıkları ve yola dayanıklı olması için şerbetçiotunu bol kullandıkları bira india pale ale n.
bol su ile yıkama sluicing n.
bol/dökümlü pantolon baggy pants n.
bol/dökümlü şort baggy shorts n.
bol zaman ample time n.
bol kot pantolon baggy jeans n.
bol miktarda veri a wealth of data n.
bol/gür saçlı peruk buzzwig n.
bol/gür saçlı peruk takan kimse buzzwig n.
bol hareketlilik actuosity n.
bol olma teemingness n.
bol içki içilen gürültülü partiye katılan kimse celebrant n.
bir şeyin bol bulunduğu yer central n.
bol keyif laldie n.
bol keyif laldy n.
dolu (bol) abundant adj.
bol bol superabundant adj.
dolu (bol miktarda) abundant in adj.
meyvesi bol fruitful adj.
bol paralı remunerative adj.
çok bol superabundant adj.
bol bol plentiful adj.
çok bol prodigal adj.
bol olmayan spare adj.
bol (çok) copious adj.
bol bol without stint adj.
bol bol spacious adj.
bol miktarda plenty of adj.
aşırı bol superabundant adj.
tavşanı bol olan yer warren adj.
bol bol superfluous adj.
bol yapılmış loosely made adj.
bol (giysi) full adj.
bol bol yetecek kadar ample adj.
suyu bol watery adj.
bol bol rich adj.
bol suyla yıkanmış scoured adj.
bol suyla yıkanmış sluiced adj.
bol verilmiş showered adj.
(pek) bol plenty adj.
ölçülemeyecek kadar bol profuse adj.
bol sayıda whole slew (of) adj.
bol miktarda whole slew (of) adj.
eli bol generous adj.
gönlü bol generous-hearted adj.
bol güneş alan sun-drenched adj.
bol güneşli sun-drenched adj.
bol güneş gören sun-drenched adj.
aşırı bol overabundant adj.
devamlı müşterisi bol/çok well-patronized adj.
parası bol rich adj.
bol miktarda a plethora of adj.
bol yağda kızartılmış deep fried adj.
bol adrenalinli adrenaline-filled adj.
aşırı (bol) elektrik ihtiyacı olan/tüketen energy-hungry adj.
bol miktarda a wealth of adj.
kasası dolu; bol nakti olan cash-rich adj.
bol tahıllı multigrain adj.
bol paralı remuneratory adj.
bol miktarda sinir içeren (et) nervous [obsolete] adj.
bol bol yetecek kadar amply adv.
bol bol generously adv.
bol bol luxuriantly adv.
bol bol profusely adv.
bol bol amply adv.
bol bir şekilde lavishly adv.
bol bol aplenty adv.
bol bol richly adv.
bol bol large adv.
bol miktarda copiously adv.
çok bol plenty adv.
bol bol effusively adv.
bol olarak exuberantly adv.
bol bol in armfuls adv.
bol bol plenty adv.
bol bol in abundance adv.
bol miktarda abundantly adv.
bol bol galore adv.
bol bol bountifully adv.
bol bol largely adv.
bol bir şekilde (giysi) baggily adv.
bol bol resourcefully adv.
bol bol voluminously adv.
bol miktarda liberally adv.
bol sarfeden lavish of prep.
bol şanslar! good luck interj.
bol şanslar! all the best! interj.
bol şanslar! good luck! interj.
Phrasals
bol keseden harcamak ladle out v.
bol bulunmak teem in
bol bol bulunmak pullulate with
bol bulunmak pullulate with
bol bol bulunmak teem in
-ile dolu/bol olmak be rich with something
Phrases
toprağı bol olsun rest in peace
derhal bol su ile durulayınız rinse immediately with plenty of water
bol miktarda bilgi a wealth of information
Colloquial
bol miktarda kargaşanın olduğu başıbozuk ortam nut house n.
bol şanslar! lots of luck!
toprağı bol olsun r.i.p
çok bol olmak ten a penny
Idioms
bol keseden atmak be free with
bol keseden atmak scatter promises around
eli bol generous to a fault
bol keseden atmak make something up out of whole cloth
bol keseden atmak spin a yarn
parası bol in easy circumstances
bol keseden sallamak draw the longbow
şansın bol olsun all power to someone's elbow
şansın bol olsun more power to someone's elbow
bol para well-lined purse
piyasada bol miktarda bulunmak be a glut on the market
piyasada bol miktarda bulunmak be a drug on the market
bol keseden atmak invent something out of whole cloth
bol zaman bags of time
bol/birçok iyi seçenek an embarrassment of riches
...yönünden bol...yönünden dar/yetersiz long on something (and short on something else)
-e bol olmak be rich in something
bol keseden atmak talk out (the side of) one’s neck
hızla ve bol bol thick and fast
lafı bol firm jaw
bol keseden atmak spin yarn
bol keseden atmak be spinning yarn
bol bol olmak grow on trees
Speaking
toprağı bol olsun may he/she rest in peace
bol kazançlı günler dileriz we wish you prosperous days
bol kazançlı günler dileriz we wish you a prosperous business
bol şanslar! break a leg!
laf bol da eylem yok talk the talk ... walk the walk
zamanım bol i got plenty of time
zamanım bol i got nothing but time
güneşiniz bol olsun have a sunny day
güneşin bol olsun have a sunny day
güneşiniz bol olsun I wish you a sunny day
güneşin bol olsun I wish you a sunny day
bir hayli bol/boş yerimiz var we have plenty of space
Slang
bol keseden atmak shoot a line
arkadaşlık ettiği genç kadına bol para ve hediye veren yaşlı ve zengin adam sugar daddy
iyi/bol şanslar knock 'em dead
Trade/Economic
halkın elinde bol olan hisse senetleri large float
bol olmak abound
işgücü bol ülke labor abundant country
işgücü bol ülke labour abundant country
bol miktarda on a liberal scale
müşterisi bol olmak have a large customer base
Media
ürün ya da eserin bol miktarda övüldüğü eleştiri rave review n.
Technical
çok bol copious
bol gereç abundant material
bol akıtarak temizleme scouring
Mechanic
bol geçme clearance fit
Textile
açık yakalı kısa kollu bol gömlek ya da bluz campshirt n.
askılı bol düz elbise chemise n.
bel pensi veya bel kısmı olmayan bol elbise tent n.
bol yamalı much-darned adj.
bol kesimli loose fit
hafif bol elbisez bezi garment
hafif bol elbise toz bezi garment
bol kesim wide cut
hafif bol elbise duster
bol teyel tailor’s tacks
bol elbise loose-fitting dress
bol paça pantolon wide leg trouser
bol paça pantolon flared trousers
bol paça pantolon bell-bottoms
büzgülü bol etek full skirt
bol kesimli ve paçalı pantolon palazzo pants
bol kesimli ve paçalı pantolon palazzo pant
kaba yünlü kumaştan yapılmış, raglan kollu, bol kesim palto. balmacaan
Pathology
perikard boşluğunda toplanan bol miktarda sıvının kalp iç basıncını artırarak kalp ritmini bozması cardiac tamponade n.
Parasitology
tarım mahsullerine ciddi zarar veren, özellikle ilkbaharda bol görülen bir ev akarı red mite (bryobia praetiosa) n.
Gastronomy
yanında sos ile servis edilen, bol yağda kızartılmış paneli tavuk eti tender n.
bol kızgın yağda kızartmak deep fat fry
bol buzlu viski on the rocks
bol yağda kızartmak deep-fry
Biology
bol nişastalı beslenen hayvanların, bağırsak bakterilerin ürettiği vitaminlerle zenginleşmiş dışkı sindirimiyle vitamin kaybını telafi etmesi refection n.
Marine Biology
new england'ın kayalık kıyılarında bol miktarda bulunan ve besin olarak kullanılan bir amerikan çırçırbalığı nipper (tautogolabrus adspersus) n.
Zoology
kalıntıları ingiliz mağaralarında bol bulunan, günümüzdeki afrika lekeli sırtlanlarının varyetesi olarak kabul edilen soyu tükenmiş sırtlan cave hyena n.
Botanic
abd'nin batısına özgü sarı-yeşil çiçekli herdem yeşil chamiso türünün bol bulunduğu çalılık chamisal n.
bol miktarda süt benzeri bitki özü akıtma lactescence n.
hayvan yemi olarak yetiştirilen uzun boylu, bol yapraklı bir afrika otu napier grass (pennisetum purpureum) n.
hayvan yemi olarak yetiştirilen uzun boylu, bol yapraklı bir afrika otu elephant grass n.
bol miktarda kereste mahsulü sağlayan, uzun bir yeni zelanda ağacı new zealand beech (nothofagus) n.
Agriculture
bol tohum veren many-seeded adj.
bol hasat bountiful harvest
bol ürün bountiful harvest
Religious
manastırda rahibelerin giydiği uzun ve bol giysi nun's habit n.
Sport
bol kar deep powder
Football
bol gollü galibiyet lopsided victory
Painting
bol boya thick laid
British Slang
marka ayakkabılar ve beysbol şapkası ve bol eşofmanlar giyen tip kev
Ornithology
fırtına kuşuyla yakından akraba, renk ve boyut olarak martıya benzeyen, kuzey atlantik'te bol miktarda bulunan bir kutup kuşu noddy (fulmarus glacialis) n.
fırtına kuşuyla yakından akraba, renk ve boyut olarak martıya benzeyen, kuzey atlantik'te bol miktarda bulunan bir kutup kuşu northern fulmar n.
fırtına kuşuyla yakından akraba, renk ve boyut olarak martıya benzeyen, kuzey atlantik'te bol miktarda bulunan bir kutup kuşu arctic fulmar n.
Entomology
meşe ağaçlarında bol bulunan zararlı bir böcek oak pruner (hypermallus villosus) n.
meşe ağaçlarında bol bulunan zararlı bir böcek pruner n.
meşe ağaçlarında bol bulunan zararlı bir böcek twig pruner n.