fair - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

fair

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "fair" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 89 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
fair n. panayır
fair n. fuar
fair adj. açık tenli
fair adj. dürüst
fair adj. adaletli
fair adj. adil
General
fair v. kesmek
fair v. yontmak
fair n. kermes
fair n. sergi
fair n. festival
fair n. çarşı
fair n. pazar
fair n. fuar
fair adj. sarışın
fair adj. vasat
fair adj. kayda değer
fair adj. saf
fair adj. kurallara uygun
fair adj. mantıklı
fair adj. mubah
fair adj. beyaz tenli
fair adj. haklı
fair adj. açık ve güneşli (hava)
fair adj. açık (ten,saç)
fair adj. sarı (saç)
fair adj. uygun
fair adj. muvafık
fair adj. okunaklı
fair adj. makul
fair adj. zarif
fair adj. uğurlu
fair adj. insaflı
fair adj. yabani
fair adj. iyi
fair adj. temiz
fair adj. doğru
fair adj. sarı
fair adj. alımlı
fair adj. haksever
fair adj. hassas
fair adj. güzel
fair adj. hakkaniyete uygun
fair adj. açık
fair adj. hoş
fair adj. namuslu
fair adj. müsait
fair adj. fena olmayan
fair adj. temiz (kopya)
fair adj. kumral
fair adj. vicdanlı
fair adj. nazik
fair adj. sevimli
fair adj. eşit
fair adj. adil
fair adj. orta
fair adj. şirin
fair adj. pak
fair adv. uygun bir şekilde
fair adv. güzelce
fair adv. dosdoğru
fair adv. adeta
fair adv. doğrudan doğruya
fair adv. hakça
fair adv. tamamen
fair adv. doğrulukla
fair adv. efendice
fair adv. şöyle böyle
fair adv. adilane
fair adv. harfi harfine
fair adv. büsbütün
fair adv. dürüstçe
fair adv. çok
fair adv. iyice
fair adv. uygunca
fair adv. oldukça iyi
Trade/Economic
fair hakkaniyetli
fair şöyle böyle
fair adil
fair doğru
fair sergi
fair panayır
fair sarışın
fair pazar
fair fuar
fair ortalama
Law
fair adil
Politics
fair yasalara uygun
Football
fair eyyamsız

Bedeutungen, die der Begriff "fair" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 373 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
attend a fair v. fuara katılmak
be fair v. adil olmak
be fair v. adaletli davranmak
be fair v. vicdanlı olmak
become fair v. güzellemek
bid fair v. umut vaat etmek
command a fair price v. makul bir fiyatı hak etmek
demand one's fair share v. hakkını aramak
do one's fair share of the work v. üzerine düşeni yapmak
go to a fair v. fuara gitmek
hold a kermis (fair) v. kermes düzenlemek
host a fair v. fuara ev sahipliği etmek
make a fair copy of v. temize çekmek
organize a fair v. fuar düzenlemek
organize a fair v. fuar yapmak
organize a fair v. kermes düzenlemek
turn into a fair v. panayıra dönmek
visit a fair v. fuarı ziyaret etmek
a fair amount n. bir miktar
a fair amount n. bir hayli
a fair amount of time n. makul miktarda zaman
a fair amount of time n. makul bir zaman
a fair chance n. başarı şansı
a fair sum n. bir hayli
activities fair n. aktivite fuarı
agriculture fair n. tarım fuarı
book fair n. kitap fuarı
church fair n. kilise fuarı
church fair n. kilise panayırı
environmental fair n. çevre fuarı
fair agreement n. adil anlaşma
fair and congress center n. fuar ve kongre merkezi
fair approach n. adil tutum
fair atmosphere n. açık hava
fair boy n. gözde
fair boy n. favori
fair building n. fuar arazi binası
fair chance n. geniş olanak
fair chance n. eşit şans
fair competition n. adil rekabet
fair complexion n. açık ten
fair conduct n. adil tutum
fair copy n. temiz kopya
fair deal n. dürüst pazarlık
fair distribution n. adil bölüşüm
fair fight n. adil dövüş
fair game n. yasak olmayan av
fair game n. alay konusu olabilecek kimse
fair grounds n. panayır alanı
fair grounds n. bayramyeri
fair hair n. sarıya çalan kumral saç
fair hair n. sarıya yakın kumral saç
fair mindedness n. tarafsızlık
fair mindedness n. haklı düşünürlük
fair offer n. adil teklif
fair order n. adil düzen
fair play n. hilesiz oyun
fair play n. tarafsızlık
fair play n. adil oyun
fair play n. dürüst oyun
fair price n. uygun fiyat
fair price n. adil fiyat
fair price n. makul fiyat
fair sample n. iyi örnek
fair skin n. açık ten
fair treatment n. iyi muamele
fair treatment n. adilane hareket
fair trial n. adil yargılama
fair use n. doğru kullanım
fair weather n. iyi hava
fair wind n. uygun rüzgar
fair words n. nazik sözler
fair words n. tatlı sözler
fair words n. kibar sözler
fair-hair n. sarışın
fair-hair n. açık renk saç
fair-haired boy of the manager n. müdürün gözdesi
fair-weather friend n. iyi gün dostu
fun fair n. lunapark
robot fair n. robot fuarı
science fair n. bilim fuarı
street fair n. panayır
the fair sex n. cinsi latif
the fair sex n. kadınlar
true and fair view n. gerçek ve doğru görünüm
vanity fair n. sosyetik yaşam
vanity fair n. sosyete hayatı yaşayan kimse
vanity fair n. moda dünyası
vanity fair n. özellikle büyük şehirlerdeki kaymak tabakada görülen uçarı yaşam biçimi
vanity fair n. yüksek zümre
a fair amount of adj. makul sayıda
fair average adj. ortalama
fair enough adj. gayet makul
fair enough adj. yeterince makul
fair haired adj. sarışın
fair haired adj. tutulan
fair spoken adj. kibar konuşan
fair spoken adj. nazik konuşan
fair to middling adj. ne iyi ne kötü
fair to middling adj. orta
fair to middling adj. iyi diyelim iyi olsun
fair-haired adj. sarışın
fair-minded adj. tarafsız
fair-minded adj. adil
fair-sized adj. orta ebatta
fair-sized adj. ortalama ebatlarda
fair-sized adj. orta boy
fair-sized adj. orta ölçek
fair-skinned adj. sarışın
free and fair adj. özgür ve tarafsız
not fair adj. adil değil
at a fair market price adv. normal pazar fiyatına
by fair means adv. hilesiz
by fair means adv. doğrulukla
by fair means adv. dürüst şekilde
to be fair adv. allah için
be fair! interj. insaf
a fair bit of oldukça fazla
Phrases
fair-and-square dürüstçe
fair-and-square tarafsız bir şekilde
given a fair chance şans verildiğinde
with a fair degree of accuracy az bir yanılma payı ile
Proverb
all is fair in love and war aşkta ve savaşta her şey mubahtır
all's fair in love and war aşkta ve savaşta her şey mubahtır
faint heart never won fair lady korkaklar asla hedefine ulaşamaz anlamında atasözü
fair is foul, foul is fair! her hayırda bir şer, her şerde bir hayır vardır!
hoist your sail when the wind is fair su akıyorken testiyi doldur
hoist your sail when the wind is fair su akarken testiyi doldurmalı
monday's child is fair of face pazartesi doğan çocuk güzel olur
none but the brave deserve the fair güzeli cesurdan başkası hak etmez
Colloquial
a fair wage iyi bir ücret
eat more than his fair share hakkından fazlasını yemek
fair enough öyle olsun
fair to middlin' ne iyi ne kötü
stand a fair chance of olasılığına sahip olmak
stand a fair chance of kazanma veya kaybetme olasılığı yüksek olmak
Idioms
a day after the fair geç kalmış
a fair crack of the whip eşit fırsat
a fair crack of the whip verilecek uygun şans
a fair crack of the whip ele geçen şans
a fair crack of the whip kendini kanıtlayabilme fırsatı
a fair face may hide a foul heart görünüşe aldanmamalı
a fair shake adil davranış
a fair shake adil davranma
a fair-weather-friend iyi gün dostu
bid fair to olacak gibi
bid fair to olacağa benzer
by fair means or foul her ne pahasına olursa olsun
by fair means or foul her yolu deneyerek
by fair means or foul hangi araçla olursa olsun
by fair means or foul ne pahasına olursa olsun
by fair means or foul nasıl olursa olsun
by fair means or foul öyle ya da böyle
by fair means or foul ne yapıp edip
fair and square doğru ve dürüst
fair and square dürüst
fair and square tas tamam
fair and square haklı olarak
fair and square dürüstçe
fair and square doğrudan doğruya
fair and square dürüst bir şekilde
fair and square doğru
fair and square dobra
fair and square tastamam
fair and square hakkaniyet ve dürüstlükle
fair copy temiz kopya
fair crack of the whip eşit şans
fair crack of the whip eşit fırsat
fair deal insaflı davranış
fair deal adil anlaşma
fair enough akıllıca
fair enough uygun
fair enough doğru
fair sex kadın milleti
fair sex kadınlar
fair shake of the whip eşit şans
fair shake of the whip eşit fırsat
fair something out adilce dağıtmak
fair's fair doğruya doğru
fair-to-middling ortalama
get a fair shake hakkını almak
get a fair shot hakkını almak
give fair quarter mazur görmek
give somebody a fair crack of the whip birisine fırsat vermek
give somebody a fair crack of the whip birisine şans tanımak
give somebody a fair crack of the whip (brit) birine bir şans vermek
give someone a fair crack of the whip birine bir fırsat vermek
have had more than your fair share of something gereğinden fazla talihsizlik yaşamak
have had more than your fair share of something gereğinden fazla acı çekmek
hoist your sail when the wind is fair koşullar uygun olduğunda harekete geçmek
it's a fair cop valla suçsuzum
it's a fair cop yemin ederim suçsuzum
it's a fair cop valla temizim
it's a fair cop valla bir suçum yok
none but the brave deserve the fair zafer onu hak edenindir
none but the brave deserve the fair cesur olan kazanır
the fair-haired boy in the office ofisin gözdesi
turnabout is fair play hep bana rabbena olmaz
with own one's fair hands hiçbir yardım almadan
with own one's fair hands kendi başına
with own one's fair hands kendi elleriyle (hiç yardım almadan)
Speaking
fair to middling eh işte
i made it with my own fair hands kendi ellerimle yaptım
it doesn't seem fair adil görünmüyor
it is not fair adil değil
it just doesn't seem like a fair trade pek de adil bir alışveriş değil bu
it's not fair bu hiç adil değil
no fair! bu hiç adil değil!
no fair! bu haksızlık!
that doesn't sound fair haksızlık ama bu
that is fair enough yeterince adil
that isn't fair! bu haksızlık!
that isn't fair! bu hiç adil değil!
that's a fair question yerinde bir soru
that's not fair bu hiç adil değil
that's not fair bu haksızlık ama
this isn't fair! bu hiç adil değil!
this isn't fair! bu haksızlık!
to be fair dürüst olmak gerekirse
to be fair açık konuşmak gerekirse
Slang
fair dinkum gerçek
fair dinkum hakiki
fair dinkum dürüst
fair go şans
fair shake of the dice adil davranmak
fair shake of the dice eşit davranmak
fair shake of the sauce bottle eşit davranmak
fair shake of the sauce bottle adil davranmak
fair suck of the sav eşit davranmak
fair suck of the sav adil davranmak
fair suck of the sav! inanmıyorum!
fair suck of the sav! ciddi olamazsın!
Trade/Economic
construction fair yapı fuarı
construction fair inşaat fuarı
event-driven fair value measurement olaya dayalı gerçeğe uygun değer ölçümü
exhibit in the fair fuarda sergilemek
exhibit in the fair fuarda göstermek
exhibition and fair sergi ve fuar
fair bill fuar senedi
fair booth fuar standı
fair cash value piyasa değeri
fair cash value malın hakça değeri
fair competition eşit rekabet
fair copy temiz nüsha
fair deal doğru ve insaflı işlem veya davranış
fair game kolay hedef
fair game yasal hedef
fair game meşru hedef
fair hostess stand hostesi
fair hostess fuar hostesi
fair income distribution adil gelir dağılımı
fair market adil pazar
fair market adil piyasa
fair market haberli alıcı ve satıcıarasında pazarlıkla varılan fiyat ya da değer
fair market price adil piyasa fiyatı
fair market value adil piyasa değeri
fair of furniture and furnishing mobilya ve mefruşat fuarı
fair of furniture and furnishing mobilya ve ev dekorasyonu fuarı
fair opening fuar açılışı
fair organisation fuarcılık şirketi
fair organization fuar organizasyonu
fair organizations fuar organizasyonları
fair participant fuar katılımcısı
fair presentation gerçeğe uygun sunum
fair price ucuz fiyat
fair price adil fiyat
fair price ehven fiyat
fair price makul fiyat
fair price uygun fiyat
fair share adil hisse
fair share haklı hisse
fair stand fuar standı
fair trade dürüst ticaret
fair trade adil ticaret
fair trade certification adil ticaret sertifikasyonu
fair use policy adil kullanım ilkesi
fair use policy dürüst kullanım sözleşmesi
fair use policy adil kullanım politikası
fair value birim üretim maliyeti
fair value makul değer
fair value adil değer
fair value rayiç değer
fair value borsa rayici
fair value gerçeğe uygun değer
fair value accounting gerçek değer muhasebesi
fair value less cost to sell satış maliyetleri düşülmüş gerçeğe uygun değer
fair value measurement gerçeğe uygun değer ölçümü
fair value measurement gerçeğe uygun değer ölçüsü
fair wages adil ücret
fair-return price adil getiri fiyatı
fancy fair moda fuarı
fashion fair moda fuarı
frand (fair reasonable and non-discriminating) terms makul ve fark gözetmeme koşulları
frand (fair reasonable and non-discriminating) terms adil
home textile fair ev tekstili fuarı
istanbul fair center istanbul fuar merkezi
make a fair copy temize çekmek
payable at the fair fuarda ödenecek
special fair ihtisas fuarı
specialized fair ihtisas fuarı
trade fair ticaret fuarı
trade fair ticari fuar
trade fair center ticaret fuarı merkezi
trade fair centre ticaret fuarı merkezi
true and fair gerçek ve tarafsız
world fair büyük panayır
world fair fuar
Law
code of fair competition eşit rekabet kuralları
code of fair competition meşru rekabet kanunları
fair and impartial adil ve tarafsız
fair compensation adil tazminat
fair competition adil rekabet
fair credit reporting act adil kredi raporlama yasası
fair hearing adil duruşma
fair hearing adil yargılanma
fair presentation dürüst resim ilkesi
fair treatment adil işlem
fair treatment adil muamele
fair trial adil yargılama
fair trial adil yargılama
fair trial principle adil yargılama ilkesi
fair use adil kullanım
right to a fair trial adil yargılanma hakkı
right to access to fair and impartial tribunal adil ve tarafsız yargılanma hakkına erişim
right to fair trial adil yargılanma hakkı
the office of fair trading adil ticaret ofisi
true and fair view dürüst resim ilkesi
Politics
fair dealing dürüst iş yapma
fair election dürüst seçim
fair election adil seçim
fair use dürüst kullanım
fair value adil değer
fair value accounting gerçeğe uygun değer muhasebesi
international defence industry aerospace and maritime fair uluslararası savunma sanayii havacılık ve denizcilik fuarı
principles for stable capital flows and fair debt restructuring in emerging markets yükselen piyasalarda istikrarlı sermaye akımları ve adil borç yeniden yapılanma prensipleri
Institutes
fair labor association adil çalışma derneği
fair labor association adil çalışma örgütü
tuyap fair convention and congress center tüyap fuar ve kongre merkezi
Technical
fair wear and tear normal aşınma ve eskime
fair weather açık hava
Computer
fair processing notice kişisel verilere ilişkin aydınlatma belgesi
fair usage policy adil kullanım kotası
fair usage quota adil kullanım kotası
fair use adil kullanım
virtual job fair sanal iş fuarı
Telecom
weighted fair queuing ağırlıklı adaletli sıralama
Construction
fair-faced brickwork sıvasız tuğla işi
fair-faced brickwork çıplak tuğla işi
Marine
fair way navigasyona uygun su yolu
fair winds following seas iyi seyirler dileği (denizcilik)
Statistics
fair game adil oyun
Marine Biology
fair weather açık iyi hava
Linguistics
culture-fair test kültür uyumlu sınav
Meteorology
fair weather açık iyi hava
fair weather cumulus iyi hava cumulus'leri
Places
fair bluff north carolina eyaletinde yerleşim yeri
fair grove missouri eyaletinde şehir
fair haven vermont eyaletinde yerleşim yeri
fair haven new jersey eyaletinde yerleşim yeri
fair lawn new jersey eyaletinde yerleşim yeri
fair oaks oklahoma eyaletinde yerleşim yeri
fair play missouri eyaletinde şehir
Military
certificate of fair wear and tear kayıt silme belgesi
country fair istasyon usulü eğitim
international defence equipment fair uluslararası savunma teçhizatı fuarı
Sport
councill of international fair play (cifp) uluslararası fair play konseyi
european fair play movement avrupa fair play hareketi
european fair play movement avrupa fair play birliği
european fair play movement (efpm) avrupa fair play hareketi(birliği)
fair catch güvenli tutuş
fair conduct sportif tutum
fair conduct sportif davranış
play fair kurallara göre oynamak